وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْياً بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ ٧١
Ve âteynâhum beyyinâtin minel emr(emri), fe mahtelefû illâ min ba’di mâ câehumul ilmu bagyen beynehum, inne rabbeke yakdî beynehum yevmel kıyâmeti fî mâ kânû fîhi yahtelifûn(yahtelifûne).
Ve onlara o (işledikleri) işlerden açıklamalar verdik. Kendilerine o bilgi (vahiy) gelene kadar ihtilafa düşmediler; ancak sonradan aralarında azgınlığa (haka tecavüze) başladılar. Şüphesiz ki Rabbin, diriliş günü (ahirette) ihtilaf ettikleri konular hakkında aralarında hükmünü uygulayacaktır.— O. Fırat