اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْـي۪ٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلاً مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَاۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاًۢ يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يراً وَيَهْد۪ي بِه۪ كَث۪يراًۜ وَمَا يُضِلُّ بِه۪ٓ اِلَّا الْفَاسِق۪ينَۙ ٦٢
İnnallâhe lâ yestahyî en yadribe meselen mâ beûdaten fe mâ fevkahâ fe emmellezîne âmenû fe ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim, ve emmellezîne keferû fe yekûlûne mâzâ erâdallâhu bi hâzâ meselâ(meselen), yudıllu bihî kesîran ve yehdî bihî kesîrâ(kesîran) ve mâ yudıllu bihî illel fâsıkîn(fâsıkîne).
Şüphesiz Allah, bir sivrisineğin, hatta onun üzerinde bulunanın örneğini ileri sürmekten çekinmez. (Sivrisinek üzerinde, malarya (sıtma) mikrobu gibi birçok mikrop bulunmaktadır.) İnananlar, bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Ancak kâfirler, “Allah bu örnekten, neyi kasteder?” derler. (Aslında) O, bu (örneği vermekle) birçok kimsenin doğru yoldan sapmış olduğuna hüküm verir. Birçoğuna (ise) onunla hidayet verir. O, bu (Kur’an) ile fasıklar dışında, hiç kimsenin doğru yoldan saptığına hüküm vermez.— M.C.Şems