Abese 42 Ayet Mekke · عبس
80

Abese

Surat Astı · Mekke
80
Surat Astı · Mekke
عبس
42
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ ١
Abese ve tevellâ.
[Hz. Peygamber (SAV) ümmetine edep ve metot öğretmek, dini tebliğde; zengin ve etkin kişileri önceleyip, fakir ve aciz kimseleri ise ötelemenin yanlışlığına dikkat çekmek üzere, İlahi bir senaryo gereği öyle davranmıştı.] (Varlıklı ve saygın müşrikleri Hakk dine davet ederken, gelip çeşitli sorular yönelten kişiden, Resulüllah) Hoşlanmadı ve suratını ekşitip yüzünü çevirdi,— A.Ahmet Akgül
80:1
2
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ ٢
En câehul a’mâ.
(Efendimize dini konuları öğrenmek üzere) O âmâ (gözleri görmeyen kişi) geldi (ve) kendisini (meşgul etti) diye (böyle tepki gösterdi) .— A.Ahmet Akgül
80:2
3
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ ٣
Ve mâ yudrîke leallehu yezzekkâ.
(Ey Nebim!) Ne bilirsin; belki o, (gariban, ama halis kişi Senden sormakla cehalet kirinden) temizlenecekti?— A.Ahmet Akgül
80:3
4
اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ ٤
Ev yezzekkeru fe tenfeahuz zikrâ.
Yahut öğüt alacaktı da, bu öğüt kendisine (ve çevresine) fayda verecekti.— A.Ahmet Akgül
80:4
5
اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ ٥
Emmâ menistagnâ.
Amma (şu malına mülküne güvenip de Allah’a ve İslam’a) ihtiyaç duymayana gelince;— A.Ahmet Akgül
80:5
6
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ ٦
Fe ente lehu tesaddâ.
Sen, ona yönelip ilgi ve iltifat gösteriyorsun (ve sözüne kulak veriyorsun, iyi de) ;— A.Ahmet Akgül
80:6
7
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ ٧
Ve mâ aleyke ellâ yezzekkâ.
Onun (İslam’ı kabul etmeyip, küfür kirinden) temizlenmemesinden Sana ne? (Sen ancak tebliğle görevlisin.)— A.Ahmet Akgül
80:7
8
وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ ٨
Ve emmâ men câeke yes’â.
Fakat (samimi ve sa’yü gayretle) Sana koşarak (ihtiyaç ve iştiyak duyarak) gelen (o gözü görmeyen kişi) ,— A.Ahmet Akgül
80:8
9
وَهُوَ يَخْشٰىۙ ٩
Ve huve yahşâ.
O (haşyet ve hürmet hissiyle) Allah’tan korkmuş (ve O’nun rızası için Sana başvurmuş) iken,— A.Ahmet Akgül
80:9
10
فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ ٠١
Fe ente anhu telehhâ.
Sen ondan yüz çevirmektesin; (bu tavır mü’minlere layık ve yakışık düşmeyecektir) .— A.Ahmet Akgül
80:10
11
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ ١١
Kellâ innehâ tezkirah(tezkiratun).
Hayır, (öyle yapma! Hakkı sorana ve hayrı arayana ilgisiz davranmak, bir peygambere münasip değildir.) Çünkü O (Kur’an , sadece zenginler ve yetkililer için değil, herkes için) bir öğüttür (zikirdir, ibret dersidir) .— A.Ahmet Akgül
80:11
12
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ ٢١
Fe men şâe zekerah(zekerahu).
Artık dileyen (ve gerçeğe yönelen) , Onu (Kur’an’ı ve manasını okuyarak) ’düşünüp-öğüt alabilir.’— A.Ahmet Akgül
80:12
13
ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ ٣١
Fî suhufin mukerrameh(mukerrametin).
Ki O (Kur’an) , ’şerefli-üstün’ sahifelerdedir.— A.Ahmet Akgül
80:13
14
مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ ٤١
Merfûatin mutahherah(mutahheratin).
(Kur’an’ın hüküm ve hikmetleri, her türlü sistemin ve siyasetin üstünde) Yüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış (ayetler ve delillerdir) .— A.Ahmet Akgül
80:14
15
بِاَيْد۪ي سَفَرَةٍۙ ٥١
Bi eydî seferah(seferatin).
(Taşıyıcı meleklerin ve sahabeden sadık) Kâtiplerin elleriyle (yazıya geçirilmiştir) .— A.Ahmet Akgül
80:15
16
كِرَامٍ بَرَرَةٍۜ ٦١
Kirâmin berarah(beraratin).
