1
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي الْاٰخِرَةِۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ ١
El hamdu lillâhillezî lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı ve lehul hamdu fîl âhireh(âhireti), ve huvel hakîmul habîr(habîru).
Bütün kemalat, övgü ve yücelikler, gökler ve yerdeki her şey O’nun olan, ahiretteki bütün nimetler (ve onların getirdikleri övgüler) Kendisinin olan, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyden haberdar olan (her ihtiyacı gören) Allah’a mahsustur.— B. Sağlam
34:1