Tur 49 Ayet 27. Cüz الطور
52

Tur

— Tur Dağı
49 Ayet 27. Cüz
الطور
52
Tur
49 Ayet
الطور
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
وَالطُّورِۙ ١
Vet tûri.
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.— M.C.Şems
52:1
2
وَكِتَابٍ مَسْطُورٍۙ ٢
Ve kitâbin mestûrin.
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.— M.C.Şems
52:2
3
ف۪ي رَقٍّ مَنْشُورٍۙ ٣
Fî rakkın menşûrin.
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.— M.C.Şems
52:3
4
وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ ٤
Vel beytil ma’mûri.
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.— M.C.Şems
52:4
5
وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِۙ ٥
Ves sakfil merfûi.
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.— M.C.Şems
52:5
6
وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ ٦
Vel bahril mescûri.
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.— M.C.Şems
52:6
7
اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِـعٌۙ ٧
İnne azâbe rabbike le vâkı’un.
Rabbinin azabı mutlaka inecektir.— M.C.Şems
52:7
8
مَا لَهُ مِنْ دَافِـعٍۙ ٨
Mâ lehu min dâfiin.
Onu hiç kimse uzaklaştıramaz.— M.C.Şems
52:8
9
يَوْمَ تَمُورُ السَّمَٓاءُ مَوْراًۙ ٩
Yevme temûrus semâu mevren.
(9-11) Gökyüzünün şiddetle dalgalanıp ve dağların (da) hızla yürüyeceği gün, yalanlayanlara azap (inecektir.)— M.C.Şems
52:9
10
وَتَس۪يرُ الْجِبَالُ سَيْراًۜ ٠١
Ve tesîrul cibâlu seyrâ(seyren).
(9-11) Gökyüzünün şiddetle dalgalanıp ve dağların (da) hızla yürüyeceği gün, yalanlayanlara azap (inecektir.)— M.C.Şems
52:10
11
فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ ١١
Fe veylun yevme izin lil mukezzibîne.
(9-11) Gökyüzünün şiddetle dalgalanıp ve dağların (da) hızla yürüyeceği gün, yalanlayanlara azap (inecektir.)— M.C.Şems
52:11
12
اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي خَوْضٍ يَلْعَبُونَۢ ٢١
Ellezîne hum fî havdın yel’abûn(yel’abûne).
Onlar, anlamsız sözlere dalıp eğlenirler.— M.C.Şems
52:12
13
يَوْمَ يُدَعُّونَ اِلٰى نَارِ جَهَنَّمَ دَعاًّۜ ٣١
Yevme yude’ûne ilâ nâri cehenneme de’â(de’an).
(13-16) Cehennem ateşinin içine itilecekleri gün, (kendilerine denilecek ki:) “İşte (hep) inkâr ettiğiniz ateş budur! Bu sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz? Oraya girin! Sabredin yahut sabretmeyin, sizin için birdir. Size, ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecek.”— M.C.Şems
52:13
14
هٰذِهِ النَّارُ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ ٤١
Hâzihin nârulletî kuntum bihâ tukezzibûn(tukezzibûne).
(13-16) Cehennem ateşinin içine itilecekleri gün, (kendilerine denilecek ki:) “İşte (hep) inkâr ettiğiniz ateş budur! Bu sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz? Oraya girin! Sabredin yahut sabretmeyin, sizin için birdir. Size, ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecek.”— M.C.Şems
52:14
15
اَفَسِحْرٌ هٰذَٓا اَمْ اَنْتُمْ لَا تُبْصِرُونَ ٥١
E fe sihrun hâzâ em entum lâ tubsirûn(tubsirûne).
(13-16) Cehennem ateşinin içine itilecekleri gün, (kendilerine denilecek ki:) “İşte (hep) inkâr ettiğiniz ateş budur! Bu sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz? Oraya girin! Sabredin yahut sabretmeyin, sizin için birdir. Size, ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecek.”— M.C.Şems
52:15
16
اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُٓوا اَوْ لَا تَصْبِرُواۚ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ ٦١
Islevhâ fasbirû ev lâ tasbirû sevâun aleykum, innemâ tuczevne mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
(13-16) Cehennem ateşinin içine itilecekleri gün, (kendilerine denilecek ki:) “İşte (hep) inkâr ettiğiniz ateş budur! Bu sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz? Oraya girin! Sabredin yahut sabretmeyin, sizin için birdir. Size, ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecek.”— M.C.Şems
52:16
17
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَع۪يمٍۙ ٧١
İnnel muttekîne fî cennâtin ve naîmin.
Şüphesiz takvayı benimseyenler, Cennetler ve nimetler içinde olacaklar.— M.C.Şems
52:17
18
فَاكِه۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۚ وَوَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ ٨١
Fâkihîne bi mâ âtâhum rabbuhum, ve vekâhum rabbuhum azâbel cahîm(cahîmi).
Rablerinin kendilerine verdikleriyle mutlu olacaklar. Rableri, onları Cehennem azabından (da) koruyacak.— M.C.Şems
52:18
19
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ ٩١
Kulû veşrebû henîen bi mâ kuntum ta’melûne.
(Onlara,) “Yaptıklarınızdan dolayı mutlulukla yiyin ve için,” (denilecek.)— M.C.Şems
52:19
20
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ ٠٢
Muttekiîne alâ sururin masfûfeh(masfûfetin), ve zevvecnâhum bi hûrin înin.
Onlar, sıra sıra dizilmiş kanepelerde yaslanarak oturmuş olacaklar. Biz, onları iri kara gözlü hanımlara eşler kılacağız.— M.C.Şems
52:20
21
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ ١٢
Vellezîne âmenû vettebeathum zurriyyetuhum bi îmânin elhaknâ bihim zurriyyetehum ve mâ eletnâhum min amelihim min şey’in, kullumriin bi mâ kesebe rehînun.
İman eden ve evlatları (da) kendilerini imanda takip edenlerin nesillerini, kendileriyle birleştireceğiz ve onların amellerinden (de) bir şey eksiltmeyeceğiz. Herkes, yaptıklarının (karşılığında) bir rehindir.— M.C.Şems
52:21
22
وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ ٢٢
Ve emdednâhum bi fâkihetin ve lahmin mimmâ yeştehûn(yeştehûne).
Biz onlara, istedikleri gibi bir çeşit meyve ve bir çeşit et ile yardımda bulunacağız.— M.C.Şems
52:22
23
يَتَنَازَعُونَ ف۪يهَا كَأْساً لَا لَغْوٌ ف۪يهَا وَلَا تَأْث۪يمٌ ٣٢
Yetenâzeûne fîhâ ke’sen lâ lagvun fîhâ ve lâ te’sîmun.
Orada onlar, birbirlerinden kadehler almak üzere (naz ile) çekişecekler. Orada ne boş, ne (de) günaha (dayalı bir hareket) bulunmayacak.— M.C.Şems
52:23
24
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ ٤٢
Ve yetûfu aleyhim gılmânun lehum ke ennehum lû’luun meknûnun.
Onların genç delikanlıları, saklı tutulan inciler gibi etraflarında dolaşacaklar.— M.C.Şems
52:24
25
وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ ٥٢
Ve akbele ba’duhum alâ ba’dın yetesâelûn(yetesâelûne).
Onlar, sorular sorarak birbirlerine yönelecekler.— M.C.Şems
52:25
26
قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ ف۪ٓي اَهْلِنَا مُشْفِق۪ينَ ٦٢
Kâlû innâ kunnâ kablu fî ehlinâ muşfikîn(muşfikîne).
Onlar diyecekler ki: “Biz daha önce akrabalarımız arasındayken (hep) korku duyardık.”— M.C.Şems
52:26
27
فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ ٧٢
Fe mennallâhu aleynâ ve vekânâ azâbes semûm(semûmi).
“Sonunda Allah bize ihsan etti ve bizi kavurucu rüzgârların azabından korudu.”— M.C.Şems
52:27
28
اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟ ٨٢
İnnâ kunnâ min kablu ned’ûh(ned’ûhu), innehu huvel berrur rahîm(rahîmu).
“Şüphesiz biz, önceden (de) O’nu çağırırdık. O, mutlaka çok iyi davranan ve sonsuz kerem edendir.”— M.C.Şems
52:28
29
فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ ٩٢
Fe zekkir fe mâ ente bi ni’meti rabbike bi kâhinin ve lâ mecnûn(mecnûnin).
O halde sen (insanlara) öğüt ver. Çünkü Rabbinin nimeti sayesinde sen, ne bir kâhinsin, ne (de) bir delisin.— M.C.Şems
52:29
30
اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِه۪ رَيْبَ الْمَنُونِ ٠٣
Em yekûlûne şâirun neterabbesu bihî reybel menûni.
Yoksa onlar, “(Bu bir) şairdir. Biz zamanın felaketinin ona (gelmesini) bekliyoruz” mu diyorlar?— M.C.Şems
52:30
Yükleniyor...
Tur
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle