Tahrim 12 Ayet Medine · التحريم
66

Tahrim

Yasaklama · Medine
66
Yasaklama · Medine
التحريم
12
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكَۚ تَبْتَغ۪ي مَرْضَاتَ اَزْوَاجِكَۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ١
Yâ eyyuhen nebiyyu lime tuharrimu mâ ehallallâhu lek(leke), tebtegî merdâte ezvâcik(ezvâcike), vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).
Ey peygamber! Zevcelerinin hoşnutluğunu arayarak Allah/ın sana helâl ettiği şeyleri özüne niçin haram ediyorsun [²]. Allah yarlıgayan, bağışlayandır. [1] Medine'de nâzil olmuş 12 âyettir, [2] Peygamberimiz, Hazret-i Hafasa'nm odasında Mariye ile halvette kalmış, fakat Hazret-i Hafasa'nm kederlenmesi üzerine Mariye'yt kendisine haram ettiğini bildirmişti, Müşarüileyha hemen bu hali Hazret-i Ayşe'ye haber vermişti. Yahut Resulü Ek rem, Hazret-i Hafasa'ya Ebu Bekir'le Ömer'in imamet ve hilâfetlerini bildirmişti veya Hazret-i Zeynep binti Haeeş'in odasında bal şerbeti içmişti. Bunu çekemeyen Hazret-i Ayşe ile Hafasa peygamberimize «— Sende bir fena koku duyuyoruz» diyerek bal şerbetini peygamberimize haram etmişlerdi. Nazm-ı Celil bu veya o hâdise üzerine nâzil olmuştur Bu halde «Marye ile halvette kalmayı veya bal şerbeti içmeyi zevcelerinin hoşnut olmasını arayarak kendine haram ediyorsun» demek olur.— İ. H. İzmirli
66:1
2
قَدْ فَرَضَ اللّٰهُ لَـكُمْ تَحِلَّةَ اَيْمَانِكُمْۚ وَاللّٰهُ مَوْلٰيكُمْۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ ٢
Kad faradallâhu lekum tehillete eymânikum, vallâhu mevlâkum, ve huvel alîmul hakîm(hakîmu).
Allah yemin bağlarının çözülmesini kefaretle meşru kılmıştır. Allah her işinizde Mevlânızdır. O, hakkıyle âlimdir, kullarının maslahatlarını tamamıyle bilir, emrinde de hâkimdir.— İ. H. İzmirli
66:2
3
وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثاًۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ ٣
Ve iz eserren nebiyyu ilâ ba’dı ezvâcihî hadîsâ(hadîsen), fe lemmâ nebbeet bihî ve azherehullâhu aleyhi arrefe ba’dahu ve a’rada an ba’d(ba’dın), fe lemmâ nebbeehâ bihî kâlet men enbeeke hâzâ, kâle nebbeeniyel alîmul habîr(habîru).
Hani peygamber zevcelerinden birine gizli bir söz söylemişti. Vaktaki zevcesi o sözü haber verdi, Allah da bu halden peygamberi haberdar eyledi. Peygamber o hususun bir kısmını bildirmiş [³], bir kısmı hakkında da sükût eylemişti [⁴]. Bu veçhile peygamber zevcesine; olan biteni haber verince zevcesi «— Bunu sana kim haber verdi?» diye sordu. Peygamber «— Bunu bana hakkıyle âlim ve her şeyden haberdar olan Allah haber verdi» cevabını verdi. [3] Niçin sırrı ifşa ettin diye sordu. Bu kısım; Marya'nın tahrimi veya bal şerbeti hususu keyfiyetiydi. [4] Yüzüne vurmadı, sormadı, bu kısım da Ebu Bekir ve Ömer Hazretlerinin hilâfetleri haberi idi. Bir fesat çıkmasın diye bunun intişarını istemedi.— İ. H. İzmirli
66:3
4
اِنْ تَتُوبَٓا اِلَى اللّٰهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَاۚ وَاِنْ تَظَاهَرَا عَلَيْهِ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ مَوْلٰيهُ وَجِبْر۪يلُ وَصَالِـحُ الْمُؤْمِن۪ينَۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذٰلِكَ ظَه۪يرٌ ٤
İn tetûbâ ilâllâhi fe kad sagat kulûbukumâ, ve in tezâherâ aleyhi fe innallâhe huve mevlâhu ve cibrîlu ve sâlihul mû’minîn(mû’minîne), vel melâiketu ba’de zâlike zahîr(zahîrun).
(Hafsa ve Ayşe!) Siz tövbe ederseniz tövbeniz kabul olunur. Çünkü kalpleriniz eğrilmekle size tövbe lâzım geldi. Peygambere karşı birbirinize arka verecek olursanız o yardımcısız kalmaz. Çünkü Allah onun Mevlâsıdır. Cibril de, mü/minlerin sulâhası da onun medetkârıdır. Bundan sonra Melekler de onun arkasıdır.— İ. H. İzmirli
66:4
5
عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُٓ اَزْوَاجاً خَيْراً مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَاراً ٥
Asâ rabbuhû in tallakakunne en yubdilehû ezvâcen hayren min kunne muslimâtin mû’minâtin kânitâtin tâibâtin âbidâtin sâihâtin seyyibâtin ve ebkârâ(ebkâren).
