Hakka 52 Ayet Mekke · الحاقة
69

Hakka

Gerçekleşen · Mekke
69
Gerçekleşen · Mekke
الحاقة
52
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
اَلْحَٓاقَّةُۙ ١
El hâkkah(hâkkatu).
(Gerçekleşecek) Kıyamet!— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Elbette gerçekleşecek olan 2- Nedir o muhakkak gerçekleşecek olan 3- O gerçekleşecek olanı sana bildiren nedir? Surenin çoğunluğunu, kıyamet sahneleri ve olayları oluşturuyor. Diğer yandan sure kıyametin adıyla başlamakta ve onunla adlandırılmaktadır. Önceden değindiğimiz gibi, o hem anlamı ve he...

69:1
2
مَا الْحَٓاقَّةُۚ ٢
Mel hâkkah(hâkkatu).
Nedir, o Kıyamet?— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Elbette gerçekleşecek olan 2- Nedir o muhakkak gerçekleşecek olan 3- O gerçekleşecek olanı sana bildiren nedir? Surenin çoğunluğunu, kıyamet sahneleri ve olayları oluşturuyor. Diğer yandan sure kıyametin adıyla başlamakta ve onunla adlandırılmaktadır. Önceden değindiğimiz gibi, o hem anlamı ve he...

69:2
3
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ ٣
Ve mâ edrâke mel hâkkah(hâkkatu).
Gerçekleşenin (Kıyametin) ne olduğunu sen nerden bileceksin?— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Elbette gerçekleşecek olan 2- Nedir o muhakkak gerçekleşecek olan 3- O gerçekleşecek olanı sana bildiren nedir? Surenin çoğunluğunu, kıyamet sahneleri ve olayları oluşturuyor. Diğer yandan sure kıyametin adıyla başlamakta ve onunla adlandırılmaktadır. Önceden değindiğimiz gibi, o hem anlamı ve he...

69:3
4
كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ ٤
Kezzebet semûdu ve âdun bil kâriah(kâriati).
Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

4- Semûd ve Âd, mutlaka patlak verecek olan kıyameti yalan saydılar. 5- Böylece Semûd korkunç bir sesle yıkıma uğratıldı. 6- Âd'a gelince onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile yıkıma uğratıldı. 7- Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin onların üzerine musallat etti. Öyle ki, o kavmi...

69:4
5
فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ ٥
Fe emmâ semûdu fe uhlikû bit tâgıyeh(tâgıyeti).
Semûd kavmi korkunç bir sesle yok edildi.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

4- Semûd ve Âd, mutlaka patlak verecek olan kıyameti yalan saydılar. 5- Böylece Semûd korkunç bir sesle yıkıma uğratıldı. 6- Âd'a gelince onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile yıkıma uğratıldı. 7- Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin onların üzerine musallat etti. Öyle ki, o kavmi...

69:5
6
وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِر۪يحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۙ ٦
Ve emmâ âdun fe uhlikû bi rîhın sarsarin âtiyeh(âtîyetin).
Âd kavmi ise gürültülü ve azgın bir fırtına ile yok edildiler.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

4- Semûd ve Âd, mutlaka patlak verecek olan kıyameti yalan saydılar. 5- Böylece Semûd korkunç bir sesle yıkıma uğratıldı. 6- Âd'a gelince onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile yıkıma uğratıldı. 7- Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin onların üzerine musallat etti. Öyle ki, o kavmi...

69:6
7
سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ اَيَّامٍۙ حُسُوماً فَتَرَى الْقَوْمَ ف۪يهَا صَرْعٰىۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۚ ٧
Sehharehâ aleyhim seb’a leyâlin ve semâniyete eyyâmin husûmen fe terel kavme fîhâ sar’â ke ennehum a’câzu nahlin hâviyeh(hâviyetin).
Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

4- Semûd ve Âd, mutlaka patlak verecek olan kıyameti yalan saydılar. 5- Böylece Semûd korkunç bir sesle yıkıma uğratıldı. 6- Âd'a gelince onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile yıkıma uğratıldı. 7- Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin onların üzerine musallat etti. Öyle ki, o kavmi...

