1
عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ ١
Abese ve tevellâ.
1, 2. Kendisine, âmânın, (Ümmü Mektum oğlunun) gelmesinden yüzünü ekşitip çevirdi.
[1] Mekke'de nazil olmuş (42) âyettir. Bir gün Kureyş'in ileri gelenleri nezd-i nebevide toplanmışlardı. Resûlullah Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz kendilerine dinî telkinlerde bulunuyor ve İslâmî kabul etmeleri için gayret sarfediyordu. Bu sırada Hazret-i İbn-i Ümmü Mektum içeriye girdi. Gözleri görmediği için, Fahri kâinatın meşguliyetinin farkında değildi. Tekrar tekrar, «— Ya Resûlallah! Allah'ın sana öğrettiklerinden bana da Öğret» diye hitabetti. Resûl-i ekrem Hazretleri de onları yumuşatmak üzereyken «— Ümmü Mektum Hazretleri keşke şimdi gelmeselerdi de biraz sonra gelselerdi» diye gönülleriyle Ümmü Mektum Hazretlerinden izin istediler ve yanındakilere dönerek telkinlerine devam buyurdu. Fakat tam sözlerini bitirmişti ki, vahiy hali geldi. Gözlerini kapayıp daldı. Ve bu Sûre-i Celîle nâzil oldu.— İ. H. İzmirli
80:1