وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ ٧١
Vel meleku alâ ercâihâ, ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevme izin semâniyeh(semâniyetun).
O melek[1], onun çevresi üzerindedir. İzin günü Rabb’inin Arş’ını[2] yeni varlıklar[3] taşırlar. 1- Yaratıcının hizmetinde olan güç. 2- Allah’ın Arş’ına; nesne, yer, zaman vb. türden soyut veya somut bir anlam vermek, Kur’an’ın Allah tanımına kesinlikle uygun değildir. Allah’ın her şeye egemen olduğunu ve benzeri konuları anlatmak için bizim kullandığımız dilin kullanılmış olması bizi yanıltmamalıdır. Bu tür sözcükleri, literal anlamları ile anlamak doğru değildir. Rabb’in arşı, Allah’ın evrene mutlak egemenliğini, yönetmesini ifade etmektedir. 3- Ayette yer alan “semaniyete” sözcüğüne, sözcüğün literal anlamı olan sekiz anlamı verildiğinden; çevirilerde, sekiz sayısına ayrıca melek sözcüğü de ilave edilerek “sekiz melek” olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu sözcüğün kök anlamı olan “semen”, bedel demektir. Bedel ise bir şeyin kendisi ile değiştirildiği değer demektir. Dolayısı ile ayette; Rabb’in Arş’ını, yok edilen varlıkların yerine, yeni varlıkların taşıyacağı ifade edilmektedir. (Semen/bedel için bak, 2/Bakara Suresi, 41.)— Erhan Aktaş