وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ ٦٥
Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûni.
Ben cinleri de insanları da sadece Bana kulluk¹ etsinler diye yarattım.²
1 İbadet: Niyete göre yapılmasında sevap olan, Allah’a yakınlık ifade eden, şekil, zaman ve türü Allah ve Rasulü tarafından belirlenen kulluğu ifade etme fiilidir. Bir kulluğun ibadet olabilmesi için sadece Allah ve Rasûlü tarafından belirlenmesi şart olduğundan, tüm fırka, mezheb ve tasavvuf ekollerinin, Kitap ve Sünnet’e dayanmayan ve yapılması ile ilgili delili ancak kendi hevâlarından ve önderlerinden menkul olan ayinleri, ibadet değildir. Olsa olsa boşu boşuna yapılmış, ne olduğu belirsiz, sonuçta belki de şirke bile götüren gayretlerdir. Nafile ibadetlerin farz gibi telakki edilerek (farzlaştırılarak) zikir veya başka bir ad altında belirli zamana ve meşreplere göre yapılması ve yapılmasının emredilmesi yeni bir din koymaktan yani şirkten başka bir şey değildir. Efendimizin veda haccında dinin tamamlandığı (Maide: 3) Allah tarafından tüm Müslümanlara vahiyle bildirilmiştir. Artık ondan sonra kimsenin keyfi yorumlarıyla veya “toplum mühendisi” efendilerinin uydurma rüyaları ve keşif dedikleri hokkabazlıklarıyla din koyma hakkı ve yetkisi yoktur. Bunların yaptıkları yatıp-kalkıp din uydurmaktan başka bir şey değildir. Bir kısım zavallılar da bunlara kızıp Peygamberi bile dinin dışına itmeleri ifratın, akılcılığın ve cahilliğin başka bir çeşididir. İslam Dini orta bir dindir ve her şeyin en hayırlısı orta olanıdır. 2 Yani; cinler de insanlar da sadece Allah’a ibâdet ile yükümlü olmak üzere yaratılmıştır, yaratılışlarının hikmeti de budur. Başka uyduruk hikmetler aramaya veya uydurmaya hiç gerek yoktur. Cinler ve insanlar, Allah tarafından ibadet ile mükellef olmak üzere yaratılmıştır ve özellikle salih kullar olsunlar diye yaratılmamıştır. Demek ki Allah’a kulluğun faydası, Allah’a değil, kullarınadır. Bazı müfessirler, cinlerin içerisine melekleri de dâhil etmişlerse de meleklerin irade yönüyle insanlar ve cinlerden farklı olduğu, birçok âyette açıkça belirtilmiştir. Onlarınki olsa olsa ibadet değil, emre itaatle yapılan secdedir. Cinlerin ve insanların yaratılış hikmetleridir diye uydurulan tasavvufî yorumların tamamı, kerametleri kendilerinden ve müridlerinden menkul şeyhlerin nefsani yorumlarından başka bir şey değildir.— M. Türk