Mürselat 50 Ayet Mekke · المرسلات
77

Mürselat

Gönderilenler · Mekke
77
Gönderilenler · Mekke
المرسلات
50
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفاًۙ ١
Vel murselâti urfâ(urfen).
Birbiri ardınca ve iyilik amacıyla ( örfen; zamanın şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun olarak) gönderilenlere (insanları uyarıcılara, Hakka çağırıcılara) yemin olsun ki;— A.Ahmet Akgül
77:1
2
فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفاًۙ ٢
Fel âsıfâti asfâ(asfen).
Derken (sert ve çetin rüzgârlar gibi, her hayırlı hizmete koşturup, şeytani odakları ve münafıkları) kökünden koparıp savuranlara…— A.Ahmet Akgül
77:2
3
وَالنَّاشِرَاتِ نَشْراًۙ ٣
Vennâşirâti neşren.
Ardından (hakikat prensiplerini ve huzur projelerini, neşriyat yoluyla) korkmadan ve yılmadan yaydıkça yayanlara,— A.Ahmet Akgül
77:3
4
فَالْفَارِقَاتِ فَرْقاًۙ ٤
Fel fârikâti ferkâ(ferkan).
Sonra, (rahatının ve menfaatinin kölesi ve nefsani arzularının esiri olanlardan uzaklaşıp, Hakkı bâtıldan, sadıkı sahtekârdan, mü’mini münafıktan çok kesin ve keskin biçimde) ayırdıkça ayıranlara... (Mutlak doğruları ve mutlu oluşumları topluma tanıtanlara,)— A.Ahmet Akgül
77:4
5
فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْراًۙ ٥
Fel mulkıyâti zikrâ(zikren).
(Ve gelecek nesillere de) Bir zikir ve öğüt (olacak eserler) bırakanlara!— A.Ahmet Akgül
77:5
6
عُذْراً اَوْ نُذْراًۙ ٦
Uzren ev nuzrâ(nuzren).
Böylece (hiç kimsenin “bilmiyordum, başka türlü sanıyordum” gibi) bir bahanesi ve mazereti (kalmasın) , veya (herkes apaçık şekilde) uyarılsın! (diye gerçekleri, hem de gerekçeleriyle birlikte ortaya koyanlara yemin olsun ki,)— A.Ahmet Akgül
77:6
7
اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌۜ ٧
İnnemâ tûadûne levâkı’(levâkıun).
Şüphesiz size va’ad edilen (zalimlerin hezimeti, ezilen mü’minlerin zafer ve hâkimiyeti ve kıyamet haberi) mutlaka vuku bulacaktır.— A.Ahmet Akgül
77:7
8
فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْۙ ٨
Fe izen nucûmu tumiset.
(Evet,) Yıldızlar ’örtülüp (ışıkları) silinip karardığı’ zaman,— A.Ahmet Akgül
77:8
9
وَاِذَا السَّمَٓاءُ فُرِجَتْۙ ٩
Ve izes semâu furicet.
Gök yarılıp parçalandığı zaman,— A.Ahmet Akgül
77:9
10
وَاِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْۙ ٠١
Ve izel cibâlu nusifet.
Dağlar kökünden sökülüp savrulmaya başladığı zaman,— A.Ahmet Akgül
77:10
11
وَاِذَا الرُّسُلُ اُقِّتَتْۜ ١١
Ve izer rusulu ukkıtet.
Ve resuller (elçiler, davetçiler) de (şahitlik yapmak üzere) belirlenen bir vakitte getirilip (herkesin İlahi mahkemeye çıkarıldığı) zaman,— A.Ahmet Akgül
77:11
12
لِاَيِّ يَوْمٍ اُجِّلَتْۜ ٢١
Li eyyi yevmin uccilet.
(Ey kâfirler, şimdi anladınız mı bu kıyamet:) Hangi güne (ve şimdiye kadar niye) ertelenmişti?— A.Ahmet Akgül
77:12
13
لِيَوْمِ الْفَصْلِۚ ٣١
Li yevmil fasl(fasli).
(Mü’mini müşrikten, mazlumu zalimden) Ayırma günü için! (Herkes ayarını ortaya koysun diye dünyada fırsat verilmişti.)— A.Ahmet Akgül
77:13
14
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِۜ ٤١
Ve mâ edrâke mâ yevmul fasl(fasli).
(Ey Nebim!) Bu ayırma gününü (ve ayrıştırma hükmünü Biz) Sana bildirmeseydik Sen nereden bilecektin?— A.Ahmet Akgül
77:14
15
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ ٥١
Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
(İşte) O gün, (kıyamet ve ahireti) yalanlayanların (ve ona hazırlık yapmayanların) vay haline!— A.Ahmet Akgül
77:15
16
اَلَمْ نُهْلِكِ الْاَوَّل۪ينَۜ ٦١
E lem nuhlikil evvelîn(evvelîne).
Biz, (inkâr ve isyan eden) öncekileri helak etmedik mi?— A.Ahmet Akgül
77:16
17
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْاٰخِر۪ينَ ٧١
Summe nutbiuhumul âhırîn(âhırîne).
Sonra arkadan gelen (azgın ve sapkın kimse) leri de (ekleyip) onların peşinden sürükleriz.— A.Ahmet Akgül
77:17
18
كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ ٨١
Kezâlike nef’alu bil mucrimîn(mucrimîne).
İşte Biz, suçlu-günahkârlara böyle davranırız (mücrim zalimlerin hadlerini bildiririz) .— A.Ahmet Akgül
77:18
19
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ ٩١
Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
O gün, (kitabı ve hesabı) yalanlayanların vay haline (gör ki neler ederiz!)— A.Ahmet Akgül
77:19
20
اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ ٠٢
E lem nahlukkum min mâin mehîn(mehînin).
(Ey insan!) Sizi basbayağı bir sudan (hakir görülen meni damlalarından) yaratmadık mı?— A.Ahmet Akgül
77:20
21
فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ ١٢
Fe cealnâhu fî karârin mekîn(mekînin).
Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine (ana rahmine) yerleştirip (sakladık) .— A.Ahmet Akgül
77:21
22
اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ ٢٢
İlâ kaderin ma’lûm(ma’lûmin).
Belli bir süreye kadar; (yaratılışınızı biçimlendirip ayarladık) .— A.Ahmet Akgül
77:22
23
فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ ٣٢
Fe kadernâ fe ni’mel kâdirûn(kâdirûne).
Biz, evet işte (bunun) takdirini Biz yaptık. Demek ki, Biz ne güzel ve mükemmel takdir buyurmaktayız! (Böylece, yarattığımız her insanı 80-90 yıl kendiliğinden çalışacak harika bir fabrika gibi kurgulamaktayız.)— A.Ahmet Akgül
77:23
24
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ ٤٢
Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
O gün, (kitabı, hesabı ve hayra çağıranları) yalanlayanların vay haline!— A.Ahmet Akgül
77:24
25
اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتاًۙ ٥٢
E lem nec’alil arda kifâtâ(kifâten).
Biz yeryüzünü (canlılar için) bir toplanma (ve barınma) yeri kılmadık mı?— A.Ahmet Akgül
77:25
26
اَحْيَٓاءً وَاَمْوَاتاًۙ ٦٢
Ahyâen ve emvâtâ(emvâten).
(Dünyada) Dirilere ve (yer altında) ölülere (uygun bir mekân şeklinde hazırlamadık mı?)— A.Ahmet Akgül
77:26
27
وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتاًۜ ٧٢
Ve cealnâ fîhâ revâsiye şâmihâtin ve eskaynâkum mâen furâtâ(furâten).
Ve onda sabit yüksek dağlar yaratmadık mı? Size tatlı bir su içirip (rahatlatmadık mı?)— A.Ahmet Akgül
77:27
28
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ ٨٢
Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
O gün, (Kur’an’ı ve kulluk sorumluluklarını) yalanlayanların vay haline!— A.Ahmet Akgül
77:28
29
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ ٩٢
İntalikû ilâ mâ kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
(Ey kâfirler! Dünyada iken) Kendisini yalanladığınıza (cehennem azabına kavuşmak üzere) şimdi yola çıkın (ve ahiretin gerçek olduğunu anlayın) .— A.Ahmet Akgül
77:29
30
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ ٠٣
İntalikû ilâ zıllin zî selâsi şuâb(şuâbin).
Haydi, (kâfirler, zalimler ve münafık kimseler için hazırlanmış, kapkara bulutlar gibi aldatıcı) üç çatallı bir gölgeye (azap ve alev bölgesine) fırlatılıp takılın (cehenneme atılın ve katlanın) !— A.Ahmet Akgül
77:30
Yükleniyor...
Mürselat
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle