Ana SayfaMealler › Ali Ünal

Ali Ünal

Bu mealle oku
Ali Ünal meali ile okumaya başla
Secde 1 / 30
1
ElifLâmMîm.
A.Ünal 32:1
2
Bu Kitap –ki, kendisinde (baştan sonra hakikatler mecmuası olduğunda) hiçbir şüphe yoktur– kısım kısım Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmektedir.
A.Ünal 32:2
3
Böyleyken, (ey Rasûlüm, o müşrikler senin için) “O’nu kendisi uyduruyor mu?” diyorlar?! Bilakis o, gerçeğin ta kendisidir. Senden önce kendilerine herhangi bir uyarıcı gelmemiş bulunan bir halkı doğru yolu bulsunlar diye uyarman için sana Rabbin tarafından (gönderilmektedir).
A.Ünal 32:3
4
Allah O’dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındaki her şeyi altı günde yaratmış, sonra da Arş’a istiva buyurmuştur. Sizin O’ndan başka, ne işlerinizi kendisine bırakabileceğiniz, kendisine güvenip dayanabileceğiniz bir velîniz, sahibiniz, ne de O izin vermedikçe size herhangi bir hayır ulaştırabilecek aracı bir merciiniz vardır. Halâ düşünüp, gereğince hareket etmeyecek misiniz?
A.Ünal 32:4
5
O, bütün işleri gökten yere doğru düzenler, yönlendirir ve icra buyurur; sonra her iş, sizin günleriniz hesabıyla bin yıl tutan bir günde O’na yükselir.
A.Ünal 32:5
6
İşte O’dur gaybı ve şahadeti (duyu ötesini de, duyuların algı sahasına gireni de) bilen; Azîz (mutlak izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip) ve Rahîm (bütün yarattıklarına karşı hususî rahmet sahibi) olan.
A.Ünal 32:6
7
O, her şeyi en güzel şekilde yaratır; insanı ilk başta çamurdan yarattı (her insanı ana maddesi itibariyle yine çamurdan yaratmaktadır).
A.Ünal 32:7
8
Sonra onun üremesini, önemsiz bir sıvıdaki özlerin atılmasına bağladı.
A.Ünal 32:8
9
Sonra da ona, (döllendiği ana rahminde) en uygun, en dengeli şekli verdi ve Kendi Ruhu’ndan üfledi; ve sizin için işitme duyusu, gözler ve (kalbin merkezinde) iç idrak lâtifeleri var etti. Ne de az şükrediyorsunuz!
A.Ünal 32:9
10
Bir de, “Şimdi biz toprakta yok olup gittikten sonra, yani biz o zaman yeniden mi yaratılacağız?” diyorlar. Gerçek şu ki onlar, (aslında yeniden yaratılmayı imkânsız görüyor değiller,) fakat Rabbileriyle buluşmayı inkâr etmektedirler.
A.Ünal 32:10
11
De ki: “Sizi canınızı almakla vazifeli Ölüm Meleği vefat ettirecek, sonra da Rabbinizin huzuruna götürüleceksiniz.”
A.Ünal 32:11
12
(Âhiret’i inkâr eden ve) hayatları günah hasadından ibaret olan o suçluları, başlarını Rabbilerinin huzurunda utançtan eğerken bir görsen! Şöyle yalvarırlar: “Rabbimiz! Gözümüz açıldı, artık duyabiliyoruz da. Ne olur, bizi dünyaya tekrar gönder de, hep doğru, sağlam, yerinde ve ıslaha yönelik işler yapalım. Çünkü artık gerçeğe kesinlikle inanmış bulunuyoruz.”
A.Ünal 32:12
13
Eğer dilemiş olsaydık, her bir insanı ona has bir usûlle doğru yola yöneltirdik. Fakat (pek çokları küfrü tercih ettiklerinden,) Ben’den sâdır olan “Cehennem’i bütün cinlerden ve insanlardan (onu hak edenlerle) mutlaka dolduracağım.” hükmü kesinleşmiştir.
A.Ünal 32:13
14
“Siz nasıl şu içinde bulunduğunuz günkü buluşmayı hiç hatırlamak istemediniz ve ona karşı hep kayıtsız kaldıysanız, şimdi de tadın bakalım azabı. Bugün de Biz sizi hatırlamıyor ve isteklerinize karşı kayıtsız kalıyoruz. Dünyada iken işlediklerinizden dolayı hiç eksilmeyecek ve sonu gelmeyecek azabı tadın şimdi!”
A.Ünal 32:14
15
Bizim âyetlerimize ancak, (öğüt verme ve gerçeği anlatma münasebetiyle) o âyetler kendilerine okunduğunda, hatırlatıldığında hiçbir büyüklük duygusuna kapılmadan secdeye kapanan ve Rabbilerini hamd ile tesbih edenler inanır.
A.Ünal 32:15
16
Geceleyin yanları yataklardan uzaklaşır; bir yandan (celâlinden) endişe, öte yandan (rızasını) ümit ederek Rabbilerine yalvarırlar ve rızk olarak kendilerine her ne lütfetmişsek, onun bir miktarını (Allah rızası için ve kimseyi minnet altında koymadan ihtiyaç sahiplerine geçimlik olarak) verirler.
A.Ünal 32:16
17
Yaptıkları bütün bu makbul işler karşılığında onlar için göz ve gönül aydınlığı olarak hangi sürpriz nimetlerin saklı tutulduğunu kimse bilemez.
A.Ünal 32:17
18
Hâl böyle iken, mü’min olan kişi hiç fasık gibi olur mu? Bu ikisi, asla bir olamaz.
A.Ünal 32:18
19
İman edip, imanları istikametinde doğru, sağlam, yerinde ve ıslaha yönelik işler yapanlara, yaptıklarına karşılık Allah tarafından bir konukluk olarak barınma ve yerleşme cennetleri vardır.
A.Ünal 32:19
20
(İnanç ve davranışta) yoldan çıkmış olanlara (fasıklara) gelince, onların barınağı ise Ateş’tir. Her ne zaman oradan çıkmak isteseler geri içine itilirler ve kendilerine, “Tadın bakalım dünyada iken yalanladığınız Ateş’in azabını!” denir.
A.Ünal 32:20
21
Gittikleri yoldan dönerler mi diye, onlara bu büyük azaptan önce (dünyada) ondan daha hafif azap türlerinden mutlaka tattıracağız.
A.Ünal 32:21
22
Kendisine âyetlerimiz hatırlatılan ve onlarla öğüt verilen, fakat hemen arkasından onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Hayatları günah hasadından ibaret o inkârcı suçlulara yaptıklarının karşılığını mutlaka ödeteceğiz.
A.Ünal 32:22
23
Şurası bir gerçek ki, (nasıl sana Kur’ân’ı indiriyorsak,) nitekim Musa’ya da o Kitabı (Tevrat) vermiştik. Bu bakımdan, (Kur’ân’ın) sana (Rabbi’nden) ulaşmakta olduğu (ve Âhiret’te Rabbinle buluşacağın) konusunda nasıl senin hiçbir şüphen yoksa, (kimsenin de olmamalıdır). Musa’ya verdiğimiz o Kitabı İsrail Oğulları için dupduru bir hidayet kaynağı kılmıştık.
A.Ünal 32:23
24
Onlar şüphe götürmez bir kesinlikle âyetlerimize inandıktan sonra Kitaba uymakta sebat gösterdikleri ve (bu uğurda başlarına gelenlere) sabrettikleri sürece, içlerinde Bizim emrimizle insanlara doğru yolu gösteren imamlarönderler var ettik.
A.Ünal 32:24
25
(Ne var ki, bilâhare ihtilaflara düştüler.) İhtilâf edegeldikleri hususlarda Kıyamet Günü aralarındaki hükmünü elbette Rabbin verecektir.
A.Ünal 32:25
26
Kendilerinden önce, (harap olmuş) meskenleri arasında dolaştıkları nice nesilleri helâk etmiş olmamız, o (müşriklerin) hidayete ermeleri için yeterli değil midir? Onca helâkte hiç şüphesiz ibretler, mesajlar vardır. Halâ (o mesajlara ve kendilerine okunan Kitabın âyetlerine) kulak vermeyecekler mi?
A.Ünal 32:26
27
Hiç görüp dikkat etmezler mi ki, Biz otsuz, kır araziye suyu sevkediyor ve o suyun sayesinde hayvanlarına ve kendilerine yiyecek olarak ekinler bitiriyoruz. Artık gözleri açılmalı, gerçeği görüp idrak etmeli değiller mi?
A.Ünal 32:27
28
Ama onlar, “İddialarınızda, tehditlerinizde doğru ve samimi iseniz, sözünü edip durduğunuz şu her şeyin ayan–beyan ortaya çıkacağı gün ne zaman?” diyorlar.
A.Ünal 32:28
29
De ki: “Her şeyin ortaya çıkacağı o gün, küfredenlere mecbur kalacakları iman ikrarı hiçbir fayda vermeyecek, kendilerine artık daha fazla mühlet de tanınmayacaktır.”
A.Ünal 32:29
30
Dolayısıyla (ey Rasûlüm,) sen onlara aldırma ve bırak onları kendi hallerine. Nasıl onlar (öyle bir günü fakat senin helâkin için) bekliyorlarsa, sen de bekle (ve gör bak Rabbin ne yapacak)!
A.Ünal 32:30
Secde suresi tamamlandı