69:7
8
فَهَلْ تَرٰى لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ ٨
Fe hel terâ lehum min bâkıyeh(bâkıyetin).
Bak şimdi görebilir misin onlardan bir kalıntı?— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

4- Semûd ve Âd, mutlaka patlak verecek olan kıyameti yalan saydılar. 5- Böylece Semûd korkunç bir sesle yıkıma uğratıldı. 6- Âd'a gelince onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile yıkıma uğratıldı. 7- Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin onların üzerine musallat etti. Öyle ki, o kavmi...

69:8
9
وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ ٩
Ve câe fir’avnu ve men kablehu vel mu’tefikâtu bil hâtıeh(hâtıeti).
Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler de hep o hatayı işleyegeldiler.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

9- Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler o hata ile geldiler. 10- Böylece Rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı. Firavun Mısır'da yaşardı -sözü edilen Musa'nın çağdaşı olan Firavun- O'ndan öncekilerin ayrıntısına girilmiyor...

69:9
10
فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِيَةً ٠١
Fe asav resûle rabbihim fe ehazehum ahzeten râbiyeh(râbiyeten).
Hep Rablerinin elçilerine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

9- Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler o hata ile geldiler. 10- Böylece Rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı. Firavun Mısır'da yaşardı -sözü edilen Musa'nın çağdaşı olan Firavun- O'ndan öncekilerin ayrıntısına girilmiyor...

69:10
11
اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَٓاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِۙ ١١
İnnâ lemmâ tagal mâu hamelnâkum fîl câriyeh(câriyeti).
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

11- Sular kabarınca biz sizi akıp giden (gemide) taşıdık ki; 12- Onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulaklar onu bellesin. Taşan su ve azgın su üzerinde akıp giden gemi sahneleri surenin verdiği diğer sahneler ve çağrışımlarla uyum halindedir. Yine bunun gibi, "câriye" ve "vâiye"nin ses tonu da,...

69:11
12
لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَٓا اُذُنٌ وَاعِيَةٌ ٢١
Li nec’alehâ lekum tezkireten ve teıyehâ uzunun vâıyeh(vâıyetun).
Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

11- Sular kabarınca biz sizi akıp giden (gemide) taşıdık ki; 12- Onu size bir ibret yapalım ve belleyen kulaklar onu bellesin. Taşan su ve azgın su üzerinde akıp giden gemi sahneleri surenin verdiği diğer sahneler ve çağrışımlarla uyum halindedir. Yine bunun gibi, "câriye" ve "vâiye"nin ses tonu da,...

69:12
13
فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌۙ ٣١
Fe izâ nufiha fîs sûri nefhatun vâhıdeh(vâhıdetun).
Sûr'a bir tek üfleme üflendiği,— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- Sura birinci üfleme üflendiği, 14- Yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir çarpışla birbirlerine çarpıldığı zaman, 15- İşte o vak'a olmuştur. 16- Gök yarılmış, o gün o; zayıflamış sarkmıştır. 17- Melekler de onun kenarlarındadır. O gün Rabblerinin tahtını, bunların da üstünde sekiz (melek) taşı...

69:13
14
وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً ٤١
Ve humiletil ardu vel cibâlu fe dukketâ dekketen vâhıdeh(vâhıdeten).
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- Sura birinci üfleme üflendiği, 14- Yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir çarpışla birbirlerine çarpıldığı zaman, 15- İşte o vak'a olmuştur. 16- Gök yarılmış, o gün o; zayıflamış sarkmıştır. 17- Melekler de onun kenarlarındadır. O gün Rabblerinin tahtını, bunların da üstünde sekiz (melek) taşı...

69:14
15
فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ ٥١
Fe yevme izin vekaatil vâkıah(vâkıatu).
İşte o gün olacak olur.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- Sura birinci üfleme üflendiği, 14- Yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir çarpışla birbirlerine çarpıldığı zaman, 15- İşte o vak'a olmuştur. 16- Gök yarılmış, o gün o; zayıflamış sarkmıştır. 17- Melekler de onun kenarlarındadır. O gün Rabblerinin tahtını, bunların da üstünde sekiz (melek) taşı...

69:15
16
وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌۙ ٦١
Ven şakkatis semâu fe hiye yevme izin vâhiyeh(vâhiyetun).
O gün gök yarılmış, sarkmıştır.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- Sura birinci üfleme üflendiği, 14- Yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir çarpışla birbirlerine çarpıldığı zaman, 15- İşte o vak'a olmuştur. 16- Gök yarılmış, o gün o; zayıflamış sarkmıştır. 17- Melekler de onun kenarlarındadır. O gün Rabblerinin tahtını, bunların da üstünde sekiz (melek) taşı...

69:16
17
وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ ٧١
Vel meleku alâ ercâihâ, ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevme izin semâniyeh(semâniyetun).
Melekler de onun etrafındadır, O gün Rabbinin Arşını bunların da üstünde sekiz melek yüklenir.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- Sura birinci üfleme üflendiği, 14- Yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir çarpışla birbirlerine çarpıldığı zaman, 15- İşte o vak'a olmuştur. 16- Gök yarılmış, o gün o; zayıflamış sarkmıştır. 17- Melekler de onun kenarlarındadır. O gün Rabblerinin tahtını, bunların da üstünde sekiz (melek) taşı...

69:17
18
يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ ٨١
Yevme izin tu’radûne lâ tahfâ minkum hâfiyeh(hâfiyetun).
O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

18- O gün hesap için huzura alınırsınız. Hiç bir sırrınız gizli kalmaz. O gün her şey açığa çıkmıştır; cesed, nefis (ruh), insanın iç dünyası, çalışması, akıbeti her şeyi. Sırları örten örtülerin tümü düşmüş, nefis kabuğundan sıyrılmış, cesedler soyunmuş, gaybler dünyası seyre açılmıştır. İnsan; biç...

69:18
19
فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ ٩١
Fe emmâ men ûtiye kitâbehu bi yemînihî fe yekûlu hâumukreû kitâbiyeh.
Kitabı sağından verilen, «alın okuyun kitabımı..»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

19- Kitabı sağından verilen: "Alın kitabımı okuyun, 20- Ben hesabımın inceleneceğini sezmiştim" der. 21- Artık o memnun edici bir hayat içindedir. 22- Meyvelerin devşirilmesi kolaydır. 23- Yüksek bir bahçede ki, 24- Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyin için. Kitabın sağdan, solda...

69:19
20
اِنّ۪ي ظَنَنْتُ اَنّ۪ي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْۚ ٠٢
İnnî zanentu enniy mülâkın hısâbiyeh.
«Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim» der.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

19- Kitabı sağından verilen: "Alın kitabımı okuyun, 20- Ben hesabımın inceleneceğini sezmiştim" der. 21- Artık o memnun edici bir hayat içindedir. 22- Meyvelerin devşirilmesi kolaydır. 23- Yüksek bir bahçede ki, 24- Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyin için. Kitabın sağdan, solda...

69:20
21
فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۙ ١٢
Fe huve fî îşetin râdıyeh(râdıyetin).
Artık o hoşnut bir hayattadır.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

19- Kitabı sağından verilen: "Alın kitabımı okuyun, 20- Ben hesabımın inceleneceğini sezmiştim" der. 21- Artık o memnun edici bir hayat içindedir. 22- Meyvelerin devşirilmesi kolaydır. 23- Yüksek bir bahçede ki, 24- Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyin için. Kitabın sağdan, solda...

69:21
22
ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ ٢٢
Fî cennetin âliyeh(âliyetin).
Yüksek bir cennettedir.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

19- Kitabı sağından verilen: "Alın kitabımı okuyun, 20- Ben hesabımın inceleneceğini sezmiştim" der. 21- Artık o memnun edici bir hayat içindedir. 22- Meyvelerin devşirilmesi kolaydır. 23- Yüksek bir bahçede ki, 24- Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyin için. Kitabın sağdan, solda...

69:22
23
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ ٣٢
Kutûfuhâ dâniyeh(dâniyetun).
Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

19- Kitabı sağından verilen: "Alın kitabımı okuyun, 20- Ben hesabımın inceleneceğini sezmiştim" der. 21- Artık o memnun edici bir hayat içindedir. 22- Meyvelerin devşirilmesi kolaydır. 23- Yüksek bir bahçede ki, 24- Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyin için. Kitabın sağdan, solda...

69:23
24
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ ٤٢
Kulû veşrebû henîen bimâ esleftum fîl eyyâmil hâliyeh(hâliyeti).
«Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için.» (denir).— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

19- Kitabı sağından verilen: "Alın kitabımı okuyun, 20- Ben hesabımın inceleneceğini sezmiştim" der. 21- Artık o memnun edici bir hayat içindedir. 22- Meyvelerin devşirilmesi kolaydır. 23- Yüksek bir bahçede ki, 24- Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyin için. Kitabın sağdan, solda...

69:24
25
وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ ٥٢
Ve emmâ men ûtiye kitâbehu bi şimâlihî fe yekûlu yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh.
Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: «Keşke kitabım verilmeseydi de,— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

25- Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke bana kitabım verilmeseydi, 26- Şu hesabımı hiç görmemiş olsaydım! 27- Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı! 28- Malım bana hiçbir fayda vermedi, 29- Gücüm benden yok olup gitti." "Kitabı sol tarafından verilene gelince"; kötülükleri ile yakalanacağ...

69:25
26
وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ ٦٢
Ve lem edri mâ hısâbiyeh.
Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

25- Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke bana kitabım verilmeseydi, 26- Şu hesabımı hiç görmemiş olsaydım! 27- Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı! 28- Malım bana hiçbir fayda vermedi, 29- Gücüm benden yok olup gitti." "Kitabı sol tarafından verilene gelince"; kötülükleri ile yakalanacağ...

69:26
27
يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ ٧٢
Yâ leytehâ kânetil kâdiyeh(kâdiyete).
Ne olurdu o ölüm, iş bitirici olsaydı.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

25- Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke bana kitabım verilmeseydi, 26- Şu hesabımı hiç görmemiş olsaydım! 27- Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı! 28- Malım bana hiçbir fayda vermedi, 29- Gücüm benden yok olup gitti." "Kitabı sol tarafından verilene gelince"; kötülükleri ile yakalanacağ...

69:27
28
مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ ٨٢
Mâ agnâ annî mâliyeh.
Malım bana hiç fayda vermedi.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

25- Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke bana kitabım verilmeseydi, 26- Şu hesabımı hiç görmemiş olsaydım! 27- Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı! 28- Malım bana hiçbir fayda vermedi, 29- Gücüm benden yok olup gitti." "Kitabı sol tarafından verilene gelince"; kötülükleri ile yakalanacağ...

69:28
29
هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ ٩٢
Heleke annî sultâniyeh.
Gücüm de benden yok olup gitti.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

25- Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke bana kitabım verilmeseydi, 26- Şu hesabımı hiç görmemiş olsaydım! 27- Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı! 28- Malım bana hiçbir fayda vermedi, 29- Gücüm benden yok olup gitti." "Kitabı sol tarafından verilene gelince"; kötülükleri ile yakalanacağ...

69:29
30
خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ ٠٣
Huzûhu fe gullûh(gullûhu).
(Zebanilere şöyle denir): «Onu yakalayın da bağlayın.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

30- Tutun onu, bağlayın onu, 31- Sonra cehenneme sallayın onu. 32- Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu! Ne ürperti salan ürkünçlük! Ne öldürücü korku! Ne bâriz güçlülük! "Tutun onu". Bir emir ki, yüceler yücesinden geliyor. Dolayısıyla tüm varlık hemen; bu zayıf, küçük, zavallıya karş...

69:30
Yükleniyor...
Hakka
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 286 ayet البقرة 3 Al-i İmran 200 ayet آل عمران 4 Nisa 176 ayet النساء 5 Maide 120 ayet المائدة 6 Enam 165 ayet الأنعام 7 Araf 206 ayet الأعراف 8 Enfal 75 ayet الأنفال 9 Tevbe 129 ayet التوبة 10 Yunus 109 ayet يونس 11 Hud 123 ayet هود 12 Yusuf 111 ayet يوسف 13 Rad 43 ayet الرعد 14 İbrahim 52 ayet ابراهيم 15 Hicr 99 ayet الحجر 16 Nahl 128 ayet النحل 17 İsra 111 ayet الإسراء 18 Kehf 110 ayet الكهف 19 Meryem 98 ayet مريم 20 Ta Ha 135 ayet طه 21 Enbiya 112 ayet الأنبياء 22 Hac 78 ayet الحج 23 Müminun 118 ayet المؤمنون 24 Nur 64 ayet النور 25 Furkan 77 ayet الفرقان 26 Şuara 227 ayet الشعراء 27 Neml 93 ayet النمل 28 Kasas 88 ayet القصص 29 Ankebut 69 ayet العنكبوت 30 Rum 60 ayet الروم 31 Lokman 34 ayet لقمان 32 Secde 30 ayet السجدة 33 Ahzab 73 ayet الأحزاب 34 Sebe 54 ayet سبإ 35 Fatır 45 ayet فاطر 36 Yasin 83 ayet يس 37 Saffat 182 ayet الصافات 38 Sad 88 ayet ص 39 Zümer 75 ayet الزمر 40 Mümin 85 ayet غافر 41 Fussilet 54 ayet فصلت 42 Şura 53 ayet الشورى 43 Zuhruf 89 ayet الزخرف 44 Duhan 59 ayet الدخان 45 Casiye 37 ayet الجاثية 46 Ahkaf 35 ayet الأحقاف 47 Muhammed 38 ayet محمد 48 Fetih 29 ayet الفتح 49 Hucurat 18 ayet الحجرات 50 Kaf 45 ayet ق 51 Zariyat 60 ayet الذاريات 52 Tur 49 ayet الطور 53 Necm 62 ayet النجم 54 Kamer 55 ayet القمر 55 Rahman 78 ayet الرحمن 56 Vakıa 96 ayet الواقعة 57 Hadıd 29 ayet الحديد 58 Mücadele 22 ayet المجادلة 59 Haşr 24 ayet الحشر 60 Mümtehine 13 ayet الممتحنة 61 Saf 14 ayet الصف 62 Cuma 11 ayet الجمعة 63 Münafikun 11 ayet المنافقون 64 Tegabun 18 ayet التغابن 65 Talak 12 ayet الطلاق 66 Tahrim 12 ayet التحريم 67 Mülk 30 ayet الملك 68 Kalem 52 ayet القلم 69 Hakka 52 ayet الحاقة 70 Mearic 44 ayet المعارج 71 Nuh 28 ayet نوح 72 Cin 28 ayet الجن 73 Müzzemmil 20 ayet المزمل 74 Müddessir 56 ayet المدثر 75 Kıyame 40 ayet القيامة 76 İnsan 31 ayet الانسان 77 Mürselat 50 ayet المرسلات 78 Nebe 40 ayet النبإ 79 Naziat 46 ayet النازعات 80 Abese 42 ayet عبس 81 Tekvir 29 ayet التكوير 82 İnfitar 19 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 36 ayet المطففين 84 İnşikak 25 ayet الإنشقاق 85 Büruc 22 ayet البروج 86 Tarık 17 ayet الطارق 87 Ala 19 ayet الأعلى 88 Gaşiye 26 ayet الغاشية 89 Fecr 30 ayet الفجر 90 Beled 20 ayet البلد 91 Şems 15 ayet الشمس 92 Leyl 21 ayet الليل 93 Duha 11 ayet الضحى 94 İnşirah 8 ayet الشرح 95 Tin 8 ayet التين 96 Alak 19 ayet العلق 97 Kadir 5 ayet القدر 98 Beyyine 8 ayet البينة 99 Zilzal 8 ayet الزلزلة 100 Adiyat 11 ayet العاديات 101 Karia 11 ayet القارعة 102 Tekasür 8 ayet التكاثر 103 Asr 3 ayet العصر 104 Hümeze 9 ayet الهمزة 105 Fil 5 ayet الفيل 106 Kureyş 4 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 3 ayet الكوثر 109 Kafirun 6 ayet الكافرون 110 Nasr 3 ayet النصر 111 Tebbet 5 ayet المسد 112 İhlas 4 ayet الإخلاص 113 Felak 5 ayet الفلق 114 Nas 6 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle