1
اِذَا جَٓاءَكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ اِنَّكَ لَرَسُولُ اللّٰهِۢ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّكَ لَرَسُولُهُۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَـكَاذِبُونَۚ ١
İzâ câekel munâfikûne kâlû neşhedu inneke le resûlullâh(resûlullâhi), vallâhu ya’lemu inneke le resûluh(resûluhu), vallâhu yeşhedu innel munâfikîne le kâzibûn(kâzibûne).
(Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde; “Senin elbette, Allah’ın Rasûlü olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, zaten kendisinin Rasûlü olduğunu biliyor. (Fakat) Allah o münafıkların, hiç şüphesiz (bazen bir doğruyu söyleyen), yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.— S.Türkmen
63:1