1
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّ۪ي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَٓاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّۚ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْۜ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَاداً ف۪ي سَب۪يل۪ي وَابْتِغَٓاءَ مَرْضَات۪ي تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِۗ وَاَنَا۬ اَعْلَمُ بِمَٓا اَخْفَيْتُمْ وَمَٓا اَعْلَنْتُمْۜ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ ١
Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızû aduvvî ve aduvvekum evliyâe, tulkûne ileyhim bil meveddeti ve kad keferû bi mâ câekum minel hakk(hakkı), yuhricûner resûle ve iyyâkum en tû’minû billâhi rabbikum, in kuntum harectum cihâden fî sebîlî vebtigâe merdâtî tusirrûne ileyhim bil meveddeti ve ene a’lemu bi mâ ahfeytum ve mâ a’lentum, ve men yef’alhu minkum fe kad dalle sevâes sebîl(sebîli).
Ey İman edenler, benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri evliya edinip onlarla işbirliği yapmayın. Ama gel gör ki akrabalık bağı nedeniyle özel bilgileri onlara ulaştırıyorsunuz, hâlbuki onlar size gelen Kuran’a inanmamakta direnmektedirler. Üstelik sırf Rabbiniz Allah’a iman ettiniz diye, elçiyi ve sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmışlardı. Madem ki siz benim yolumda benim rızamı kazanmak için hicret ettiniz, o halde nasıl olurda akrabalık bağı nedeniyle sırlarınızı onlara iletiyorsunuz? Oysa ben sizin gizli ve açık her şeyinizi bilirim. Artık kim bundan sonra bunu yaparsa iyi bilsin ki dosdoğru yoldan sapmış olur. 3/28, 8/74, 9/20, 58/22— M. Çavdar
60:1