1
Yemin olsun şafak vaktine,
4
Ve bir sona doğru akıp giden geceye:
5
Bu yeminlerde, (kendisini doğruya götürüp, yanlışlardan men edecek bir) akla sahip olan için elbette çok sağlam bir teyit ve tasdik yatmakta değil midir?
6
Gör bak, Rabbin ne yaptı Âd (kavmine);
7
Yüksek, âbidemisal binalar diken çok güçlü İrem halkına –
8
Ki, o diyarda onların bir benzeri yaratılmamıştı;
9
Ve vadideki kayaları oyarak sağlam evler edinen Semûd (kavmine);
10
Ayrıca, çok sağlam kalelere sahip Firavun’a.
11
Bunların hepsi, (yaşadıkları) ülkelerde hep taşkınlık yaptılar;
12
Taşkınlıklarıyla, oralarda sürekli bozgunculuk çıkardılar.
13
Ve neticede Rabbin, üzerlerine azap kamçıları yağdırdı.
14
Gerçek şu ki, Rabbin, hep gözetlemededir (ve kullarını, verdiği nimetlerle sınamaktadır).
15
Ama insan, Rabbisi onu sınayıp da ona değer bahşettiği ve onu nimetleriyle perverde ettiği zaman, (acaba şükredecek mi diye sınandığını düşünmeden, kendisini o değer ve nimetlere lâyık bilip) “Rabbim bana ikramda bulundu!” der (ve sevinir).
16
Buna karşılık, (Rabbisi) kendisini sınayıp da nasibini daraltıverince, bu defa, (sabırla sınandığını ve sabrettiği takdirde karşılığını göreceğini düşünmeden, Allah’a adaletsizlik atfeder tarzda) “Rabbim beni zelil, perişan etti!” der.
17
Hayır, işin doğrusu şu ki, (ey insanlar,) siz yetime değer vermiyor ve ikramda bulunmuyorsunuz.
18
Yoksulu doyurmak konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
19
(Size veya başkalarına ait) mirası, helâl–haram demeden yiyorsunuz;
20
Ve malı pek çok seviyor ve yığdıkça yığıyorsunuz.
21
Hayır, yapmanız gereken asla bunlar değil! O zaman ki, yer üst üste sarsıntılarla toz–toprak haline gelir;
22
Rabbin, (kudret ve azametiyle perdesiz) tecelli eder ve melekler saf saf görünür;
23
O gün Cehennem bütün dehşetiyle getirilir ve yine o gün insan her şeyi hatırlayıp gerçeği anlar ama, artık bu anlamanın ona ne faydası olur ki!
24
“Keşke” der, “dünyada iken bu hayatım için hazırlık yapmış olsaydım!”
25
O gün Allah’ın edeceği azabı hiçbir kimse hiçbir zaman edemez;
26
O’nun vuracağı bağı kimse vuramaz.
27
“Ey (iman ve ibadetle, zikirle) doygunluğa ermiş nefis!
28
Dön Rabbine, sen O’ndan razı, O da senden razı olarak.
29
Katıl sen de (Bana kullukla en büyük şerefe ulaşmış) has kullarımın arasına!