1
الٓمٓرٰ ۠تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِۜ وَالَّـذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ ١
Elif lâm mim râ tilke âyâtul kitâb(kitâbi), vellezî unzile ileyke min rabbikel hakku ve lâkinne ekseren nâsi lâ yu’minûn(yu’minûne).
Elif, Lâm, Mîm, Râ. Dinle, ey insanoğlu! Elif, Lâm, Mim, Râ gibi, senin pek iyi tanıdığın ve sürekli kullandığın harflerden oluşan, fakat eşsiz birer mucize olan bu mesaja kulak ver: Bunlar, insanlığı aydınlatmak üzere gönderilen son ilâhî Kitabın ayetleridir. Ve ey Muhammed! Hiç kuşkun olmasın, sana Rabb’inin katından gönderilen bu ayet ler, gerçeğin ta kendisidir; ne var ki, insanların çoğu bu apaçık hakîkate iman etmiyor. Oysa ki:
Medîne’de indirildiğine dâir bazı rivâyetler varsa da, ele aldığı konular ve ifâde biçimi, bu surenin Mekke’nin son dönemlerinde indirildiğini göstermektedir. Adını, on üçüncü ayette geçen “ra’d: gök gürültüsü” kelimesinden almıştır. 43 ayettir.— M. Kısa
13:1