(Ki onlar) Üstün, değerli, ’iyilik ve dürüstlük sembolü’ (kimselerdir) .— A.Ahmet Akgül
80:16
17
قُتِلَ الْاِنْسَانُ مَٓا اَكْفَرَهُۜ ٧١
Kutilel insânu mâ ekferah(ekferahu).
Kahrolası insan, ne kadar da inkârcıdır (ve nankör davranmaktadır) !— A.Ahmet Akgül
80:17
18
مِنْ اَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُۜ ٨١
Min eyyi şey’in halakah(halakahu).
(Oysa düşünmüyor ki Allah) Onu hangi şeyden yaratmıştır?— A.Ahmet Akgül
80:18
19
مِنْ نُطْفَةٍۜ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُۙ ٩١
Min nutfeh(nutfetin), halakahu fe kadderah(kadderahu).
(İnsanı meni tohumları olan) Bir damla sudan yaratmış da, onu (anne karnında) ’bir ölçüyle biçime sokup (tamamlamıştır.) ’— A.Ahmet Akgül
80:19
20
ثُمَّ السَّب۪يلَ يَسَّرَهُۙ ٠٢
Summes sebîle yesserah(yesserahu).
Sonra ona (hayat) yolu (nu; doğumunu, ihtiyaçlarına rahat ulaşma durumunu, doğaya ve yaşam şartlarına uyumu, mutluluğu, onurlu ve huzurlu duruşu, kutlu oluşu ve kurtuluşu) kolaylaştırmıştır.— A.Ahmet Akgül
80:20
21
ثُمَّ اَمَاتَهُ فَاَقْبَرَهُۙ ١٢
Summe emâtehu fe akberah(akberahu).
Sonra onu öldürüp, böylece kabre sokacak, (mahşere kadar orada tutacaktır.)— A.Ahmet Akgül
80:21
22
ثُمَّ اِذَا شَٓاءَ اَنْشَرَهُۜ ٢٢
Summe izâ şâe enşerah(enşerahu).
Sonra dilediği zaman onu diriltip kaldıracak, (huzuruna ve hesaba çağıracaktır.)— A.Ahmet Akgül
80:22
23
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَٓا اَمَرَهُۜ ٣٢
Kellâ lemmâ yakdı mâ emerah(emerahu).
Hayır; (maalesef insan Allah’ın) emrettiğini (tam olarak) yerine getirmemiş (ve görevini yapmamıştır) .— A.Ahmet Akgül
80:23
24
فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ اِلٰى طَعَامِه۪ۙ ٤٢
Felyanzuril insânu ilâ taâmih(taâmihî).
(Hiç olmazsa) İnsanoğlu, hele yiyecek (lerine, pişirilerek istifade ettiği türlü türlü nimetlerden, taze olarak yediği meyve ve sebzelere, dikkatle ve ibretle) bir baksın (da bunlar sofrasına gelinceye kadar hangi merhalelerden geçtiğini anlasın ve Rabbine şükretmeye başlasın) .— A.Ahmet Akgül
80:24
25
اَنَّا صَبَبْنَا الْمَٓاءَ صَباًّۙ ٥٢
Ennâ sabebnel mâe sabbâ(sabben).
Biz şüphesiz, suyu (yağmuru) akıttıkça akıttık, (gökten rahmet ve bereketle boşalttık.)— A.Ahmet Akgül
80:25
26
ثُمَّ شَقَقْنَا الْاَرْضَ شَقاًّۙ ٦٢
Summe şekaknel arda şakkâ(şakkan).
Sonra yeri (toprağı nasıl) yardıkça yardık; (ziraate müsait şartlar ve imkânlar hazırladık.)— A.Ahmet Akgül
80:26
27
فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا حَباًّۙ ٧٢
Fe enbetnâ fîhâ habbâ(habben).
Böylece onda (toprakta baklagillerden ve hububat çeşitlerinden) taneler bitirip çıkardık.— A.Ahmet Akgül
80:27
28
وَعِنَباً وَقَضْباًۙ ٨٢
Ve ineben ve kadbâ(kadben).
(Ayrıca insanlar için) Üzümler ve (hayvanları için) yoncalar,— A.Ahmet Akgül
80:28
29
وَزَيْتُوناً وَنَخْلاًۙ ٩٢
Ve zeytûnen ve nahlâ(nahlen).
Zeytinler ve hurmalar,— A.Ahmet Akgül
80:29
30
وَحَدَٓائِقَ غُلْباًۙ ٠٣
Ve hadâika gulbâ(gulben).
Boyları birbiriyle yarışan ve iç içe girmiş ağaçlı bahçeler, bağlar;— A.Ahmet Akgül
80:30
Yükleniyor...
Abese
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle