وَاذْكُرْ اَخَا عَادٍۜ اِذْ اَنْذَرَ قَوْمَهُ بِالْاَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ النُّذُرُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ٓ اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ ١٢
Vezkur ehâ âd(âdin), iz enzere kavmehu bil ahkâfi ve kad haletin nuzuru min beyni yedeyhi ve min halfihî ellâ ta’budû illâllâh(illâllâhe), innî ehâfu aleykum azâbe yevmin azîm(azîmin).
Âd kavminin kardeşleri durumunda olan, Hûd peygamberi de hatırla, hani O, kum tepeleri arasında yaşamış olan halkını uyarmıştı. Gerçekten ondan önce de, sonra da birçok uyarıcılar gelip geçmişti ve hepsi de ancak, Allah'a kulluk edin diye korkutmuşlardı. Hûd da aynen öyle söylemiş ve şüphe yok ki ben, o pek büyük bir günün azabına uğrayacağınızdan korkuyorum, demişti.— A.Parlıyan