Tekvir 29 Ayet 30. Cüz التكوير
81

Tekvir

— Dolama
29 Ayet 30. Cüz
التكوير
81
Tekvir
29 Ayet
التكوير
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اِذَا الشَّمْسُ كُـوِّرَتْۙۖ ١
İzeş şemsu kuvviret.
Güneşin çevresi sarılınca,— S. Vakfı
81:1
2
وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙۖ ٢
Ve izen nucûmun kederet.
Yıldızlar kararınca,— S. Vakfı
81:2
3
وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙۖ ٣
Ve izelcibâlu suyyiret.
Dağlar yürütülünce,— S. Vakfı
81:3
4
وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙۖ ٤
Ve izel ışâru uttılet.
Birlik ve beraberlikler bitirilince[*] [*] Âyetteki işâr = الْعِشَارُ ; عشراء'nın çoğulu sayılır ve ona, on aylık hamile develer anlamı verilir. Bize göre bu anlam buraya uymaz. Çünkü Güneşin dürüldüğü, yıldızların karardığı ve dağların yürütüldüğü ortamda bütün canlılar ölmüş olur. İşâr, tıpkı muâşeret gibi عاشر fiilinin mastarı olduğundan ona muâşeret yani birlikte yaşama anlamı vermek gerekir. Zaten "Sura üfürüldü mü o gün artık aralarında ne soy bağı kalır ne de birbirlerini arayıp sorarlar." (Müminûn 23/101) "Kimse, üzerine titrediği bir yakınını bile sormaz. Bunlar onlara gösterilir. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için fidye olarak oğullarını vermek ister. Karısını, kardeşini; kendini barındırmış sülalesini de vermek ister. Hatta yeryüzünde kim varsa hepsini verip kendini kurtarmak ister . (Meâric 70/10–14)— S. Vakfı
81:4
5
وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْۙۖ ٥
Ve izel vuhûşu huşiret.
Yabani hayvanlar bir araya getirilince[*], [*] Sadece yabani hayvanlar değil, bütün hayvanlar tekrar yaratılacak ve bir araya getirilecektir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Yerde kıpırdayan bütün hayvanlar ve iki kanadıyla uçan kuşlar sizin gibi topluluklardır. Bu Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık, Sonra onlar Rablerinin huzurunda toplanacaklardır." (En'âm 6/38)— S. Vakfı
81:5
6
وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْۙۖ ٦
Ve izel bihâru succiret.
Denizler doldurulunca[*], [*] Yürütülen dağlar, denizleri doldurunca karalar genişler. İlgili ayetler şöyledir: "Yer uzatılınca" (İnşikak 84/3) "Sana dağları soruyorlar. De ki: «Rabbim, onları un ufak edip savuracak! Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak. Orada ne bir çukur, ne de tümsek göreceksin." (Taha 20/105–107)— S. Vakfı
81:6
7
وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْۙۖ ٧
Ve izen nufûsu zuvvicet.
Ruhla beden[*] birleştirilince, [*] Ruh, vücudu ev gibi kullanır. Uykuya dalınca gider, uyanınca gelir. Ölen vücut yıkılan ev gibidir; yeniden dirilinceye kadar ruh oraya girmez. Dirilen insan, kendini uykudan uyanmış sanır. "Sura üflenmiştir. İşte o zaman kabirlerinden Rablerine doğru koşup giderler. Yazık oldu bize! Bizi uyuduğumuz yerden kim kaldırdı? derler." (Yasin 36/51-52) Ayrıca (Nebe' Suresi 8. âyetin dipnotuna bkz.)— S. Vakfı
81:7
8
وَاِذَا الْمَوْءُ۫دَةُ سُئِلَتْۙ ٨
Ve izel mev’udetu suilet.
