Ana SayfaMealler › Ali Ünal

Ali Ünal

Bu mealle oku
Ali Ünal meali ile okumaya başla
Şuara 1 / 227
1
TâSînMîm.
A.Ünal 26:1
2
(Sûre’ye dahil olarak gelecek bütün) bu sözler, gerçeği açıklayan ve Hak’tan geldiği apaçık ortada olan Kitab’ın âyetleridir.
A.Ünal 26:2
3
Öyle görünüyor ki, o insanlar iman etmiyorlar diye üzüntüden neredeyse kendini helâk edeceksin.
A.Ünal 26:3
4
Eğer dilemiş olsak, üzerlerine gökten öyle bir delil (mucize) indiririz ki, onun karşısında ister istemez boyun büker ve inanmak zorunda kalırlar.
A.Ünal 26:4
5
Ne zaman kendilerine Rahmân’dan yeni bir öğüt, bir talimat ve ikaz gelse, mutlaka hoşnutsuzluk içinde ona arkalarını dönüp uzaklaşıyorlar.
A.Ünal 26:5
6
Hep böyle, inatla karşı çıkıp yalanladılar; ama alay edip durdukları şey gerçekte ne imiş, pek yakında öğreneceklerdir.
A.Ünal 26:6
7
Hiç yeryüzüne bakmazlar mı ki, orada çift çift nice güzel bitki bitiriyor, gün yüzüne nice yeni hayat çıkarıyoruz?
A.Ünal 26:7
8
Hiç kuşkusuz bunda bir delil, alınacak bir ders vardır. Buna rağmen onların çoğu, (o delile ve derse gözlerini, kulaklarını kapamakta ve) iman etmemektedirler.
A.Ünal 26:8
9
Fakat şüphesiz ki senin Rabbin, O’dur Azîz, O’dur Rahîm (izzet ve ululuk sahibi ve mutlak galip, izzetine dokunan her kim olursa olsun onu cezalandırmaya gücü yeten; özellikle iman edip Kendisine yönelen kullarına karşı da hususî rahmeti pek bol olan).
A.Ünal 26:9
10
Hani, Rabbin Musa’ya nida etmiş ve şöyle buyurmuştu: “O zalim topluluğa git.
A.Ünal 26:10
11
“Firavun’un halkına. Artık Bana saygı duyup, küfür ve isyandan, dolayısıyla azabımdan halâ sakınmayacaklar mı?”
A.Ünal 26:11
12
Musa, şöyle karşılık verdi: “Rabbim, korkarım ki beni yalanlarlar.
A.Ünal 26:12
13
“Benim de göksüm daralır ve gereken tahammül ve müsamahayı gösteremeyebilirim; dilim de tutulur (da, Mesajı’nı onun gerektirdiği fesahat ve selâsette anlatamayabilirim). Bu bakımdan ne olur, Harun’u da risaletle şereflendir!
A.Ünal 26:13
14
“Ayrıca, bana karşı bir de suçlamaları var, bu bakımdan, endişe ederim ki beni öldürürler de (vazifemi hakkıyla yapamayabilirim).
A.Ünal 26:14
15
“Asla!” buyurdu Allah: “(Sana hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Bununla birlikte, Harun’u da rasûl kıldım.) Şimdi siz, (destek olarak sana verdiğim ve daha da vereceğim) delillerimizle (mucizelerimizle) gidin. Elbette Biz de sizinle beraberiz ve olup bitecek her şeyin takipçisi olacağız.
A.Ünal 26:15
16
Gidin o Firavun’a ve şöyle deyin: “Biz, Âlemlerin Rabbi’nden bir mesajla gelmiş bulunuyoruz.
A.Ünal 26:16
17
“İsrail Oğulları’nı serbest bırakacaksın, bizimle gelecekler.”
A.Ünal 26:17
18
“Öyle mi?” dedi Firavun, “Biz seni daha bebekken alıp yetiştirmedik mi ve ömrünün pek çok yıllarını bizim yanımızda geçirmedin mi?
A.Ünal 26:18
19
“Sonra da bildiğin o fena işi yaptın ve artık ispat ettin ki, sen gerçekten bir nankörsün.”
A.Ünal 26:19
20
“Ben,” diye cevap verdi Musa, “evet o işi yaptım, ama bilmeden, farkına varmadan yaptım.
A.Ünal 26:20
21
“Sonra da, sizinle beraber bulunmaktan çekinip kaçtım. Neticede Rabbim bana her konuda doğru hüküm verme, doğru ile yanlışı ayırabilme kabiliyeti bahşetti ve beni elçilerinden kıldı.
A.Ünal 26:21
22
“Başıma kaktığın o iyilik (bebekken beni yetiştirmiş olmanız) ise, bir iyilik değil, İsrail Oğulları’nı köleleştirmiş olmandan dolayıydı.”
A.Ünal 26:22
23
Firavun, “Âlemlerin Rabbi de neyin nesi?” dedi.
A.Ünal 26:23
24
Musa cevap verdi: “Göklerin, yerin ve bu ikisi arasındaki her şeyin Rabbidir; eğer gerçeği anlama niyetinde iseniz, böyledir.”
A.Ünal 26:24
25
Firavun, çevresindekilere (alayı alaylı), “Ne dediğini işitiyorsunuz değil mi?” diye sordu.
A.Ünal 26:25
26
Musa, (aldırmadan, tartışmaya girmeden) devam etti: “O, sizin de Rabbinizdir, sizden önceki bütün atalarınızın da Rabbidir.”
A.Ünal 26:26
27
Firavun, (yine etrafındakilere dönerek): “Size gönderilen bu elçi var ya, gerçekten bir deli!” dedi.
A.Ünal 26:27
28
Musa, (yine aldırmadan) devam etti: “O, doğunun, batının ve bu ikisi arasında yer alan her şeyin de Rabbidir. Eğer gerçekten düşünüp akledebiliyorsanız, böyledir.”
A.Ünal 26:28
29
Firavun, tehdide başvurdu: “(Bak Musa,) eğer benden başka bir ilâh edinecek olursan, var ya, hiç şüphen olmasın ki seni zindana tıkarım.”
A.Ünal 26:29
30
Musa, “Sana (söylediklerimin doğruluğunu ispat eden) apaçık bir delille gelmiş olsam da mı?” diye karşılık verdi.
A.Ünal 26:30