يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ وَمَنْ يَتَّبِـعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَاِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِۜ وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكٰى مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ اَبَداًۙ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُزَكّ۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ١٢
Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey iman edenler! Allah’ın emirlerini hiçe sayarak, zulüm ve haksızlık peşinde koşan insan ve cinlerin, yani şeytanın adımlarını izlemeyin! Her kim şeytanın adımlarını izlerse, şunu iyi bilsin ki, o ancak zina, fuhuş, cinsel sapıklık, çıplaklık gibi çirkinlikleri ve gerek Kur’an, gerekse sünnet tarafından çirkin görülen davranışları emreder. Ve insanoğlu, kendi gücüne, becerisine güvenerek onunla baş edemez. Öyle ki, eğer Allah’ın lütuf ve rahmeti sizinle olmasaydı, içinizden hiç kimse tertemiz ve fazîletli bir hayat yaşayamaz, günahlardan ve kötülüklerden arınamazdı fakat sonsuz kudret ve merhameti sayesinde Allah, dilediğini temiz ve fazîletli hayata yönelterek arındırmaktadır. Çünkü bunu yapabilecek ilim, hikmet ve kudrete sahip olan sadece O’dur. Öyleyse, tertemiz bir toplum oluşturarak dünyada ve âhirette mutluluğa ulaşmak istiyorsanız, Allah’ın gösterdiği yolu izlemelisiniz. Unutmayın ki Allah her şeyi işitendir, kimin temiz ve fazîletli olmayı hak ettiğini en iyi bilendir. İşte size, üstün bir erdemlilik örneği: Münâfıkların Hz. Aişe hakkında yürüttükleri bu iftira kampanyasına, ne yazık ki, birkaç Müslüman da —insanî zaafları nedeniyle— katılmış bulunuyordu. Üstelik bunlardan biri, Hz. Ebu Bekir’in akrabası olan ve onun yardımlarıyla geçimini sağlayan Mistah adında bir Müslümandı. Gerçi Mistah, cehâletinin kurbanı olarak işlediği bu günahtan dolayı içtenlikle tövbe etmiş, cezasını da çekmişti. Fakat Hz. Ebu Bekir, kızı hakkında böyle çirkin bir iftiraya destek veren bu adamın nankörce tutumu karşısında o kadar incinmişti ki, bundan böyle ona asla yardımda bulunmayacağına dâir yemin etmişti. Bunun üzerine, böyle bir davranışın müminlere, hele Hz. Ebu Bekir gibi erdemli kimselere yakışmadığını bildiren aşağıdaki ayet nazil oldu:— M. Kısa