اَللّٰهُ نَزَّلَ اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَاباً مُتَشَابِهاً مَثَانِيَۗ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْۚ ثُمَّ تَل۪ينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ ٣٢
Allâhu nezzele ahsenel hadîsi kitâben muteşâbihen mesâniye takşaırru minhu culûdullezîne yahşevne rabbehum, summe telînu culûduhum ve kulûbuhum ilâ zikrillâh(zikrillâhi), zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu, ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).
Allah, sözün en güzelini [²] birbirine benzer [³] ikişer ikişer olarak [⁴] bir Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanlar onu dinledikleri zaman korkularından tüyleri ürperir, sonra Allah/ın mağfiretini zikredince onlardan korku gider. Tüyleri açılır, yürekleri yumuşar. İşte bu Allah yoludur ki dilediğini o yola götürür, Allah her kimi şaşırtırsa ona yol gösteren hiçbir kimse bulunmaz.
[2] Lâfzı ve mânâsı itibariyle en güzel söz olan Kur'an-ı Kerîm'i. [3] Biribirini teyit eder. İcazda, nazımda, sıdıkta birbirine benzer, onda asla tenakuz ve ihtilâf bulunmaz. [4] Vaad ve vait, tehdit ve tebşir, rahmet ve azap, yer ve gök, uçmak ve tamu, zulmet ve ziya ve emir ve nehiy. Yahut zihinde iyice yerleşmesi için kısası, ihbarı, ahkâmı, mevaizi mükerrerdir.— İ. H. İzmirli