1
قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّت۪ي تُجَادِلُكَ ف۪ي زَوْجِهَا وَتَشْتَك۪ٓي اِلَى اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ ١
Kad semiallâhu kavlelletî tucâdiluke fî zevcihâ ve teştekî ilallâhi vallâhu yesmeu tehâvurekumâ, innellâhe semî’un basîr(basîrun).
Eşi hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan (kadın)ın sözünü Allah elbette duymuştur. [*] Allah sizin konuşmanızı duymaktadır. [*] Şüphesiz ki Allah duyandır, görendir.
Bu ayet grubu, İslam’ın kadına verdiği değerin en açık göstergelerindendir. Çünkü bir hanım, hakkını aramak için Hz. Muhammed’le çok rahat bir şekilde görüşebilmiş, derdini anlatmış, ikna olmayınca ısrar etmiş ve Yüce Allah’ın buyruklarının kendi lehine gelmesine vesile olmuştur.,Rivayet olunduğuna göre, Evs b. Sâmit, eşi Havle binti Sa‘lebe’ye [zıhar] yapmıştı. Bunun üzerine Havle, Hz. Muhammed’e gelmiş ve ‘Ben, genç ve arzu edilirken Evs benimle evlendi. Yaşım ilerleyip çocuklarımın çoğaldığı bir zamanda, beni annesi gibi kabul etti. Benim küçük çocuklarım var. Onları onun ailesine bırakırsam perişan olurlar, bakamazlar. Onları yanıma alsam aç kalırlar’ demişti. Fakat konu hakkında ayet gelmediği için geleneğin kabulünü kendisine söyleyen Hz. Muhammed’in sözleriyle ikna olmayan Havle durumu Yüce Allah’a arz etmeye vardırmıştı.— M. Okuyan
58:1