فَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ اَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ فَاسْلُكْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْۚ وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ ٧٢
Fe evhaynâ ileyhi enısnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ fe izâ câe emrunâ ve fâret tennûru fesluk fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu minhum, ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrakûn(mugrakûne).
pes vaḥy viribidük aña kim “eylegil gemi bizüm śaķlamaķlıġumuz ile yā bizüm nażarumuzda daħı bizüm vaḥyumuz ile. pes ķaçan kim gele buyruġumuz daħı ķaynaya tennūr givür gemi içine her bir iki çiftden iki ya'nį irkek daħı dişi daħı ķavmuñı illā anı [182a] kim ilerü geçdi anuñ üzere söz anlardan. daħı söyleşme benüm-ile anlarda kim žulm eylediler bayıķ anlar ġarķ olucılardur.”— E. Anadolu Türkçesi