Ana SayfaMealler › Ali Ünal

Ali Ünal

Bu mealle oku
Ali Ünal meali ile okumaya başla
Duhan 1 / 59
1
HâMîm.
A.Ünal 44:1
2
Gerçekleri açıkça ortaya koyan bu apaçık Kitaba yemin olsun.
A.Ünal 44:2
3
Biz onu kutlu, bereket yüklü bir gecede indirdik; Biz, (baştan beri insanları gittikleri yol ve âkıbetleri konusunda) uyarmaktayız.
A.Ünal 44:3
4
O gecede, belli hikmetlere binaen (Allah tarafından) olmasına hükmedilmiş her bir iş belirlenir,
A.Ünal 44:4
5
Katımızdan buyrulacak bir emir olarak; Biz, (kâinatın ve bütün varlıkların hayatlarının devamı ve şuurlu varlıkların hidayeti için meleklerden ve insanlardan) sürekli elçiler göndermekteyiz,
A.Ünal 44:5
6
Rabbinden bir rahmet olarak –hiç şüphesiz O, Semî‘ (her şeyi hakkıyla işiten)dir, Alîm (her şeyi hakkıyla bilen)dir–
A.Ünal 44:6
7
Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan her şeyin Rabbidir, eğer (Elçimiz ve getirdiği Kitap hakkında) kesin bilgi ve itmi’nan peşinde iseniz.
A.Ünal 44:7
8
O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur; hayatı veren de ölümü veren de O’dur; sizin ve sizden önce geçen bütün atalarınızın da Rabbidir O.
A.Ünal 44:8
9
Fakat onlar, onulmaz bir şüphe içinde boğulmakta, oyun ve eğlence ile vakit geçirmektedirler.
A.Ünal 44:9
10
Bu bakımdan, göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle;
A.Ünal 44:10
11
Bütün insanları saracak bir duman. (Şöyle sızlanırlar o zaman:) “Acı bir azap bu.
A.Ünal 44:11
12
“Rabbimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır, biz artık iman etmiş bulunuyoruz.”
A.Ünal 44:12
13
Onlar nerede, düşünüp ders almak nerede? Onlara doğruluğu, peygamberliği besbelli ve gerçeği apaçık ortaya koyan bir rasûl geldi.
A.Ünal 44:13
14
Ama onlar, O’na sırt döndüler ve “Bu, başkalarının öğrettiği (ve onlardan öğrendiğini bize anlatan) biri, bir deli!” dediler.
A.Ünal 44:14
15
Haydi o azabı bir süreliğine kaldıralım; siz hemen eski halinize döner (ve tekrar aynı cezaya çarptırılır, en sonunda da ebedî azaba müstahak olursunuz),
A.Ünal 44:15
16
(Sizi) o en amansız ve karşı konulmaz bir güçle yakalayacağımız gün. Hiç şüphesiz Biz, hak ettiğiniz cezayı veririz.
A.Ünal 44:16
17
Onlardan önce Firavun’un halkını da imtihan ettik ve iptilâlara maruz bıraktık. Kendilerine çok değerli bir rasûl geldi;
A.Ünal 44:17
18
(Ve şu mesajı iletti:) “Allah’ın (köleleştirmiş bulunduğunuz) kullarını bırakın ve benimle gelmelerine müsaade edin. Ben, sizin için güvenilir bir elçiyim.
A.Ünal 44:18
19
“Ve (benim risaletimi inkâr edip, O’nun emrini yerine getirmemekle) Allah’a baş kaldırmayın. Çünkü ben, size apaçık, kesin bir delil, aklîmanevî bir güç ve yetkiyle geldim.
A.Ünal 44:19
20
“Beni taşlayıp öldürmek için girişebileceğiniz her teşebbüsten benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınırım.
A.Ünal 44:20
21
“Eğer bana inanmıyorsanız, o zaman bana ilişmeyin ve beni serbest bırakın.”
A.Ünal 44:21
22
Nihayet Musa Rabbisine, “Bunlar, hayatları günah hasadından ibaret suçlu bir topluluk! (Artık onları Sana havale ediyorum Rabbim!)” diye yalvardı.
A.Ünal 44:22
23
(Biz de kendisine şöyle emrettik:) “Kullarımla geceleyin yola çık; çünkü arkanızdan geleceklerdir.
A.Ünal 44:23
24
“(Şimdi de) denizi öyle ikiye yarılmış olarak bırak. (Sizi takip edenler,) haklarında boğulma hükmü verilmiş bir topluluktur.”
A.Ünal 44:24
25
(Firavun ve halkı) nice bahçeler, pınarlar ve çeşmeler bıraktılar geride;
A.Ünal 44:25
26
Ve nice çiftlikler ve nice güzel konaklar, büyük ve şerefli makamlar, mevkiler;
A.Ünal 44:26
27
Ve içinde zevk u safa sürdükleri daha başka nice nice nimetler.
A.Ünal 44:27
28
Ama sonunda olan oldu; (benzeri bütün nimetleri, onlardan olmayan) bir başka topluluğa, (İsrail Oğulları’na) bahşettik.
A.Ünal 44:28
29
Onlara gök de yer de ağlamadı; (azabı hak ettiklerinde) kendilerine mühlet tanınmadı ve göz de açtırılmadı.
A.Ünal 44:29
30
İsrail Oğulları’nı ise kurtardık o alçaltıcı işkencelerden,
A.Ünal 44:30