Şayet o sizi boşarsa olabilir ki Rabbi size bedel ona İslâmî ikrar eden, iman getiren, boyun eğen, tövbekâr olan, ibadet eyleyen, oruç tutan [⁵], bâzısı dul ve bazısı kız oğlan kız olarak sizden daha iyisini verir. [5] Veya hicret eden.— İ. H. İzmirli
66:5
6
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ٦
Yâ eyyuhâllezîne âmenû kû enfusekum ve ehlîkum nâren vakûduhân nâsu vel hicâretu aleyhâ melâiketun gılâzun şidâdun lâ ya’sûnallâhe mâ emerehum ve yef’alûne mâ yu’merûne.
Mü/minler! Kendinizi ve aileniz halkını çırası insandan ve taştan [⁶] olan ateşten koruyun. Ateşe katı yürekli, katı yüzlü melekler [⁷] memurdur. Onlar Allah/ın buyurduğu şeylere karşı gelmezler ve emir olundukları şeyi yaparlar. [6] Kibrit taşından. [7] Yâni Zebaniler.— İ. H. İzmirli
66:6
7
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْيَوْمَۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟ ٧
Yâ eyyuhâllezîne keferû lâ ta’tezirûl yevm(yevme), innemâ tuczevne mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Kâfirler! Bugün ateşe girdiğiniz zaman itiraz etmeyiniz. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.— İ. H. İzmirli
66:7
8
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحاًۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّـنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ٨
Yâ eyyuhâllezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ(nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meah(meahu), nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr(kadîrun).
Mü/minler! Allah/a halis tövbeyle [¹] tövbe ediniz. Olabilir ki Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi ağaçları altından ırmaklar akar uçmaklara sokar. O gün, Allah peygamberi ve onunla beraber olan mü/minleri rüsvay etmez [²], Onların ışıkları önlerinde ve sağ taraflarında yürür, onlar «— Ey Rabbimiz! Bize ışığımızı tamamla, bizi yarlığa, çünkü sen her şeye hakkıyle kaadirsin» derler. [1] Bir daha günaha avdet etmeyecek veçhile, bütün kalbinizle. [2] Ateş, karanlıklar göstererek onları utandırmaz, üzmez.— İ. H. İzmirli
66:8
9
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ ٩
Yâ eyyuhen nebiyyu câhidil kuffâre vel munâfikîne vagluz aleyhim, ve me’vâhum cehennem(cehennemu), ve bi’sel masîr(masîru).
Ey peygamber! Kâfirlere kılıçla ve münafıklara hüccetle duruş, onlar hakkında sert davran; onların yurtları Cehennemdir. O ne fena uğraktır!— İ. H. İzmirli
66:9
10
ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاً وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ ٠١
Dareballâhu meselen lillezîne keferûmreete nûhın vemreete lût(lûtın), kânetâ tahte abdeyni min ibâdinâ sâlihayni fe hânetâhumâ fe lem yugniyâ anhumâ minallâhi şey’en ve kîledhulen nâre mead dâhılîn(dâhilîne).
Allah kâfirlere Nuh/un karısıyle Lût/un karısını misal getirir. O iki kadın; kullarımızdan iki salih kulun taht-ı nikâhındaydılar. Zevçlerine dinde hiyanet [³] ettiler; bu iki zevç o kadınları Allah/ın azabından bir veçhile kurtaramadılar; onlara, «-— Ateşe girenlerle beraber siz de girin» denilecek [⁴]. [3] Zinada değil, küfür ve nifakta hiyanette bulundular. Hiçbir peygamberin zevcesi zinada bulunmamıştır. Hazret-i Nuh'un karısı kavmine (Nuh delidir) derdi. Hazret-i Lût'un karısıyse gelen misafirleri kavmine haber verirdi. [4] Yâni kâfirlerin hâli bu iki kadının hâline benzer.— İ. H. İzmirli
66:10
11
وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا امْرَاَتَ فِرْعَوْنَۢ اِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ ل۪ي عِنْدَكَ بَيْتاً فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّن۪ي مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه۪ وَنَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ ١١
Ve dareballâhu meselen lillezîne âmenûmreete fir’avn(fir’avne), iz kâlet rabbibni lî indeke beyten fîl cenneti ve neccinî min fir’avne ve amelihî ve neccinî minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
Allah, mü/minlere Firavunun karısını misal getirir. Hani o, «— Yâ Rab! Benim için Cennette nezdinde bir ev yap, beni Firavundan, onun fena işinden kurtar, ona tâbi olan zalim kavimden de kurtar.» demişti.— İ. H. İzmirli
66:11
12
وَمَرْيَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّت۪ٓي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا ف۪يهِ مِنْ رُوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِه۪ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِت۪ينَ ٢١
Ve meryemebnete ımrânelletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhi min rûhınâ ve saddekat bi kelimâti rabbihâ ve kutubihî ve kânet minel kânitîn(kânitîne).
Allah kocasız kadınlara İmra/nın kızı Meryem/i de misal getirir. O, önünü haramdan saklamıştı. Biz ona halk ettiğimiz ruhtan üfürdük [⁵], Meryem, Rabbinin sözlerini ve Kitaplarını tasdik etti de buyurultu kabul edenlerden oldu [⁶]. [5] Yahut İsa'da hayat zâhir olacak şey yarattık. [6] Mü'minlerin hâli de bu iki kadının hâline benzer.— İ. H. İzmirli
66:12
Tahrim
—. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle