1
O kaçınılmaz ve önlenemez hadise meydana geldiği zaman…?
2
Onun gerçekleşeceği gerçeğini inkâra mecal yoktur.
3
Bir hadise ki, kimini alçaltır, kimini yüceltir.
4
Yer şiddetle sarsıldığı,
5
Dağlar parçalanıp darmadağın edildiği
6
Ve uçuşan toz zerreleri haline geldiği,
7
Ve siz (ey şuurlu, sorumlu varlıklar,) üç gruba ayrıldığınız zaman.
8
(Amel defterlerini sağdan alacak) Ashabı yemîn (yümün ve bereket ehli) ki, nasıl da bir yümün ve bereket ehlidir onlar!
9
(Amel defterlerini soldan alacak) Ashabı şimâl (bedbahtlık ehli) ki, nasıl da bir bedbahtlık ehlidir onlar!
10
(İmanda, salih amelde, fazilette ve Allah’ın dinine hizmette) öncüler ki, ne öncüler! Onlar, (Allah’ın rahmetine nail olmada da) en önde olacaklardır.
11
Onlardır Allah’a en çok yaklaştırılanlar.
12
İçlerinde nimetlerin kaynadığı cennetlerde.
13
Çoğu, Allah’ın dinine herkesten önce girip omuz verenlerden;
14
Azı da, Din’e sonradan girip omuz veren nesillerden.
15
Mücevherlerle süslenmiş ve yan yana dizilmiş tahtlar üzerine kurulurlar;
16
Karşılıklı oturup, geriye yaslanırlar.
17
Etraflarında ebedîliğe ermiş çocuklar dolaşır,
18
Cennet şarabından doldurulmuş testiler, sürahiler ve kadehlerle;
19
–Bu şaraptan ötürü ne baş ağrısı çekerler, ne de sarhoş olurlar.–
20
Bir de, seçip arzu edecekleri her türlü meyvelerle;
21
Canlarının çektiği her türden kuş etleriyle.
22
Ve, gözleri eşsiz güzellikte pak hanımlar,
23
Sedeflerinde saklı inciler gibi,
24
(Dünyada) yaptıkları güzel işlere mükâfat olarak.
25
Orada ne bir boş, manâsız söz işitirler, ne de günaha girmelerine sebep olacak bir söz.
26
İşittikleri ancak selâm, arkasından yine selâmdır.
27
Ve Ashabı yemîn (yümün ve bereket ehli) ki, ne yümün ve bereket ehlidir onlar!
28
Etraflarında dikensiz, dal bastı kirazlar,
29
Ve dolgun salkımlarıyla muzlar,
30
Uzayıp giden gölgelerde,
Sonraki 30 ayet →