وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلاً اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِباً فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقاً يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ ٨٢
Ve kâle raculun mû’minun min âli fir’avne yektumu îmânehû e taktulûne raculen en yekûle rabbiyallâhu ve kad câekum bil beyyinâti min rabbikum, ve in yeku kâziben fe aleyhi kezibuh(kezibuhu), ve in yeku sâdikan yusibkum ba’dullezî yeidukum, innallâhe lâ yehdî men huve musrifun kezzâb(kezzâbun).
O zaman, Firavun hanedanından olup da, imanını gizleyen mümin bir adam ortaya çıktı ve "Siz, -Rabbim Allah'tır- dedi diye onu öldürecek misiniz? Oysa o size Rabbinizden mucizeler getirmiştir. Eğer o yalancı ise, yalanı kendisinedir, fakat sözü doğru bir kimse ise, sizi uyardığı belâların bir kısmı olsun başınıza gelebilir. Muhakkak ki Allah, haddi aşan yalancı bir kimseyi hidayete erdirmez. (Eğer o, yalancı olsaydı, öyle mucizeler onun vasıtasıyle zuhura gelmezdi)— O. Kuntman