1
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْاٰخِرَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ ١
El hamdu lillâhillezî lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı ve lehul hamdu fîl âhireh(âhireti), ve huvel hakîmul habîr(habîru).
(Bu dünyada) Hamd (her türlü övgü ve teşekkür) , göklerde ve yerde bulunanların tümü Kendisine ait olan Allah’a mahsustur. Ahirette (sonsuzluk yurdunda) da hamd (her türlü şükür ve övgü) O’nundur... O, (tüm mahlûkata ve kâinata hakkıyla) Hakîm ve hikmet sahibi olandır ve (her şeyden ayrıntılarıyla) Haberdardır.— A.Ahmet Akgül
34:1