Vakıa 96 Ayet 27. Cüz الواقعة
56

Vakıa

— Olay
96 Ayet 27. Cüz
الواقعة
56
Vakıa
96 Ayet
الواقعة
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ ١
İzâ ve kaatil vâkıah(vâkıatu).
(Yaşanacağı takdir buyrulan ve giderek yaklaşan) VÂKIA (büyük olay) vuku bulduğu zaman!.. (Va’ad edilen büyük devrim ve değişimle, dünya ve insanlık tarihinin en önemli olayı ve daha sonra kıyamet sabahı koptuğu an; kâfirlerin, zalimlerin ve işbirlikçi hainlerin durumu nasıl olacaktır?)— A.Ahmet Akgül
56:1
2
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ ٢
Leyse li vak’atihâ kâzibeh(kâzibetun).
(Artık) Onun vukuunu (zulüm ve küfür saltanatının çöküş olayını ve kâfirlerin dünyasının yıkılışını) hiç kimse yalanlayamayacaktır.— A.Ahmet Akgül
56:2
3
خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ ٣
Hâfidatun râfiah(râfiatun).
O (olay ve onun takdir edicisi Allah (CC) zalimleri, kâfirleri ve hainleri) aşağılatıcı; (mü’minleri, mücahitleri ve mazlumları ise) yüceltici ve onurlandırıcıdır. (O gün, münafıklar ve azgınlar yenilgiye uğramış, mücahit ve müttaki kullar ise zafere ulaşmış olacaklardır.)— A.Ahmet Akgül
56:3
4
اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجاًّۙ ٤
İzâ ruccetil ardu reccâ(reccen).
(Korkunç kıyamet sürecinde) Yer, şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı vakit…— A.Ahmet Akgül
56:4
5
وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَساًّۙ ٥
Ve bussetil cibâlu bessâ(bessen).
Ve dağlar darmadağın olup ufalandığı vakit…— A.Ahmet Akgül
56:5
6
فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثاًّۙ ٦
Fe kânet hebâen mun bessâ(bessen).
Derken toz duman halinde savrulup dağıldığı vakit…— A.Ahmet Akgül
56:6
7
وَكُنْتُمْ اَزْوَاجاً ثَلٰثَةًۜ ٧
Ve kuntum ezvâcen selâseh(selâseten).
(Ey insanlar!) Ve sizler de üç sınıf olup (birbirinizden ayrıldığınız vakit!..)— A.Ahmet Akgül
56:7
8
فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ ٨
Fe ashâbul meymeneti mâ ashâbul meymeneti.
İşte o (vakit) "Ashab-ı Meymene" (İlahi ikrama uğrayacaklardır, ki;) ne (kutludur o) "Ashab-ı Meymene!" (Meymenetli, marifet ehli ve mesuliyet sahibi mü’minler ne kadar şerefli ve şanslıdır.)— A.Ahmet Akgül
56:8
9
وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ ٩
Ve ashâbul meş'emeti mâ ashâbul meş’emeti.
"Ashab-ı Meş’eme" (ise; onlar) ne (mutsuz ve uğursuz takımıdır) . O, "Ashab-ı Meş’eme" (ki imansız, ahlâksız ve vicdansız insanlardır) .— A.Ahmet Akgül
56:9
10
وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ ٠١
Ves sâbikûnes sâbikûn(sâbikûne).
(En seçkin üçüncü sınıf olarak; iman, ibadet ve cihad hususunda, hem kendi nefisleriyle, hem küfür ve kötülük sistemleriyle mücadele edip hayırda yarışıveren ve böylece) İleri geçenler (e gelince) , onlar (hâkimiyet döneminde ve ahirette de) öne geçecek (ve şereflendirilecek bahtiyarlardır) .— A.Ahmet Akgül
56:10
11
اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ ١١
Ulâikel mukarrebûn(mukarrebûne).
İşte bunlar, (Rabbine ve müjdeli va’adine) yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır.— A.Ahmet Akgül
56:11
12
ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ ٢١
Fî cennâtin naîm(naîmi).
(Bunlar) Nimetlerle-donatılmış cennetler içinde (ağırlanacaklardır) .— A.Ahmet Akgül
56:12
13
ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ ٣١
Sulletun minel evvelîn(evvelîne).
(Bu ileri geçen öncülerin) Birçoğu (Hakk Dine ve hizmete herkesten evvel giren ve sonuna kadar sadakatle direnen ilklerden-) öncekilerden;— A.Ahmet Akgül
56:13
14
وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ ٤١
Ve kalîlun minel âhirîn(âhirîne).
Birazı da (bu haklı ve hayırlı harekete geç katılsa da, büyük fedakârlık ve yararlılık gösteren) sonrakilerden (oluşacaktır) .— A.Ahmet Akgül
56:14
15
عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ ٥١
Alâ sururin mevdûnetin.
(Hakka ve hayra öncülük eden cihad ve sebat ehli seçkin mü’minler ahirette) ’Özenle işlenmiş mücevher’ tahtlar (ve mükemmel koltuklar) üzerindedirler (artık çok mutlu ve onurludurlar) .— A.Ahmet Akgül
56:15
16
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ ٦١
Muttekiîne aleyhâ mutekâbilîn(mutekâbilîne).
Karşılıklı (koltuklara) yaslanmışlardır (hürmet ve muhabbetle sohbete dalmışlardır) .— A.Ahmet Akgül
56:16
17
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ ٧١
Yetûfu aleyhim vildânun muhalledûn(muhalledûne).
(Cennette onların) Çevrelerinde ebediliğe (ölümsüzlüğe) ulaştırılmış (hiç yorulup yaşlanmayan hizmetçi) gençler dönüp dolaşır;— A.Ahmet Akgül
56:17
18
بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ ٨١
Bi ekvâbin ve ebârîka ve ke’sin min maîn(maînin).
(Kendilerine) Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler (uzatılır) .— A.Ahmet Akgül
56:18
19
لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ ٩١
Lâ yusaddeûne anhâ ve lâ yunzifûn(yunzifûne).
Bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinip bulanır. (İçtikçe huzur ve mutlulukları artacaktır.)— A.Ahmet Akgül
56:19
20
وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ ٠٢
Ve fâkihetin mimmâ yetehayyerûn(yetehayyerûne).
(Ayrıca) Arzulayıp-seçecekleri meyveler (den) ,— A.Ahmet Akgül
56:20
21
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ ١٢
Ve lahmi tayrin mimmâ yeştehûn(yeştehûne).
Canlarının çektiği (iştah verici ve lezzetli) kuş et (ler) inden.— A.Ahmet Akgül
56:21
22
وَحُورٌ ع۪ينٌۙ ٢٢
Ve hûrun înun.
Ve iri gözlü huriler (den) ,— A.Ahmet Akgül
56:22
23
كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ۬ الْمَكْنُونِۚ ٣٢
Ke emsâlil lu’luil meknûn(meknûni).
(Ki) Sanki saklı inciler gibi (cazip ve tertemiz) dirler;— A.Ahmet Akgül
56:23
24
جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ٤٢
Cezâen bi mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
(Mü’minlere dünyada) Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulacaktır) ;— A.Ahmet Akgül
56:24
25
لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْواً وَلَا تَأْث۪يماًۙ ٥٢
Lâ yesmeûne fîhâ lagven ve lâ te’sîmâ(te’sîmen).
(Cennet yurdunda) Orada, ne ’saçma ve boş bir söz’ duyacaklar, ne günaha sokacak (ve huzur bozacak davranışlar olacak) tır.— A.Ahmet Akgül
56:25
26
اِلَّا ق۪يلاً سَلَاماً سَلَاماً ٦٢
İllâ kîlen selâmen selâmâ(selâmen).
Ancak sadece bir söz: "Selam, selam!" (diye dua ve hoşnutluk sesleri duyulacak) tır.— A.Ahmet Akgül
56:26
27
وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ ٧٢
Ve ashâbul yemîni mâ ashâbul yemîn(yemîni).
(İşte bu) "Ashab-ı Yemin!" (imani istikamet ve fazilet sahipleri) ; ne (kutludur o) "Ashab-ı Yemin!" (Ki, Allah’a verdikleri iman ve itaat sözünde, cihad ve sadakat ahdinde vefa gösterenler ne kadar bahtlıdır.)— A.Ahmet Akgül
56:27
28
ف۪ي سِدْرٍ مَخْضُودٍۙ ٨٢
Fî sidrin mahdûd(mahdûdin).
(Onlar için cennette) Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları) ,— A.Ahmet Akgül
56:28
29
وَطَلْحٍ مَنْضُودٍۙ ٩٢
Ve talhın mendûd(mendûdin).
Üst üste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,— A.Ahmet Akgül
56:29
30
وَظِلٍّ مَمْدُودٍۙ ٠٣
Ve zıllin memdûd(memdûdin).
Yayılıp-uzanmış gölgeler (köşkler ve yeşillikler ortamı) ,— A.Ahmet Akgül
56:30
Yükleniyor...
Vakıa
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle