Ana SayfaMealler › Ali Fikri Yavuz
AF

Ali Fikri Yavuz

Bu mealle oku
Ali Fikri Yavuz meali ile okumaya başla
İnsan 1 / 31
1
Gerçekten insan üzerine dehirden öyle bir zaman geçti ki, o vakit insan alınır, (insanlıkla tanınır) bir şey değildi.
A.F.Yavuz 76:1
2
Çünkü biz, insanı, (erkek ve dişi suları ile) karışık bir nutfeden yarattık; (üzerine mükellefiyyet yükliyerek) onu deneyeceğiz. Bunun için onu duygu ve görgü sahibi kıldık.
A.F.Yavuz 76:2
3
Doğrusu biz ona, gerçek yolu gösterdik; ister şükreden (mümin) olsun, ister nankörlük eden (kâfir)...
A.F.Yavuz 76:3
4
Çünkü biz, kâfirler için zincirler, bukağılar ve alevli bir ateş hazırladık.
A.F.Yavuz 76:4
5
Muhakkak ki iyi insanlar, (cennetde) katığı kâfûr olan (şarab) dolu bir kadehten içecekler.
A.F.Yavuz 76:5
6
(O şarabın katığı olan Kâfur) bir kaynaktır ki, ondan Allah’ın kulları içerler. İstedikleri yere onu kolayca akıtırlar.
A.F.Yavuz 76:6
7
(Cennetlik olan iyi insanlar, o kimselerdir ki, dünyada) adaklarını yerine getirirler; ve azabı salgın olan bir günden korkarlar.
A.F.Yavuz 76:7
8
Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirirler.
A.F.Yavuz 76:8
9
(Sonra onlara şöyle derler): “Size ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir hediye isteriz ne de bir teşekkür.
A.F.Yavuz 76:9
10
Çünkü biz Rabbimizden korkarız; bed çehreli, çatık suratlı bir günün azabından...
A.F.Yavuz 76:10
11
Allah da onları, o günün azabından korur ve kendilerine güzel bir yüz ve sevinç verir.
A.F.Yavuz 76:11
12
Sabırlarına karşılık da (içine girecekleri) bir cennet ve (giyecekleri) bir ipek ihsan eder.
A.F.Yavuz 76:12
13
Orada koltuklar üzerine dayanmış bir haldedirler. Orada ne bir güneş (rahatsızlığı) görürler, ne de soğuk...
A.F.Yavuz 76:13
14
(O cennetteki ağaçların) gölgeleri üzerlerine sarkmış, meyvaları da bol bol önlerine konmuştur.
A.F.Yavuz 76:14
15
Onlara (hizmet için) gümüşten billûr kaplar ve sürahilerle (etraflarında) dolaşılır.
A.F.Yavuz 76:15
16
Gümüşten billûrlar ki, (ehli cennet) onları türlü türlü biçime koymuşlardır.
A.F.Yavuz 76:16
17
Orada kendilerine, katığı zencefîl olan (cennet şarabından dolu) bir kadeh de içirilir.
A.F.Yavuz 76:17
18
(Zencefîl) cennetde bir kaynakdır ki, ona Selsebîl adı verilir.
A.F.Yavuz 76:18
19
(Cennet ehlinin) etraflarında (hizmet için) devamlı olarak taze çocuklar dolaşır ki, sen onları gördüğün zaman saçılmış inciler sanırsın.
A.F.Yavuz 76:19
20
Orada her nereye baksan, bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.
A.F.Yavuz 76:20
21
Üstlerinde, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır; ve gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri de onlara tertemiz bir şarab içirmiştir.
A.F.Yavuz 76:21
22
(Cennetliklere şöyle denir): İşte bu, sizin mükâfatınızdır. Ameliniz makbul olmuştur.
A.F.Yavuz 76:22
23
Gerçekten biz, Kur’an’ı sana ayet ayet indirdik.
A.F.Yavuz 76:23
24
O halde Rabbinin hükmüne sabret, (zafer sana erişecektir). O kâfirlerden hiç bir günahkâra, yahud bir nanköre boyun eğme.
A.F.Yavuz 76:24
25
Sabah akşam Rabbinin adını an, (sabah, öğle, ikindi namazlarını kıl).
A.F.Yavuz 76:25
26
Gecenin bir kısmında da O’na secde et, (akşam ile yatsı namazını kıl). Bir de geceleyin uzun bir müddet O’nu tesbih et, (teheccüd namazı kıl). denilir: Bunlar, hangi (dehşetli) güne ertelendiler!...
A.F.Yavuz 76:26
27
Çünkü bunlar (Mekke kâfirleri), peşin dünyayı severler ve önlerindeki (şiddeti) ağır bir günü bırakırlar. (Ahiretin azabından korkub da imana gelmezler).
A.F.Yavuz 76:27
28
Onları biz yarattık ve mafsallarını (birbirine) biz bağladık. Dilediğimiz zaman da (onları helâk eder) yerlerine kendileri gibi olanları getiririz.
A.F.Yavuz 76:28
29
Muhakkak ki bu Sûre, bir öğüddür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar; (O’na ibadet ederek rahmetine yaklaşır).
A.F.Yavuz 76:29
30
(Şunu da bilin ki,) Allah dilemeyince siz (hayır ve şerri) dileyemezsiniz. Çünkü Allah Alîm’dir= her şeyi bilir, Hakîm’dir= hikmet sahibidir;
A.F.Yavuz 76:30