Naziat 46 Ayet 30. Cüz النازعات
79

Naziat

— Söküp Çıkaranla
46 Ayet 30. Cüz
النازعات
79
Naziat
46 Ayet
النازعات
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
وَالنَّازِعَاتِ غَرْقاًۙ ١
Ven nâziâti garkâ(garkan).
(1-5) Evrendeki çekim kuvveti, evrendeki itme kuvveti, yıldızlar; galaksiler; güneş, ay ve bunların kendi eksenlerinde ve bağlı olduğu yıldız çevresindeki yörüngelerde yüzmesi, bu sayede gece, gündüz ve diğer yaşam koşullarının, med-cezirin, gece-gündüzün, mevsimlerin oluşması, tüm canlı türlerinin ve bitkilerin yaşam koşullarının ayarlanması kanıttır ki Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler için sürekli sıkıntı, bunalım ve vicdan azabı vesilesi olan, mü’minlere hem kolay, hem de kolaylaştıran, onlara müjdeler veren, onların mutlu olmalarını sağlayan, elden ele, dilden dile, gönülden gönüle dolaşıp duran, hep öne geçen, önemseten ve kişisel ve sosyal tüm işleri ayarlayan, her işe ait emirlerinin, yasaklarının olması; ilkeler koyan Kur’ân âyetleri kanıttır ki,— Hakkı Yılmaz
79:1
2
وَالنَّاشِطَاتِ نَشْطاًۙ ٢
Ven nâşitâti neştâ(neştan).
(1-5) Evrendeki çekim kuvveti, evrendeki itme kuvveti, yıldızlar; galaksiler; güneş, ay ve bunların kendi eksenlerinde ve bağlı olduğu yıldız çevresindeki yörüngelerde yüzmesi, bu sayede gece, gündüz ve diğer yaşam koşullarının, med-cezirin, gece-gündüzün, mevsimlerin oluşması, tüm canlı türlerinin ve bitkilerin yaşam koşullarının ayarlanması kanıttır ki Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler için sürekli sıkıntı, bunalım ve vicdan azabı vesilesi olan, mü’minlere hem kolay, hem de kolaylaştıran, onlara müjdeler veren, onların mutlu olmalarını sağlayan, elden ele, dilden dile, gönülden gönüle dolaşıp duran, hep öne geçen, önemseten ve kişisel ve sosyal tüm işleri ayarlayan, her işe ait emirlerinin, yasaklarının olması; ilkeler koyan Kur’ân âyetleri kanıttır ki,— Hakkı Yılmaz
79:2
3
وَالسَّابِحَاتِ سَبْحاًۙ ٣
Ves sâbihâti sebhâ(sebhan).
(1-5) Evrendeki çekim kuvveti, evrendeki itme kuvveti, yıldızlar; galaksiler; güneş, ay ve bunların kendi eksenlerinde ve bağlı olduğu yıldız çevresindeki yörüngelerde yüzmesi, bu sayede gece, gündüz ve diğer yaşam koşullarının, med-cezirin, gece-gündüzün, mevsimlerin oluşması, tüm canlı türlerinin ve bitkilerin yaşam koşullarının ayarlanması kanıttır ki Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler için sürekli sıkıntı, bunalım ve vicdan azabı vesilesi olan, mü’minlere hem kolay, hem de kolaylaştıran, onlara müjdeler veren, onların mutlu olmalarını sağlayan, elden ele, dilden dile, gönülden gönüle dolaşıp duran, hep öne geçen, önemseten ve kişisel ve sosyal tüm işleri ayarlayan, her işe ait emirlerinin, yasaklarının olması; ilkeler koyan Kur’ân âyetleri kanıttır ki,— Hakkı Yılmaz
79:3
4
فَالسَّابِقَاتِ سَبْقاًۙ ٤
Fes sâbikâti sebkâ(sebkan).
(1-5) Evrendeki çekim kuvveti, evrendeki itme kuvveti, yıldızlar; galaksiler; güneş, ay ve bunların kendi eksenlerinde ve bağlı olduğu yıldız çevresindeki yörüngelerde yüzmesi, bu sayede gece, gündüz ve diğer yaşam koşullarının, med-cezirin, gece-gündüzün, mevsimlerin oluşması, tüm canlı türlerinin ve bitkilerin yaşam koşullarının ayarlanması kanıttır ki Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler için sürekli sıkıntı, bunalım ve vicdan azabı vesilesi olan, mü’minlere hem kolay, hem de kolaylaştıran, onlara müjdeler veren, onların mutlu olmalarını sağlayan, elden ele, dilden dile, gönülden gönüle dolaşıp duran, hep öne geçen, önemseten ve kişisel ve sosyal tüm işleri ayarlayan, her işe ait emirlerinin, yasaklarının olması; ilkeler koyan Kur’ân âyetleri kanıttır ki,— Hakkı Yılmaz
79:4
5
فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْراًۢ ٥
Fel mudebbirâti emrâ(emren).
(1-5) Evrendeki çekim kuvveti, evrendeki itme kuvveti, yıldızlar; galaksiler; güneş, ay ve bunların kendi eksenlerinde ve bağlı olduğu yıldız çevresindeki yörüngelerde yüzmesi, bu sayede gece, gündüz ve diğer yaşam koşullarının, med-cezirin, gece-gündüzün, mevsimlerin oluşması, tüm canlı türlerinin ve bitkilerin yaşam koşullarının ayarlanması kanıttır ki Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenler için sürekli sıkıntı, bunalım ve vicdan azabı vesilesi olan, mü’minlere hem kolay, hem de kolaylaştıran, onlara müjdeler veren, onların mutlu olmalarını sağlayan, elden ele, dilden dile, gönülden gönüle dolaşıp duran, hep öne geçen, önemseten ve kişisel ve sosyal tüm işleri ayarlayan, her işe ait emirlerinin, yasaklarının olması; ilkeler koyan Kur’ân âyetleri kanıttır ki,— Hakkı Yılmaz
79:5
6
يَوْمَ تَرْجُفُ الرَّاجِفَةُۙ ٦
Yevme tercufur râcifeh(râcifetu).
O gün, sarsan sarsacak.— Hakkı Yılmaz
79:6
7
تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُۜ ٧
Tetbeuher râdifeh(râdifetu).
Onu ikinci bir sarsıntı izleyecek.— Hakkı Yılmaz
79:7
8
قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌۙ ٨
Kulûbun yevmeizin vâcifeh(vâcifetun).
Yürekler o gün titreyerek çarpar.— Hakkı Yılmaz
79:8
9
اَبْصَارُهَا خَاشِعَةٌۢ ٩
Ebsâruhâ hâşiah(hâşiatun).
Onların gözleri saygılıdır.— Hakkı Yılmaz
79:9
10
يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ ٠١
Yekûlûne e innâ le merdûdûne fîl hâfireh(hâfireti).
(10,11) Onlar, “Biz tekrar eski hâlimize mi döndürülecekmişiz? Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra mı” diyorlar.— Hakkı Yılmaz
79:10
11
ءَاِذَا كُنَّا عِظَاماً نَخِرَةًۜ ١١
E izâ kunnâ izâmen nahıreh(nahıreten).
(10,11) Onlar, “Biz tekrar eski hâlimize mi döndürülecekmişiz? Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra mı” diyorlar.— Hakkı Yılmaz
79:11
12
قَالُوا تِلْكَ اِذاً كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۢ ٢١
Kâlû tilke izen kerretun hâsireh(hâsiretun).
Dediler ki: “Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür.”— Hakkı Yılmaz
79:12
13
فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌۙ ٣١
Fe innemâ hiye zecretun vâhıdeh(vâhıdetun).
İşte o, bir tek haykırıştır.— Hakkı Yılmaz
79:13
14
فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِۜ ٤١
Fe izâ hum bis sâhireh(sâhireti).
Bir de bakmışsın onlar meydandadır.— Hakkı Yılmaz
79:14
15
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ ٥١
Hel etâke hadîsu mûsâ.
Mûsâ'nın haberi sana geldi mi?— Hakkı Yılmaz
79:15
16
اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ ٦١
İz nâdâhu rabbuhu bil vâdil mukaddesi tuvâ(tuven).
(16,17) Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde/iki kez temizlenmiş vadide seslenmişti: “ Firavun'a git! Şüphesiz o azdı.”— Hakkı Yılmaz
79:16
17
اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰىۘ ٧١
İzheb ilâ fir’avne innehu tagâ.
(16,17) Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde/iki kez temizlenmiş vadide seslenmişti: “ Firavun'a git! Şüphesiz o azdı.”— Hakkı Yılmaz
79:17
18
فَقُلْ هَلْ لَكَ اِلٰٓى اَنْ تَزَكّٰىۙ ٨١
Fe kul hel leke ilâ en tezekkâ.
(18,19) Sonra de ki: “Arınmaya var mısın? Ve de seni Rabbine kılavuzlayayım da O'na saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duyasın!”— Hakkı Yılmaz
79:18
19
وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ ٩١
Ve ehdiyeke ilâ rabbike fe tahşâ.
(18,19) Sonra de ki: “Arınmaya var mısın? Ve de seni Rabbine kılavuzlayayım da O'na saygıyla, sevgiyle, bilgiyle ürperti duyasın!”— Hakkı Yılmaz
79:19
20
فَاَرٰيهُ الْاٰيَةَ الْـكُبْرٰىۘ ٠٢
Fe erâhul âyetel kubrâ.
Sonra da Mûsâ, Firavun'a o en büyük alâmeti/göstergeyi gösterdi.— Hakkı Yılmaz
79:20
21
فَـكَذَّبَ وَعَصٰىۘ ١٢
Fe kezzebe ve asâ.
(21-24) Sonra da Firavun, yalanladı ve karşı geldi. Sonra çabucak arka döndü. Sonra toplayıp seslendi de: “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” dedi.— Hakkı Yılmaz
79:21
22
ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ ٢٢
Summe edbere yes’â.
(21-24) Sonra da Firavun, yalanladı ve karşı geldi. Sonra çabucak arka döndü. Sonra toplayıp seslendi de: “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” dedi.— Hakkı Yılmaz
79:22
23
فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ ٣٢
Fehaşere fe nâdâ.
(21-24) Sonra da Firavun, yalanladı ve karşı geldi. Sonra çabucak arka döndü. Sonra toplayıp seslendi de: “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” dedi.— Hakkı Yılmaz
79:23
24
فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ ٤٢
Fe kâle ene rabbukumul a’lâ.
(21-24) Sonra da Firavun, yalanladı ve karşı geldi. Sonra çabucak arka döndü. Sonra toplayıp seslendi de: “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” dedi.— Hakkı Yılmaz
79:24
25
فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ ٥٢
Fe ehazehullâhu nekâlel âhıreti vel ûlâ.
Allah da, dünya ve âhiret azabıyla yakalayıverdi.— Hakkı Yılmaz
79:25
26
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟ ٦٢
İnne fî zâlike le ıbreten li men yahşâ.
şüphesiz bunda; “o gün, kişinin iki gücünün/mal ve çevresinin ne takdim ettiğine bakıp/yaptıklarıyla yüz yüze gelip ve kâfir; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kişinin, ‘Ah ne olaydı, ben bir toprak olsaydım’ demesinde”, saygıyla, sevgiyle bilgiyle ürperti duyacak kimseler için bir ibret vardır.— Hakkı Yılmaz
79:26
27
ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقاً اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠ ٧٢
E entum eşeddu halkan emis semâ’(semâu), benâhâ.
(27-33) Oluşturuluşça siz mi daha çetinsiniz yoksa gök mü? Göğü, Allah yaptı; boyunu yükseltti, sonra da onu düzene koydu, gecesini kararttı ve ışığın parlaklığını çıkarttı. Ve ondan sonra, sizin ve hayvanlarınız için bir yararlanma olmak üzere yeryüzünü döşedi/ yeryüzünden suyunu ve otlağını çıkardı, dağları da demirledi/sağlam bir şekilde yerleştirdi.— Hakkı Yılmaz
79:27
28
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ ٨٢
Refea semkehâ fe sevvâhâ.
(27-33) Oluşturuluşça siz mi daha çetinsiniz yoksa gök mü? Göğü, Allah yaptı; boyunu yükseltti, sonra da onu düzene koydu, gecesini kararttı ve ışığın parlaklığını çıkarttı. Ve ondan sonra, sizin ve hayvanlarınız için bir yararlanma olmak üzere yeryüzünü döşedi/ yeryüzünden suyunu ve otlağını çıkardı, dağları da demirledi/sağlam bir şekilde yerleştirdi.— Hakkı Yılmaz
79:28
29
وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ ٩٢
Ve agtaşe leylehâ ve ahrece duhâhâ.
(27-33) Oluşturuluşça siz mi daha çetinsiniz yoksa gök mü? Göğü, Allah yaptı; boyunu yükseltti, sonra da onu düzene koydu, gecesini kararttı ve ışığın parlaklığını çıkarttı. Ve ondan sonra, sizin ve hayvanlarınız için bir yararlanma olmak üzere yeryüzünü döşedi/ yeryüzünden suyunu ve otlağını çıkardı, dağları da demirledi/sağlam bir şekilde yerleştirdi.— Hakkı Yılmaz
79:29
30
وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ ٠٣
Vel arda ba’de zâlike dehâhâ.
(27-33) Oluşturuluşça siz mi daha çetinsiniz yoksa gök mü? Göğü, Allah yaptı; boyunu yükseltti, sonra da onu düzene koydu, gecesini kararttı ve ışığın parlaklığını çıkarttı. Ve ondan sonra, sizin ve hayvanlarınız için bir yararlanma olmak üzere yeryüzünü döşedi/ yeryüzünden suyunu ve otlağını çıkardı, dağları da demirledi/sağlam bir şekilde yerleştirdi.— Hakkı Yılmaz
79:30
Yükleniyor...
Naziat
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle