اَللّٰهُ نَزَّلَ اَحْسَنَ الْحَد۪يثِ كِتَاباً مُتَشَابِهاً مَثَانِيَۗ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْۚ ثُمَّ تَل۪ينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ ٣٢
Allâhu nezzele ahsenel hadîsi kitâben muteşâbihen mesâniye takşaırru minhu culûdullezîne yahşevne rabbehum, summe telînu culûduhum ve kulûbuhum ilâ zikrillâh(zikrillâhi), zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu, ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).
Allah sözün en güzelini, [müteşâbih] (benzeşen anlamlı) ve [mesânî] (hakikatleri tekrarlanan) bir kitap olarak indirdi. [*] Bu (Kitab)ın etkisiyle Rablerine saygı duyanların tüyleri ürperir. [*]Sonra hem derileri hem de kalpleri Allah’ın [zikr]ine (Kur’an’a ısınıp) yumuşar. İşte bu (Kitap), Allah’ın, dileyeni (layık gördüğünü) kendisiyle doğru yola ulaştırdığı bir rehberdir. [*] Allah kimi de saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık ona hiçbir yol gösteren olamaz. [*]
[Müteşâbih], “karşılıklı benzeşen ayetler”, [mesânî] ise “konuyu, çiftiyle, zıddıyla, karşıtıyla ele alan” demektir. Kur’an’a ait bu iki sıfat bütünüyle Kur’an mesajında yer almaktadır. Bu iki özellik konuları ortaya koymada uygulanan bir üsluptur.,Anlaşılmadan okunan metin aslında seslendiriliyor demektir. Benzer mesajlar: Enfâl 8:2; Hacc 22:35.,Buradaki içerik En’âm 6:88’den farklı olduğu için vahiy ile iletişimde kulun iradesi ön plandadır.,Yüce Allah’ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:186; Ra‘d 13:33; Rûm 30:29; Zümer 39:36; Mü’min 40:33; Şûrâ 42:44, 46; Câsiye 45:23.— M. Okuyan