تَبْصِرَةً وَذِكْرٰى لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ ٨
Tebsıraten ve zikrâ li kulli abdin munîbin.
Gerçeği göstersin[1], O’na yönelen her kul için doğru bilgi (zikir) kaynağı olsun[2] diye.
[1] Arkasında olan gerçekleri görsünler diye mana verdiğimiz kelime " تَبْصِرَةً : tebsıraten" dir. Türkçe'ye basiret olarak geçen bu kelime, görmek anlamından daha fazla anlam içerir. Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, vizyon anlamlarını kapsar. Basiretli bir şekilde Allah'ın yarattığı ayetler incelenirse, O'nun yazılı ayetleri (Kur'an) ile tam bir uyum olduğu anlaşılacaktır. Bu ancak ilmi çalışmalar yaparak ve sağlam durarak yapılabilir (Bakara 2/269, Al-i İmran 3/190, Ra'd 13/19, İbrahim 14/52). Allah'ın yarattıkları ile Kur'ân arasındaki bu kusursuz uyum sayesinde bu kitabın Allah'ın kitabı olduğunu anlayabiliriz. (Fussilet 41/53) [2] ...— S. Vakfı