يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ وَمَنْ يَتَّبِـعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَاِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكٰى مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ اَبَداًۙ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ١٢
Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey iman edenler; şeytanın (telkinlerine kanıp) peşinden gitmeyin. (Çünkü) kim onun peşinden giderse, kuşkusuz şeytan ona çirkin ve kötü şeyleri telkin eder. (Ey iman edenler, biliniz ki) Eğer Allah’ın lütfu ve merhameti üzerinizde olmasaydı, hiç biriniz asla temize çıkamazdı. (Sırf kendi çabanızla, gönüllerinizi şirkten, günahlardan ve kötü huylardan arındıramazdınız) Ancak Allah, dilediğini temize çıkarır. (Kalbine bir pişmanlık duygusu, tevbe ihsan buyurur da o kişi artık şeytanın telkinlerine uyarak, o çirkin ve kötü fiillere tiksinti duyacak hale gelir.) Allah, herşeyi hakkıyle işitendir, her şeyi hakkıyle bilendir. (Kimin tevbesinde sadık olduğunu elbette bilir.)— O. Kuntman