1
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَۜ ثُمَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ ١
Elhamdu lillâhillezî halakas semâvâti vel arda ve cealez zulumâti ven nûr(nûra), summellezîne keferû bi rabbihim ya’dilûn(ya’dilûne).
Hamd; gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. (Rablerinin bu eşsiz yaratma gücünü gözler önüne seren bunca delilleri gördükten) Sonra kafirler (yaratılmış şeyleri) hâlâ Rableri ile denk tutuyorlar! (Kimi tutuyor yıldızlara, güneşe tapıyor, kimi de topraktan taştan yaptıkları putlara tapıyor, onlardan yardım umuyor, ahirete, Rablerinin huzurunda O'na ortak koşmalarının hesabını vereceklerine inanmıyorlar. Ey kafirler haberiniz olsun ki)— O. Kuntman
6:1