Büruc 22 Ayet 30. Cüz البروج
85

Büruc

— Burçlar
22 Ayet 30. Cüz
البروج
85
Büruc
22 Ayet
البروج
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ ١
Ves semâi zâtil burûc(burûci).
Burçları[*] olan göğe, [*] Burç (بُرج), Arapçada köşk ve kale anlamına gelir (Mekâyîs s.239). Köşkler gibi güzel ve parlak olan oniki yıldız kümesine de burç denir. Bunlar; Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık diye adlandırılmışlardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Biz gerçekten gökte burçlar oluşturduk ve onları, seyredenler için süsledik." (Hicr 15/16) Burçlar, ayın konak yerleri gibidir, bir yılda hepsini dolaşır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Güneşi aydınlatıcı, ayı da aydınlık yapan odur. Aya konak yerleri belirlemiştir ki, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Allah onları gerçek varlıklar olarak yaratmıştır. O bilen bir toplum için ayetlerini ayrıntılı olarak açıklar." (Yunus 10/5)— S. Vakfı
85:1
2
وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِۙ ٢
Vel yevmil mev’ûd(mev’ûdi).
Söz verilen güne,— S. Vakfı
85:2
3
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍۜ ٣
Ve şâhidin ve meşhûd(meşhûdin).
Hakka şahit olana ve şahit olunan hakka yemin olsun ki[2], [*] Ergenlik çağına ermiş her insan Allah'ın varlığına ve birliğine, onun kendi (rabbi) olduğuna şahit olur. Bazıları bu şahitliğin gereğini ölene kadar yerine getirir, ondan başkasına kul olmazlar. Bunlar önemli oldukları için Allah Teâlâ bunlara yemin etmiştir. Şahit olunan ise Allah Teâlâ'nın kendisidir. "Rabbin, Âdemoğullarından, onların bellerinden nesillerini aldığında (erginlik çağına girdiklerinde) onları kendilerine karşı şahit tutarak "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" der. Onlar da: "Evet Rabbimizsin. Biz buna şahidiz." derler. Artık Kıyâmet günü; "biz bunun farkında değildik" diyemezsiniz. Şunu da diyemezsiniz: "Önceden ortak koşanlar babalarımızdı. Biz ise onlardan sonra gelen bir nesildik. O batıla sapanların işlediklerinden ötürü bizi yok mu edeceksin?" (Araf 7/172) Âdemoğlunun belinden neslinin alınması, nesle sebep olan tohumun alınmasıdır. O da buluğla başlar.— S. Vakfı
85:3
4
قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِۙ ٤
Kutile ashâbul uhdûd(uhdûdi).
O çukurun sahipleri kahroldular.— S. Vakfı
85:4
5
اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ ٥
Ennâri zâtil vekûd(vekûdi).
Yakıt dolu ateş çukurunun sahipleri— S. Vakfı
85:5
6
اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ ٦
İzhum aleyhâ kuûd(kuûdun).
Onlar ateşin çevresinde oturur,— S. Vakfı
85:6
7
وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ شُهُودٌۜ ٧
Ve hum alâ mâ yef’alûne bil mu’minîne şuhûd(şuhûdun).
Müminlere yaptıklarını seyrederlerdi.— S. Vakfı
85:7
8
وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ ٨
Ve mâ nekamû minhum illâ en yu’minû billâhil azîzil hamîd(hamîdi).
Bu cezayı vermelerinin tek sebebi, müminlerin, güçlü ve her şeyi güzel yapan Allah’a güvenmeleriydi[*]. [*] Allah'a inanmak, Allah'a güvenmek demektir. İnandığını söyleyen herkes aslında Allah'a gereği gibi güvenmez. Dolayısıyla Allah'a güvenenler, bu gibilerin hesaplarını bozarlar.— S. Vakfı
85:8
9
اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌۜ ٩
Ellezî lehu mulkus semâvâti vel ard(ardı), vallâhu alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun).
Göklerin ve yerin tek hâkimi olan Allah’a inanıp güvenmeleri… Üstelik Allah, her şeye şahittir.— S. Vakfı
85:9
10
اِنَّ الَّذ۪ينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَر۪يقِۜ ٠١
İnnellezîne fetenul mu’minîne vel mu’minâti summe lem yetûbû fe lehum azâbu cehenneme ve lehum azâbul harîk(harîkı).
Mümin erkeklerle mümin kadınları o çukurda yakıp da[1] tevbe[2] etmeyenlerin payına düşen Cehennem azabı ve yangın[3] azabıdır. [1] Fitne, altını ve gümüşü ateşte eriterek saflaştırma işlemidir (Lisan'ul-Arab c.13 s.317). Bunlar da Müslümanları ateşe atarak imanlarının saflığını görmüşlerdir. [2] Tevbe, dönüş yapmak demektir. Tevbe kapısı, Müslümanlara bu zulmü yapanlara dahi açıktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Ey kendilerini aşırı derecede kötü duruma sokmuş kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. O, çok bağışlar, ikramda bulunur." (Zümer 39/53) [3] Onlar Müslümanları yaktıkları için kendileri de yanacaklardır.— S. Vakfı
85:10
11
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْـكَب۪يرُۜ ١١
İnnellezîne âmenû ve amilus sâlihâti lehum cennâtun tecrî min tahtihel enhâr(enhâru), zâlikel fevzul kebîr(kebîru).
İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar ise içinden ırmaklar akan cennetlere kavuşurlar. İşte büyük zafer budur.— S. Vakfı
85:11
12
اِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَد۪يدٌۜ ٢١
İnne batşe rabbike le şedîd(şedîdun).
Rabbin yakaladı mı kıskıvrak yakalar.— S. Vakfı
85:12
13
اِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُع۪يدُۚ ٣١
İnnehu huve yubdiu ve yuîd(yuîdu).
İlkin var eden ve yeniden var edecek olan O'dur.— S. Vakfı
85:13
14
وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُۙ ٤١
Ve huvel gafûrul vedûd(vedûdu).
Bağışlaması çok, sevgisi çok olan odur.— S. Vakfı
85:14
15
ذُوالْعَرْشِ الْمَج۪يدُۙ ٥١
Zul arşil mecîd(mecîdu).
Bütün yönetimin (arşın) Sahibidir, pek yücedir.— S. Vakfı
85:15
16
فَعَّالٌ لِمَا يُر۪يدُۜ ٦١
Fa’âlun limâ yurîd(yurîdu).
Dilediği her şeyi yapacak güçtedir.— S. Vakfı
85:16
17
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْجُنُودِۙ ٧١
Hel etâke hadîsul cunûd(cunûdi).
Orduların haberi sana geldi değil mi?— S. Vakfı
85:17
18
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَۜ ٨١
Fir’avne ve semûd(semûde).
Firavun’un ve Semud’un haberi…— S. Vakfı
85:18
19
بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي تَكْذ۪يبٍۙ ٩١
Belillezîne keferû fî tekzîb(tekzîbin).
Aslında bu kâfirler (de onlar gibi) yalan içinde yüzmektedirler.— S. Vakfı
85:19
20
وَاللّٰهُ مِنْ وَرَٓائِهِمْ مُح۪يطٌۚ ٠٢
Vallâhu min verâihim muhît(muhîtun).
Ama Allah bunları da çepeçevre kuşatmıştır.— S. Vakfı
85:20
21
بَلْ هُوَ قُرْاٰنٌ مَج۪يدٌۙ ١٢
Bel huve kur’ânun mecîd(mecîdun).
Aslında bunların yalan dedikleri yüce Kur’ân’dır[*]. [*] "Onların sözlerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Onlar seni yalanlamıyorlar, aslında o zalimler bile bile Allah'ın âyetlerini yalanlıyorlar." (En'am 6/33)— S. Vakfı
85:21
22
ف۪ي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ ٢٢
Fî levhın mahfûz(mahfûzın).
O, Levh-i mahfuzdadır.— S. Vakfı
85:22
Büruc
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle