وَقَالُوا لَوْ شَٓاءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنَاهُمْۜ مَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۗ اِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَۜ ٠٢
Ve kâlû lev şâer rahmânu mâ abednâhum, mâ lehum bi zâlike min ilmin in hum illâ yahrusûn(yahrusûne).
Bir de utanmadan diyorlar ki: "Eğer Rahman dileseydi uydurduğumuz putlara kulluk etmez, onların yasalarına uymazdık." Böyle bir şeyi nasıl söylüyorsunuz? Size akıl, düşünme, hüküm verme hakkı verdik! Gerçekleri açıklayan ayetlerimizle uyardık! Daha ne istiyorsunuz? Sizi zorla mı yola getirelim? Sizi zorla mı Müslim yapalım? Bunu mu istiyorsunuz? Biz size özgürlük verdik! Dileyen inanır mükâfat kazanır, dileyen inkâr ederek cehenneme gider. Özgürlüğü niye verdiğimize dair hiçbir bilginiz yok! Siz kuru inadınızla sadece yalan uydurmaya devam ediyorsunuz.— M. Çoban