Yasin 83 Ayet 22. Cüz يس
36

Yasin

— Ya Sin
83 Ayet 22. Cüz
يس
36
Yasin
83 Ayet
يس
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1
يٰسٓۜ ١
Yâ sîn.
Yâsîn.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:1
2
وَالْقُرْاٰنِ الْحَك۪يمِۙ ٢
Vel kur’ânil hakîm(hakîmi).
(2-3) Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi verilmiş peygamberlerdensin.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:2
3
اِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۙ ٣
İnneke leminel murselîn(murselîne).
(2-3) Ey Muhammed! Hikmetli Kur'ân'a andolsun ki, sen risâlet görevi verilmiş peygamberlerdensin.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:3
4
عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۜ ٤
Alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
Dosdoğru bir yol üzerindesin.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:4
5
تَنْز۪يلَ الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ ٥
Tenzîlel azîzir rahîm(rahîmi).
(5-6) Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:5
6
لِتُنْذِرَ قَوْماً مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ ٦
Li tunzire kavmen mâ unzire âbâuhum fe hum gâfilûn(gâfilûne).
(5-6) Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah'ın indirdiği (Kur'ân) ile korkutasın.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:6
7
لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ٧
Lekad hakkal kavlu alâ ekserihim fe hum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:7
8
اِنَّا جَعَلْنَا ف۪ٓي اَعْنَاقِهِمْ اَغْلَالاً فَهِيَ اِلَى الْاَذْقَانِ فَهُمْ مُقْمَحُونَ ٨
İnnâ cealnâ fî a’nâkıhim aglâlen fe hiye ilel ezkâni fe hum mukmehûn(mukmehûne).
Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:8
9
وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَداًّ وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَداًّ فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ ٩
Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn(yubsırûne).
Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:9
10
وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ٠١
Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:10
11
اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِۚ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَر۪يمٍ ١١
İnnemâ tunziru menittebeaz zikre ve haşiyer rahmâne bil gayb(gaybi), fe beşşirhu bi magfiretin ve ecrin kerîm(kerîmin).
Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:11
12
اِنَّا نَحْنُ نُحْـيِ الْمَوْتٰى وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَاٰثَارَهُمْۜ وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ ف۪ٓي اِمَامٍ مُب۪ينٍ۟ ٢١
İnnâ nahnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemû ve âsârehum ve kulle şey’in ahsaynâhu fî imâmin mubîn(mubînin).
Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir «imam-ı mübin»de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

1- Yasin. 2- Hikmetli Kur'an'a andolsun. 3- Sen elbette gönderilmiş peygamberlerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde. 5- Bu Kur'an üstün ve çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. 6- O Kitap, sana, ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indir...

36:12
13
وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلاً اَصْحَابَ الْقَرْيَةِۢ اِذْ جَٓاءَهَا الْمُرْسَلُونَۚ ٣١
Vadrıb lehum meselen ashâbel karyeh(karyeti), iz câe hel murselûn(murselûne).
Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat. 14- Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de elçileri üçüncü biriyle destekledik. Onlar "biz size gönderilen elçileriz" dediler. 15- Kentliler dediler ki; "siz de bizim gibi insansınız. Rahman'da bir şey indirmemi...

36:13
14
اِذْ اَرْسَلْـنَٓا اِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُٓوا اِنَّٓا اِلَيْكُمْ مُرْسَلُونَ ٤١
İz erselnâ ileyhimusneyni fe kezzebûhumâ fe azzeznâ bi sâlisin fe kâlû innâ ileykum murselûn(murselûne).
Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: «Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz.» dediler.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat. 14- Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de elçileri üçüncü biriyle destekledik. Onlar "biz size gönderilen elçileriz" dediler. 15- Kentliler dediler ki; "siz de bizim gibi insansınız. Rahman'da bir şey indirmemi...

36:14
15
قَالُوا مَٓا اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۙ وَمَٓا اَنْزَلَ الرَّحْمٰنُ مِنْ شَيْءٍۙ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَكْذِبُونَ ٥١
Kâlû mâ entum illâ beşerun mislunâ ve mâ enzeler rahmânu min şey’in in entum illâ tekzibûn(tekzibûne).
Onlar da: «Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.» dediler.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat. 14- Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de elçileri üçüncü biriyle destekledik. Onlar "biz size gönderilen elçileriz" dediler. 15- Kentliler dediler ki; "siz de bizim gibi insansınız. Rahman'da bir şey indirmemi...

36:15
16
قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ ٦١
Kalû rabbunâ ya’lemu innâ ileykum le murselûn(murselûne).
Peygamberler dediler ki: «Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat. 14- Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de elçileri üçüncü biriyle destekledik. Onlar "biz size gönderilen elçileriz" dediler. 15- Kentliler dediler ki; "siz de bizim gibi insansınız. Rahman'da bir şey indirmemi...

36:16
17
وَمَا عَلَيْنَٓا اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ ٧١
Ve mâ aleynâ illel belâgul mubîn(mubînu).
«Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat. 14- Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de elçileri üçüncü biriyle destekledik. Onlar "biz size gönderilen elçileriz" dediler. 15- Kentliler dediler ki; "siz de bizim gibi insansınız. Rahman'da bir şey indirmemi...

36:17
18
قَالُٓوا اِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ ٨١
Kâlû innâ tetayyernâ bi kum, le in lem tentehû le nercumennekum ve le yemessennekum minnâ azâbun elîm(elîmun).
Onlar dediler ki: «Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat. 14- Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de elçileri üçüncü biriyle destekledik. Onlar "biz size gönderilen elçileriz" dediler. 15- Kentliler dediler ki; "siz de bizim gibi insansınız. Rahman'da bir şey indirmemi...

36:18
19
قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ ٩١
Kâlû tâirikum meakum, e in zukkirtum, bel entum kavmun musrifûn(musrifûne).
Peygamberler de şöyle cevap verdiler: «Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

13- İnsanlara, elçilerin geldiği şu kent halkını misal olarak anlat. 14- Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de elçileri üçüncü biriyle destekledik. Onlar "biz size gönderilen elçileriz" dediler. 15- Kentliler dediler ki; "siz de bizim gibi insansınız. Rahman'da bir şey indirmemi...

36:19
20
وَجَٓاءَ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ رَجُلٌ يَسْعٰى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَل۪ينَۙ ٠٢
Ve câe min aksal medîneti raculun yes’â kâle yâ kavmittebiûl murselîn(murselîne).
O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: «Ey kavmim! Uyun o elçilere!»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

20- Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun " dedi. 21- "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar. " 22- "Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Sizde O'na döndürüleceksiniz. " 23- "Onu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer rahman olan Allah ...

36:20
21
اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْراً وَهُمْ مُهْتَدُونَ ١٢
İttebiû men lâ yes’elukum ecren ve hum muhtedûn(muhtedûne).
«Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

20- Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun " dedi. 21- "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar. " 22- "Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Sizde O'na döndürüleceksiniz. " 23- "Onu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer rahman olan Allah ...

36:21
22
وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ٢٢
Ve mâ liye lâ a’budullezî fataranî ve ileyhi turceûn(turceûne).
«Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

20- Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun " dedi. 21- "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar. " 22- "Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Sizde O'na döndürüleceksiniz. " 23- "Onu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer rahman olan Allah ...

36:22
23
ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّ۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـٔاً وَلَا يُنْقِذُونِۚ ٣٢
E ettehızu min dûnihî âliheten in yuridnir rahmânu bi durrin lâ tugni annî şefâatuhum şey’en ve lâ yunkızûn(yunkızûni).
«Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

20- Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun " dedi. 21- "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar. " 22- "Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Sizde O'na döndürüleceksiniz. " 23- "Onu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer rahman olan Allah ...

36:23
24
اِنّ۪ٓي اِذاً لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ ٤٢
İnnî izen le fî dalâlin mubîn(mubînin).
«Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

20- Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun " dedi. 21- "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar. " 22- "Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Sizde O'na döndürüleceksiniz. " 23- "Onu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer rahman olan Allah ...

36:24
25
اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِۜ ٥٢
İnnî âmentu bi rabbikum fesmeûn(fesmeûni).
«Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

20- Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun " dedi. 21- "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar. " 22- "Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Sizde O'na döndürüleceksiniz. " 23- "Onu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer rahman olan Allah ...

36:25
26
ق۪يلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَۜ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْم۪ي يَعْلَمُونَۙ ٦٢
Kîled hulil cenneh(cennete), kâle yâ leyte kavmî ya’lemûn(ya’lemûne).
(Sonra ona) «haydi gir cennete!» denildi. O da dedi ki: «Ne olurdu kavmim bilseydi!»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

26- "O'na "cennete gir" denilince "Keşke kavmim bilseydi. " 27- "Rabb'imin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını" dedi. Dünya hayatı ile ahiret hayatı birbirine bitişiktir. Ölüm fani alemden ebedi aleme geçiş ve mü'mini yeryüzünün darlığından kurtarıp cennetin genişliğine ulaştıran...

36:26
27
بِمَا غَفَرَ ل۪ي رَبّ۪ي وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُكْرَم۪ينَ ٧٢
Bimâ gafere lî rabbî ve cealenî minel mukremîn(mukremîne).
«Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını.»— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

26- "O'na "cennete gir" denilince "Keşke kavmim bilseydi. " 27- "Rabb'imin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını" dedi. Dünya hayatı ile ahiret hayatı birbirine bitişiktir. Ölüm fani alemden ebedi aleme geçiş ve mü'mini yeryüzünün darlığından kurtarıp cennetin genişliğine ulaştıran...

36:27
28
وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ ٨٢
Ve mâ enzelnâ alâ kavmihî min ba’dihî min cundin mines semâi ve mâ kunnâ munzilîn(munzilîne).
Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

28- Ondan sonra, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, zaten indirecekte değildik. 29- "Sadece korkunç bir ses oldu, hemen sönüp gittiler. " Yüce Allah burada, onların durumlarının hakirliğini ve güçlerinin hiçliğini vurgulamak için, akıbetlerini uzun uzadıya anlatmıyor. Sadece bir tek çığlık...

36:28
29
اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ ٩٢
İn kânet illâ sayhaten vâhıdetenfe izâ hum hâmidûn(hâmidûne).
Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

28- Ondan sonra, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, zaten indirecekte değildik. 29- "Sadece korkunç bir ses oldu, hemen sönüp gittiler. " Yüce Allah burada, onların durumlarının hakirliğini ve güçlerinin hiçliğini vurgulamak için, akıbetlerini uzun uzadıya anlatmıyor. Sadece bir tek çığlık...

36:29
30
يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِۚ مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ ٠٣
Yâ hasreten alel ıbâd(ıbâdi), mâ ye’tîhim min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).
Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.— E.H.Yazır (S-2)
Tefsir — Seyyid Kutub

30- Yazık şu kullara! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı. 31- Görmediler mi kendilerinden önce nice nesilleri yok ettik. Onlar bir daha kendilerine dönüp gelmezler. 32- Hepsi toplandığı zaman huzurumuza getirileceklerdir. Bu ayetteki "Hasret" sözcüğü, çok zor bir durum karşısında in...

36:30
Yükleniyor...
Yasin
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle