1
قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ ف۪ي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ ١
Kad semiallâhu kavlelletî tucâdiluke fî zevcihâ ve teştekî ilallâhi vallâhu yesmeu tehâvurekumâ, innellâhe semî’un basîr(basîrun).
Ey Muhammed! Allah, kocası hakkında seninle tartışmaya girişen ve uğradığı haksızlığı Allah’a şikâyet eden o kadının sözlerini işitti! Zaten Allah, ikiniz arasında geçen bütün konuşmaları işitiyordu. Çünkü Allah, her şeyi işiten, her şeyi bilendir.
Medîne döneminde, hicretin beşinci yılında indirilmiştir. Kocası tarafından haksızlığa uğrayan bir kadının hak arayışından söz eden ilk ayetinde geçen “tücadiluke: seninle tartışan kadın” kelimesinden bu adı almıştır. “Mücâdele: tartışma” ve “Mücadile: tartışan kadın” adlarıyla tanınır. 22 ayettir. İslâm öncesi Arap geleneklerine göre, erkek karısına “Senin sırtın (vücudun) bana anamın sırtı gibidir! Yani, sen bundan böyle, bana öz annem gibi haramsın; benim gözümde artık anam bacım gibisin! Bu yüzden, ömür boyu bir daha sana el sürmeyeceğim!” deyince bir daha eşine yaklaşamazdı. “Zıhar” adı verilen bu çirkin gelenek, karı kocayı birbirlerine ebediyen haram kılar, fakat zavallı kadına bir başkasıyla evlenme hakkı tanımazdı. İşte günün birinde, Medîne’de yine böyle bir olay meydana geldi. Kocası tarafından “zıhar” yapılan Havle binti Salebe adındaki bir kadın, kendisine yol göstermesi için Peygamberin huzuruna gelip durumu ona arz etti. Peygamber bu konuda bir ayet olmadığını, ancak kendi görüşüne göre kocasından ayrılması gerektiğini ona söyledi. Kadıncağız, uğradığı haksızlığı tekrar tekrar dile getirerek bir çözüm bulması için Peygambere ısrarla yalvarıyor, Peygamber de hep aynı cevabı veriyordu. Sonunda kadın, çaresizlik içinde başını göğe kaldırıp “Ey Allah’ım!” diye yalvardı, “Yalnızlığımın şiddetinden ve beni perişan edecek ayrılık acısından sana şikâyette bulunuyorum! Küçük çocuklarım var, onları babasına bıraksam telef olacaklar, yanıma alsam aç kalacaklar! Bana bir yol göster yâ Rab!” Sonra arkasını dönüp gitti. Kadın henüz Peygamberin huzurundan ayrılmıştı ki, aşağıdaki ayetler nazil oldu:— M. Kısa
58:1