Saffat 182 Ayet 23. Cüz الصافات
37

Saffat

— Saf Tutanlar
182 Ayet 23. Cüz
الصافات
37
Saffat
182 Ayet
الصافات
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
121
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ ١٢١
İnnâ kezâlike neczîl muhsinîn(muhsinîne).
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.— E.H.Yazır (S-2)
37:121
122
اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ٢٢١
İnne humâ min ibâdinel mû’minîn(mû’minîne).
Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.— E.H.Yazır (S-2)
37:122
123
وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ ٣٢١
Ve inne ilyâse le minel murselîn(murselîne).
Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.— E.H.Yazır (S-2)
37:123
124
اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَلَا تَتَّقُونَ ٤٢١
İz kâle li kavmihî e lâ tettekûn(tettekûne).
(124-126) Hani o kavmine: «Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da «Ba'l'e» (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?» dedi.— E.H.Yazır (S-2)
37:124
125
اَتَدْعُونَ بَعْلاً وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ ٥٢١
Eted’ûne ba’len ve tezerûne ahsenel hâlikîn(hâlikîne).
(124-126) Hani o kavmine: «Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da «Ba'l'e» (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?» dedi.— E.H.Yazır (S-2)
37:125
126
اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ ٦٢١
Allâhe rabbekum ve rabbe âbâikumul evvelîn(evvelîne).
(124-126) Hani o kavmine: «Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da «Ba'l'e» (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?» dedi.— E.H.Yazır (S-2)
37:126
127
فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ ٧٢١
Fe kezzebûhu fe inne hum le muhdarûn(muhdarûne).
Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.— E.H.Yazır (S-2)
37:127
128
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ ٨٢١
İllâ ibâdallâhil muhlasîn(muhlasîne).
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.— E.H.Yazır (S-2)
37:128
129
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ ٩٢١
Ve tereknâ aleyhi fîl âhirîn(âhirîne).
Ona da sonrakiler içinde şunu bıraktık:— E.H.Yazır (S-2)
37:129
130
سَلَامٌ عَلٰٓى اِلْ‌يَاس۪ينَ ٠٣١
Selâmun alâ ilyâsîn(ilyâsîne).
Selam olsun İlyâsîn'e.— E.H.Yazır (S-2)
37:130
131
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ ١٣١
İnnâ kezâlike neczîl muhsinîn(muhsinîne).
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.— E.H.Yazır (S-2)
37:131
132
اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ ٢٣١
İnnehu min ibâdinel mû’minîn(mû’minîne).
Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.— E.H.Yazır (S-2)
37:132
133
وَاِنَّ لُوطاً لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ ٣٣١
Ve inne lûtan le minel murselîn(murselîne).
Şüphesiz Lût da gönderilen peygamberlerdendir.— E.H.Yazır (S-2)
37:133
134
اِذْ نَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَـهُٓ اَجْمَع۪ينَۙ ٤٣١
İz necceynâhu ve ehlehû ecmaîn(ecmaîne).
Hani biz onu ve ailesinin tamamını kurtarmıştık.— E.H.Yazır (S-2)
37:134
135
اِلَّا عَجُوزاً فِي الْغَابِر۪ينَ ٥٣١
İllâ acûzen fîl gâbirîn(gâbirîne).
Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.— E.H.Yazır (S-2)
37:135
136
ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَر۪ينَ ٦٣١
Summe demmernel âharîn(âharîne).
Sonra diğerlerini helak etmiştik.— E.H.Yazır (S-2)
37:136
137
وَاِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِمْ مُصْبِح۪ينَۙ ٧٣١
Ve innekum le temurrûne aleyhim musbihîn(musbihîne).
(137-138) Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?— E.H.Yazır (S-2)
37:137
138
وَبِالَّيْلِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ۟ ٨٣١
Ve bil leyl(leyli), e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).
(137-138) Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?— E.H.Yazır (S-2)
37:138
139
وَاِنَّ يُونُسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ ٩٣١
Ve inne yûnuse le minel murselîn(murselîne).
Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.— E.H.Yazır (S-2)
37:139
140
اِذْ اَبَقَ اِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ ٠٤١
İz ebeka ilel fulkil meşhûn(meşhûni).
Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.— E.H.Yazır (S-2)
37:140
141
فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ الْمُدْحَض۪ينَۚ ١٤١
Fe sâheme fe kâne minel mudhadîn(mudhadîne).
(Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu.— E.H.Yazır (S-2)
37:141
142
فَالْتَقَمَهُ الْحُوتُ وَهُوَ مُل۪يمٌ ٢٤١
Feltekamehul hûtu ve huve mulîm(mulîmun).
Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.— E.H.Yazır (S-2)
37:142
143
فَلَوْلَٓا اَنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُسَبِّح۪ينَۙ ٣٤١
Fe lev lâ ennehu kâne minel musebbihîn(musebbihîne).
(143-144) Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.— E.H.Yazır (S-2)
37:143
144
لَلَبِثَ ف۪ي بَطْنِه۪ٓ اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ ٤٤١
Le lebise fî batnihî ila yevmi yub’asûn(yub’asûne).
(143-144) Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.— E.H.Yazır (S-2)
37:144
145
فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ سَق۪يمٌۚ ٥٤١
Fe nebeznâhu bil arâi ve huve sakîm(sakîmun).
Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık.— E.H.Yazır (S-2)
37:145
146
وَاَنْبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِنْ يَقْط۪ينٍۚ ٦٤١
Ve enbetnâ aleyhi şecereten min yaktîn(yaktînin).
Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.— E.H.Yazır (S-2)
37:146
147
وَاَرْسَلْنَاهُ اِلٰى مِائَةِ اَلْفٍ اَوْ يَز۪يدُونَۚ ٧٤١
Ve erselnâhu ilâ mieti elfin ev yezîdûn(yezidûne).
Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik.— E.H.Yazır (S-2)
37:147
148
فَاٰمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍۜ ٨٤١
Fe âmenû fe metta’nâhum ilâ hîn(hînin).
O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.— E.H.Yazır (S-2)
37:148
149
فَاسْتَفْتِهِمْ اَلِرَبِّكَ الْبَنَاتُ وَلَهُمُ الْبَنُونَۙ ٩٤١
Festeftihim e li rabbikel benâtu ve lehumul benûn(benûne).
Şimdi sor o seninkilere: «Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı?— E.H.Yazır (S-2)
37:149
150
اَمْ خَلَقْنَا الْمَلٰٓئِكَةَ اِنَاثاً وَهُمْ شَاهِدُونَ ٠٥١
Em halaknel melâikete inâsen ve hum şâhidûn(şâhidûne).
Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?»— E.H.Yazır (S-2)
37:150
Yükleniyor...
Saffat
. Ayet
Sureler
1 Fatiha 7 ayet الفاتحة 2 Bakara 7 ayet البقرة 3 Al-i İmran 7 ayet آل عمران 4 Nisa 7 ayet النساء 5 Maide 7 ayet المائدة 6 Enam 7 ayet الأنعام 7 Araf 7 ayet الأعراف 8 Enfal 7 ayet الأنفال 9 Tevbe 7 ayet التوبة 10 Yunus 7 ayet يونس 11 Hud 7 ayet هود 12 Yusuf 7 ayet يوسف 13 Rad 7 ayet الرعد 14 İbrahim 7 ayet ابراهيم 15 Hicr 7 ayet الحجر 16 Nahl 7 ayet النحل 17 İsra 7 ayet الإسراء 18 Kehf 7 ayet الكهف 19 Meryem 7 ayet مريم 20 Ta Ha 7 ayet طه 21 Enbiya 7 ayet الأنبياء 22 Hac 7 ayet الحج 23 Müminun 7 ayet المؤمنون 24 Nur 7 ayet النور 25 Furkan 7 ayet الفرقان 26 Şuara 7 ayet الشعراء 27 Neml 7 ayet النمل 28 Kasas 7 ayet القصص 29 Ankebut 7 ayet العنكبوت 30 Rum 7 ayet الروم 31 Lokman 7 ayet لقمان 32 Secde 7 ayet السجدة 33 Ahzab 7 ayet الأحزاب 34 Sebe 7 ayet سبإ 35 Fatır 7 ayet فاطر 36 Yasin 7 ayet يس 37 Saffat 7 ayet الصافات 38 Sad 7 ayet ص 39 Zümer 7 ayet الزمر 40 Mümin 7 ayet غافر 41 Fussilet 7 ayet فصلت 42 Şura 7 ayet الشورى 43 Zuhruf 7 ayet الزخرف 44 Duhan 7 ayet الدخان 45 Casiye 7 ayet الجاثية 46 Ahkaf 7 ayet الأحقاف 47 Muhammed 7 ayet محمد 48 Fetih 7 ayet الفتح 49 Hucurat 7 ayet الحجرات 50 Kaf 7 ayet ق 51 Zariyat 7 ayet الذاريات 52 Tur 7 ayet الطور 53 Necm 7 ayet النجم 54 Kamer 7 ayet القمر 55 Rahman 7 ayet الرحمن 56 Vakıa 7 ayet الواقعة 57 Hadıd 7 ayet الحديد 58 Mücadele 7 ayet المجادلة 59 Haşr 7 ayet الحشر 60 Mümtehine 7 ayet الممتحنة 61 Saf 7 ayet الصف 62 Cuma 7 ayet الجمعة 63 Münafikun 7 ayet المنافقون 64 Tegabun 7 ayet التغابن 65 Talak 7 ayet الطلاق 66 Tahrim 7 ayet التحريم 67 Mülk 7 ayet الملك 68 Kalem 7 ayet القلم 69 Hakka 7 ayet الحاقة 70 Mearic 7 ayet المعارج 71 Nuh 7 ayet نوح 72 Cin 7 ayet الجن 73 Müzzemmil 7 ayet المزمل 74 Müddessir 7 ayet المدثر 75 Kıyame 7 ayet القيامة 76 İnsan 7 ayet الانسان 77 Mürselat 7 ayet المرسلات 78 Nebe 7 ayet النبإ 79 Naziat 7 ayet النازعات 80 Abese 7 ayet عبس 81 Tekvir 7 ayet التكوير 82 İnfitar 7 ayet الإنفطار 83 Mutaffifın 7 ayet المطففين 84 İnşikak 7 ayet الإنشقاق 85 Büruc 7 ayet البروج 86 Tarık 7 ayet الطارق 87 Ala 7 ayet الأعل 88 Gaşiye 7 ayet الغاشية 89 Fecr 7 ayet الفجر 90 Beled 7 ayet البلد 91 Şems 7 ayet الشمس 92 Leyl 7 ayet الليل 93 Duha 7 ayet الضحى 94 İnşirah 7 ayet الشرح 95 Tin 7 ayet التين 96 Alak 7 ayet العلق 97 Kadir 7 ayet القدر 98 Beyyine 7 ayet البينة 99 Zilzal 7 ayet الزلزلة 100 Adiyat 7 ayet العاديات 101 Karia 7 ayet القارعة 102 Tekasür 7 ayet التكاثر 103 Asr 7 ayet التكاثر 104 Hümeze 7 ayet الهمزة 105 Fil 7 ayet الفيل 106 Kureyş 7 ayet قريش 107 Maun 7 ayet الماعون 108 Kevser 7 ayet الماعون 109 Kafirun 7 ayet الكافرون 110 Nasr 7 ayet النصر 111 Tebbet 7 ayet المسد 112 İhlas 7 ayet الإخلاص 113 Felak 7 ayet الفلق 114 Nas 7 ayet الناس
⚙ Okuma Ayarları
Görünüm
Meal & Tefsir
Ses & Diğer
Canlı Önizleme
ÖNİZLEME
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm.
Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O, Hay'dır, Kayyum'dur.
Arapça Boyutu
AA28px
Okunuş Boyutu
AA14px
Meal Boyutu
AA16px
Kelime Meali Boyutu
AA14px
Yabancı Dil Meali Boyutu
AA15px
Tefsir Boyutu
AA14px
Arapça Font Ailesi
Noto Naskh
Uthmani
Amiri
Lateef
Scheherazade
Reem Kufi
Noto Kufi
Kufam
Okunuşu göster
Okunuş kaynağı
Sayfa numarasını göster
Tema
☀ Açık
🌙 Koyu
📜 Sepia
⚙ Auto

Not Ekle