وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ فَاِذَٓا اُو۫ذِيَ فِي اللّٰهِ جَعَلَ فِتْنَةَ النَّاسِ كَعَذَابِ اللّٰهِۜ وَلَئِنْ جَٓاءَ نَصْرٌ مِنْ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ اِنَّا كُنَّا مَعَكُمْۜ اَوَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِمَا ف۪ي صُدُورِ الْعَالَم۪ينَ ٠١
Ve minen nâsi men yekûlu âmennâ billâhi fe izâ ûziye fîllâhi ceale fitneten nâsi ke azâbillâh(azâbillâhî), ve le in câe nasrun min rabbike le yekûlunne innâ kunnâ meakum, e ve leysallâhu bi a’leme bi mâ fî sudûril âlemîn(âlemîne).
Kimi insanlar da var ki: “Allah’a inandık.” der, fakat Allah uğrunda eziyet gördüğü zaman, insanların eziyetini, Allah’ın azabı gibi sayar (da hemen dininde gevşemeye başlar). Andolsun ki (mü’minlere) Rabbinden bir yardım gelirse (münâfıklar): “Biz de hakikaten sizinle beraberdik.” derler. (Halbuki) Allah, âlemlerin sînelerinde olan (iman ve nifak)ı en iyi bilen değil midir? [bk. 22/11]— H.T.Feyizli