Naziat 46 Ayet Mekke · النازعات
79

Naziat

Söküp Çıkaranlar · Mekke
79
Söküp Çıkaranlar · Mekke
النازعات
46
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
وَالنَّازِعَاتِ غَرْقاًۙ ١
Ven nâziâti garkâ(garkan).
Andolsun, söküp çıkaranlara; zâlimlerin canlarını boğarcasına çekip alan azap meleklerine, muazzam bir sistem çerçevesinde doğup batan yıldızlara, mazlumun hakkını zâlimlerden zorla alan âdil yöneticilere, at binme ve atış talimi yapan mücahitlere andolsun! Mekke döneminin sonlarına doğru, Nebe’ sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, birinci ayetinde geçen ve Allah’ın emrindeki güçlere işâret eden “Nâziât: Söküp çıkaranlar” kelimesinden almıştır. 46 ayettir.— M. Kısa
79:1
2
وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطاًۙ ٢
Ven nâşitâti neştâ(neştan).
Yumuşacık çekip alanlara; müminlerin ruhlarını usulcacık çekip alan rahmet meleklerine, yörüngelerinde istikrarlı şekilde hareket eden gökcisimlerine; ezilen, sömürülen mazlumlara şefkat kanadını geren âdil yöneticilere; oklarını, mermilerini hedefe fırlatan ve attığını vuran mücahitlere, tatlılıkla gönülleri fethedip kendilerine çeken İslâm dâvetçilerine andolsun!— M. Kısa
79:2
3
وَالسَّابِحَاتِ سَبْحاًۙ ٣
Ves sâbihâti sebhâ(sebhan).
Yüzüp gidenlere; evrenin dört bir yanında müthiş bir hızla seyreden meleklere, uzay boşluğunda sâkin sâkin yüzüp giden yıldızlara; karada, denizde ve havada akın akın hareket eden İslâm ordularına andolsun!— M. Kısa
79:3
4
فَالسَّابِقَاتِ سَبْقاًۙ ٤
Fes sâbikâti sebkâ(sebkan).
Derken, yarışıp birbirlerini geçenlere; birbirleriyle yarışırcasına Allah’ın emrini yerine getiren meleklere, hiç durmadan birbirlerini izleyen gökcisimlerine, iyilik ve hayırlarda hep en öne geçmeye çalışan müminlere andolsun!— M. Kısa
79:4
5
فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْراًۢ ٥
Fel mudebbirâti emrâ(emren).
Ve böylece, Yaratıcının emri ni yerine getiren yıldızlara, İslâm mücahitlerine, melek lere andolsun! İşte bütün bunlara andolsun ki, kıyâmet mutlaka kopacaktır!— M. Kısa
79:5
6
يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ ٦
Yevme tercufur râcifeh(râcifetu).
O Gün, tüm evreni korkunç bir sarsıntı ta derinden sars ıp her şeyi paramparça ed ecek!— M. Kısa
79:6
7
تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُۜ ٧
Tetbeuher râdifeh(râdifetu).
Ve bunu, bütün insanları mezarlarından kaldırıp Allah’ın huzurunda toplayan ikinci bir sarsıntı izleyecek!— M. Kısa
79:7
8
قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌۙ ٨
Kulûbun yevmeizin vâcifeh(vâcifetun).
İşte o gün, yürekler korkuyla titreyecek.— M. Kısa
79:8
9
اَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌۢ ٩
Ebsâruhâ hâşiah(hâşiatun).
Ve zâlimlerin gözleri, utanç ve pişmanlıktan önlerine eğilecek. İnsanoğlunu böyle korkunç bir âkıbet beklerken;— M. Kısa
79:9
10
يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ ٠١
Yekûlûne e innâ le merdûdûne fîl hâfireh(hâfireti).
İnkârcılar, “Ne yani’” diyorlar, “ Mezardaki çukurlarda cansız bedenler hâlinde yatmakta iken hayata geri mi döndürüleceğiz?”— M. Kısa
79:10
11
ءَاِذَا كُنَّا عِظَاماً نَخِرَةًۜ ١١
E izâ kunnâ izâmen nahıreh(nahıreten).
“Hem de, bizler çürümüş kemiklere dönüştükten sonra, öyle mi!”— M. Kısa
79:11
12
قَالُوا تِلْكَ اِذاً كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ ٢١
Kâlû tilke izen kerretun hâsireh(hâsiretun).
Ve küstahça alay ederek, “Öyleyse, bu zararına bir dönüştür! Eğer gerçekten hesap kitap varsa mahvolmuşuz demektir! ” diyorlar.— M. Kısa
79:12
13
فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌۙ ٣١
Fe innemâ hiye zecretun vâhıdeh(vâhıdetun).
Oysa sizi yeniden diriltmek Allah için o kadar kolaydır ki, bu yalnızca bir tek komuttan, haykırıştan ibarettir.— M. Kısa
79:13
14
فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ ٤١
Fe izâ hum bis sâhireh(sâhireti).
Bir de bakmışsın ki, hepsi uyanmış, korku ve dehşet içinde Rablerinin huzurunda duruyor lar.— M. Kısa
79:14
15
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ ٥١
Hel etâke hadîsu mûsâ.
Ey Müslüman! İnkârcılara karşı sabırla göğüs ger; sakın ümitsizliğe, yılgınlığa düşme! Bu konuda Firavuna karşı verdiği ibretlerle dolu mücâdelesinde Mûsâ’nın, haberi sana ulaşmadı mı?— M. Kısa
79:15
16
اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ ٦١
İz nâdâhu rabbuhu bil vâdil mukaddesi tuvâ(tuven).
Hani Rabb’i ona, Sînâ dağının eteklerindeki Tuvâ’da, o kutsal vadide şöyle seslenmişti:— M. Kısa
79:16
17
اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ ٧١
İzheb ilâ fir’avne innehu tagâ.
Ey Mûsâ! Firavun’a git ve onu ilâhî azap ile uyar; çünkü o, iyice azgınlaştı!— M. Kısa
79:17
18
فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ ٨١
Fe kul hel leke ilâ en tezekkâ.
Ve ona de ki: “ Ey Firavun! Zulüm ve inkâr günahlarından arın ıp Rabb’inin hoşnutluğunu kazan mak ister misin?”— M. Kısa
79:18
19
وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ ٩١
Ve ehdiyeke ilâ rabbike fe tahşâ.
“ İster misin, seni Rabb’in in yolun a ileteyim de, O’na karşı saygılı davran ıp dünyada ve âhirette kurtuluş ve saâdete ulaş asın?”— M. Kısa
79:19
20
فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْـكُبْرٰىۘ ٠٢
Fe erâhul âyetel kubrâ.
Böylece Mûsâ, Firavunu hak dine davet etti ve ona, hakîkati tüm berraklığıyla ortaya koyan en büyük mûcizeyi gösterdi.— M. Kısa
79:20
21
فَـكَذَّبَ وَعَصٰىۘ ١٢
Fe kezzebe ve asâ.
Ama o, apaçık hakîkati yalanladı ve emrime karşı geldi.— M. Kısa
79:21
22
ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ ٢٢
Summe edbere yes’â.
Sonra arkasını dönüp, Mûsâ’nın davasını etkisiz kılmak için çalışmaya koyuldu:— M. Kısa
79:22
23
فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ ٣٢
Fehaşere fe nâdâ.
Kumandanlarını, danışmanlarını, yardımcılarını topladı ve müminlere karşı amansız bir mücâdele başlattığını ilan etti.— M. Kısa
79:23
24
فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ ٤٢
Fe kâle ene rabbukumul a’lâ.
Ve Allah’ın mesajına karşı küstahça başkaldırarak, “Sizin emir ve otoritesine boyun eğmeniz gereken en yüce efendiniz, rabbiniz benim!” dedi.— M. Kısa
79:24
25
فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ ٥٢
Fe ehazehullâhu nekâlel âhıreti vel ûlâ.
Fakat sonunda, Allah onu dünya da boğulma ve âhiret te ebediyen cehennem azâbına mahkûm olma cezasına çarptırdı!— M. Kısa
79:25
26
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟ ٦٢
İnne fî zâlike le ıbreten li men yahşâ.
Hiç şüphesiz bunda, Allah’ın azâbından korkanlar için nice ibret dersleri vardır.— M. Kısa
79:26
27
ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقاً اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠ ٧٢
E entum eşeddu halkan emis semâ’(semâu), benâhâ.
Söyleyin, ey kâfirler; sizi yeniden yaratmak mı daha zor, yoksa gökleri ve yeri yaratmak mı? Şu muhteşem kâinatı yoktan var eden Allah’ın, sizi ölümünüzden sonra diriltmeye kâdir olduğunu düşünmüyor musunuz? Evet, öyle muhteşem bir evren ki, Allah onu yaratıp bina etti.— M. Kısa
79:27
28
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ ٨٢
Refea semkehâ fe sevvâhâ.
Ve evreni genişleterek ona muazzam bir genişlik ve yükseklik kazandırdı, sonra onu mükemmel bir sistem hâlinde düzene koydu.— M. Kısa
79:28
29
وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ ٩٢
Ve agtaşe leylehâ ve ahrece duhâhâ.
Gecesini karanlık, gündüzünü aydınlık yaptı.— M. Kısa
79:29
30
وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ ٠٣
Vel arda ba’de zâlike dehâhâ.
Daha sonra, yeryüzünü yaşamaya uygun bir şekilde yayıp döşedi.— M. Kısa
79:30
Yükleniyor...
Naziat
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle