Ana SayfaMealler › Ali Ünal

Ali Ünal

Bu mealle oku
Ali Ünal meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn; Kalem’e ve ehli kalemin onunla satır satır yazdığı yazılara yemin olsun ki:
A.Ünal 68:1
2
Rabbinin sana olan nimeti sayesinde sen asla bir deli değilsin.
A.Ünal 68:2
3
Elbette hesapsız ve hiç kesilmeyecek bir mükâfat vardır senin için.
A.Ünal 68:3
4
Çok yüce bir ahlâka sahipsin sen (ve o ahlâk temelinde hareket ediyorsun).
A.Ünal 68:4
5
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler,
A.Ünal 68:5
6
Gerçekten deliliğe maruz kimmiş.
A.Ünal 68:6
7
Senin Rabbin, evet O’dur en iyi bilen O’nun yolundan kimin sapıp gittiğini; yine en iyi O bilir kimlerin hidayeti tabiatları haline getirdiğini.
A.Ünal 68:7
8
Bu bakımdan, uyma o gerçeği yalanlayanlara.
A.Ünal 68:8
9
İsterler ki, sen inancından taviz vererek onlara yaranasın, onlar da mukabilinde sana yaranmak için bir şeyler yapsınlar.
A.Ünal 68:9
10
Uyma, (gerçeğe saygısızlık içinde) sürekli yemin edip duran her değersiz kişiye,
A.Ünal 68:10
11
Başkalarını aşağılayan, insanların şerefiyle oynayan, söz getirip götüren,
A.Ünal 68:11
12
Hayrın sürekli önünü kesen, davranışlarında hiç ölçü tanımayan, günaha dadanmış,
A.Ünal 68:12
13
Kaba, hoyrat ve zalim, bütün bunlara ek olarak fenalıkla damgalı;
A.Ünal 68:13
14
Malları ve çocukları var diye.
A.Ünal 68:14
15
Kendisine Allah’ın âyetleri okunup tebliğ edildiğinde, “Bunlar,” der, “eskilerin masalları!”
A.Ünal 68:15
16
Yakında burnunun üzerine (silinmez bir onursuzluk) damgası basacağız onun.
A.Ünal 68:16
17
(Malları ve çocuklarıyla gururlanıp davetimizi reddettikleri için kuraklıkla) sınayıp belâya düçar kıldık onları, tıpkı sınadığımız gibi o bahçe sahiplerini: Sabah olur olmaz bahçenin ürününü hasat edeceklerine dair yemin ettiler.
A.Ünal 68:17
18
Hiçbir istisnada bulunmadılar, (ne inşaallah diyerek Allah’ın meşietini hesaba kattılar, ne de muhtaçların payını düşündüler).
A.Ünal 68:18
19
Ama onlar uyurken Rabbi’nden gelen bir âfet bahçeyi kaplayıverdi.
A.Ünal 68:19
20
Kaplayıverdi de, bahçe siyah bir kül yığını haline geliverdi.
A.Ünal 68:20
21
Sabahleyin, olupbitenden habersiz birbirlerine seslendiler:
A.Ünal 68:21
22
“Haydin,” dediler, “madem hasat edeceksiniz, derhal ekininizin başına!”
A.Ünal 68:22
23
Hemen yola koyuldular, bir yandan da aralarında fısıldaşıyorlardı:
A.Ünal 68:23
24
“Aman ha,” diyorlardı, “bugün aranıza sakın bir yoksul sokulmasın!”
A.Ünal 68:24
25
(Yanlarına herhangi bir fakirin girmesine izin vermeme) kararlılığı içinde ve hasattan emin olarak yollarına devam ettiler.
A.Ünal 68:25
26
Ama bahçeyi görünce, “Biz,” dediler, “mutlaka yanlış yere geldik!
A.Ünal 68:26
27
“Hayır hayır, felâkete düçar olduk, mahsulümüz elden gitti!”
A.Ünal 68:27
28
İçlerinde insaflı olanı, “Ben size dememiş miydim?” dedi, “Allah’a tesbihte bulunmalı, (O’nun emirlerine itaat etmeli, kudretine, iradesine ortak olmaya kalkmamalı) değil misiniz?” (Zamanında böyle yapmadınız, hiç olmazsa şimdi yapın!)”
A.Ünal 68:28
29
“Seni tesbih ederiz Rabbimiz,” dediler, “(Her işte hüküm Sana aittir; Sen, asla haksızlık yapmazsın.) Doğrusu biz, (kendimizi müstağnî görmekle) zulmettik, kendimize de haksızlık ettik.”
A.Ünal 68:29
30
Karşılıklı kendilerini ve birbirlerini kınamaya durdular.
A.Ünal 68:30