Diri diri gömülen kıza sorulunca[*]: [*] وَإِذَاالْمَوْؤُودَةُ سَئلَتْ ="Diri diri gömülen kız sorunca" şeklinde kıraat da vardır (Taberî).— S. Vakfı
81:8
9
بِاَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ ٩
Bi eyyi zenbin kutilet.
Hangi suçtan dolayı öldürüldü diye.— S. Vakfı
81:9
10
وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْۙۖ ٠١
Ve izes suhufu nuşiret.
Defterler açılınca,— S. Vakfı
81:10
11
وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْۙۖ ١١
Ve izes semâu kuşitat.
Gök sıyrılınca[*] [*] O gün gökler açılıp dürülmüş ve bir kenara konmuş olacaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: Göğü, kitap için kâğıt dürer gibi düreceğimiz gün onu, ilkin yaratmaya başladığımız hale çevireceğiz. Bu bizim vaadimizdir; yerine getireceğiz. (Enbiya 21/104)— S. Vakfı
81:11
12
وَاِذَا الْجَح۪يمُ سُعِّرَتْۙۖ ٢١
Ve izel cahîmu su’ıret.
Cehennem körüklenince,— S. Vakfı
81:12
13
وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْۙۖ ٣١
Ve izel cennetu uzlifet.
Cennet yaklaştırılınca,— S. Vakfı
81:13
14
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَٓا اَحْضَرَتْۜ ٤١
Alimet nefsün mâ ahdaret.
İşte o zaman herkes ne getirdiğini öğrenecektir.— S. Vakfı
81:14
15
فَلَٓا اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِۙ ٥١
Fe lâ uksimu bil hunnes(hunnesi).
Hayır!.. Dikkat edin kaybolanlara,— S. Vakfı
81:15
16
اَلْجَوَارِ الْكُنَّسِۙ ٦١
El cevâril kunnes(kunnesi).
Akıp giderek (yüzerek) kaybolanlara[*] dikkat edin, [*] Bunlar akıp giderek (yüzerek) ufuk çizgisinde kaybolan ve geri dönen büyük gemiler (Bkz. Şura 42/32 ve Rahman 55/24) ve akıp giderek kaybolan ve geri dönen gök cisimleri ile gece-gündüzdür. (Bkz. Fatır 35/13, Yasin 36/40). Allah'ın dikkat etmemizi istediği bu hareketleri gözlemlediğimiz takdirde, halihazırda keşfedilmiş bulunan bilgileri doğrulayabilir ve henüz keşfedilmemiş bulunan yeni bilgilere ulaşabiliriz.— S. Vakfı
81:16
17
وَالَّيْلِ اِذَا عَسْعَسَۙ ٧١
Vel leyli izâ as’as(as’ase).
döndüğü sırada geceye,— S. Vakfı
81:17
18
وَالصُّبْحِ اِذَا تَنَفَّسَۙ ٨١
Ves subhı izâ teneffes(teneffese).
Nefeslenince sabaha bak.— S. Vakfı
81:18
19
اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۙ ٩١
İnnehu le kavlu resûlin kerîm(kerîmin).
(Göreceksin ki) Kur’ân değerli bir elçinin sözüdür[*], [*] Elçinin sözü, onu gönderenin sözüdür. Bahsi geçen şeyler (gökcisimleri, gece-gündüz vb) üzerinde düşünenler, bu kitabın Allah'ın kitabı olduğunu anlarlar. Âyetleri Peygambere getiren Cebrail'dir. "Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, Kur'ân şerefli bir elçinin (Cebrail'in) sözüdür. O, bir şairin sözü değildir; ne az inanıyorsunuz! O bir kâhinin sözü de değildir; ne kadar az düşünüyorsunuz! Kur'an, âlemlerin Rabbinden indirilmedir. Eğer o (Muhammed), bize karşı, bazı sözler uydursaydı, onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık. Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız." (Hakka 69/38-47)— S. Vakfı
81:19
20
ذ۪ي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَك۪ينٍۙ ٠٢
Zî kuvvetin ınde zil arşi mekîn(mekînin).
Güçlü… Bütün yönetimin (arşın) sahibi yanında itibarlı,— S. Vakfı
81:20
21
مُطَاعٍ ثَمَّ اَم۪ينٍۜ ١٢
Mutâın semme emîn(emînin).
Orada saygı gören, güvenilir elçi Cebrail’in sözüdür.— S. Vakfı
81:21
22
وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ ٢٢
Ve mâ sâhıbukum bi mecnûn(mecnûnin).
Sizin arkadaşınız cinlerin etkisinde değildir.— S. Vakfı
81:22
23
وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ ٣٢
Ve lekad reâhu bil ufukıl mubîn(mubîni).
O, Cebrail’i apaçık ufukta görmüştür.— S. Vakfı
81:23
24
وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ ٤٢
Ve mâ huve alel gaybi bi danîn(danînin).
Kendindeki gayb bilgisini[*] kimseden saklamaz. [*] "Allah bütün gaybı bilir ve gaybını dilediği elçi dışında kimseye açmaz. Onun da önüne ve arkasına gözcüler salar ki, o (elçi) Rabbi'nın gönderdiklerin hepsini ulaştırdıklarını bilsin, yanlarında olanı kavrasın ve her şeyi tek tek saysın." (Cin 72/26–28)— S. Vakfı
81:24
25
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۚ ٥٢
Ve mâ huve bi kavli şeytânin recîm(recîmin).
Bu Kur’ân, taşlanmış Şeytan’ın sözü değildir.— S. Vakfı
81:25
26
فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ ٦٢
Fe eyne tezhebûn(tezhebûne).
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?— S. Vakfı
81:26
27
اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَۙ ٧٢
İn huve illâ zikrun lil âlemîn(âlemîne).
Kur’ân, herkesin işine yarayacak doğru bilgidir (zikirdir)[*]. [*] Zikir, kafaya yerleştirilmiş kullanıma hazır bilgidir. Allah'ın zikri, Allah'ın âyetlerinden öğrenilir. Varlıklar âlemi Allah'ın yarattığı âyetlerden, Kur'an ise indirdiği ayetlerden oluşur. O bilgiyi akla ve dile getirmeye de zikir denir. Kafalara yerleşip kullanıma hazır tutulacak asıl bilgi Allah'ın Kitabında olandır. Bu sebeple İlâhî kitapların ortak adı Zikir'dir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Bilin ki, kalplerin yatışıp rahatlaması Allah'ın zikri ile olur." (Ra'd 13/28)— S. Vakfı
81:27
28
لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَق۪يمَ ٨٢
Li men şâe minkum en yestekîm(yestekîme).
Sizden doğruluğu tercih edenler[*] için. [*] شَاء'ye كوَّن anlamı verilmiş ve âyetin tefsiri şöyle olmuştur. لِمَن شَاء أي كوَّن منكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ أي قدر الإستقامة Sizden doğruluğu ölçü alanlar için. وَمَا تَشَاؤُونَ إِلَّا أَن يَشَاء اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ Cümlesinde baştaki olumsuz anlam إِلَّا ile olumluya çevrilmiş ve mef'uller hazfedilmiştir. Mef'ûlleri yerine koyarsak âyetin tefsiri şöyle olur: وَمَا تَشَاؤُونَ أي وَمَا تكوَّنون الشيء إِلَّا أن يَشَاء اللَّهُ أي الا بقدر قد كونه الله رَبُّ الْعَالَمِينَ له— S. Vakfı
81:28
29
وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ ٩٢
Ve mâ teşâûne illâ en yeşâallâhu rabbul âlemîn(âlemîne).
Sizin yaptığınız tercih ancak varlıkların Sahibi[*] olan Allah’ın yaratması ile gerçekleşir. [*] Alemlerin Rabbi— S. Vakfı
81:29
Tekvir
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle