Ana SayfaMealler › Ali Fikri Yavuz
AF

Ali Fikri Yavuz

Bu mealle oku
Ali Fikri Yavuz meali ile okumaya başla
Zariyat 1 / 60
1
O tozutub savuran rüzgârlara,
A.F.Yavuz 51:1
2
Arkasından ağır su taşıyan bulutlara,
A.F.Yavuz 51:2
3
Sonra kolayca akıb giden gemilere (veya bulutlara ve yıldızlara),
A.F.Yavuz 51:3
4
Sonra işleri (kullara) bölen meleklere yemin olsun ki:
A.F.Yavuz 51:4
5
Muhakkak size vaad olunanlar bir gerçektir;
A.F.Yavuz 51:5
6
Ve şübhesiz ki hesab vuku bulacaktır, (herkes amelinin karşılığını görecektir.)
A.F.Yavuz 51:6
7
O (yıldızlara ait) güzel yollara sahib sema hakkı için ki:
A.F.Yavuz 51:7
8
Muhakkak siz, (peygamber hakkında kâhin demekle) ihtilâflı bir sözde bulunuyorsunuz.
A.F.Yavuz 51:8
9
Peygamber ve Kur’an’dan çevrilen çevrilir.
A.F.Yavuz 51:9
10
Kahrolsun o yalancılar!...
A.F.Yavuz 51:10
11
Onlar, bir cehalet içinde bulunan gâfil kimselerdir.
A.F.Yavuz 51:11
12
Soruyorlar: Ne zaman o hesab günü?
A.F.Yavuz 51:12
13
O bir gündür ki, ateş üzerinde kavrulub yakılacaklar.
A.F.Yavuz 51:13
14
(Cehennemdeki melekler onlara şöyle derler): Tadın azabınızı. Bu (azab, dünyada iken) acele istediğiniz...
A.F.Yavuz 51:14
15
Gerçekten takvâ sahibleri, cennetlerde pınar başlarındadır.
A.F.Yavuz 51:15
16
Rablerinin kendilerine verdiğinden razı oldukları halde... Doğrusu onlar, bundan önce güzel amel işliyenlerdi.
A.F.Yavuz 51:16
17
Onlar geceden pek az (bir zaman) uyuyorlardı.
A.F.Yavuz 51:17
18
Sabahın erken vakitlerinde de hep istiğfar ederlerdi.
A.F.Yavuz 51:18
19
Onların mallarında dilencinin ve (ihtiyacını açıklayamayan) mahrumun bir hakkı vardır.
A.F.Yavuz 51:19
20
Arzda da gerçekten tasdik edenler için bir çok ibretler var.
A.F.Yavuz 51:20
21
Nefislerinizde de (hücrelerden vücud yapınıza kadar) bir çok alâmetler var (ki, hep Allah’ın kudretine ilmine, azamet ve iradesine delâlet ederler). Hâlâ görmiyecek misiniz?
A.F.Yavuz 51:21
22
Semada ise, (yağmur) rızkınız ve va’d olunduğunuz cennet vardır.
A.F.Yavuz 51:22
23
İşte o semânın ve yerin Rabbine yemin olsun ki, bu vaad olunan (cennet), sizin konuşmanız (sabit olduğu) gibi, muhakkak bir gerçektir.
A.F.Yavuz 51:23
24
(Ey Rasûlüm), sana geldi mi, İbrahîm’in ikram edilen misafirlerinin haberi?
A.F.Yavuz 51:24
25
Hani onlar, İbrahîm’in yanına varmışlardı da selâm vermişlerdi. O da (onlara karşılık olarak) selâm vermiş: “- (Bunlar) tanınmadık bir kavim.” demişti.
A.F.Yavuz 51:25
26
Hemen bir bahane ile ailesine giderek bir semiz dana (kesib etini) getirdi de,
A.F.Yavuz 51:26
27
Onu (yemek olarak) önlerine koydu. “-Yemeğe buyurmaz mısınız?” dedi. (Yemeğinden misafirlerin yemediğini görünce):
A.F.Yavuz 51:27
28
O vakit onlardan (İbrahim’in) içine bir korku düştü. Onlar: “korkma!” dediler ve onu çok bilgin bir oğul ile müjdelediler.
A.F.Yavuz 51:28
29
Bunun üzerine (İbrahîm’in) hanımı bir çığlık içinde döndü de elini yüzüne çarptı: “- Ben, kısır bir koca karıyım! (Nasıl çocuğum olabilir)” dedi.
A.F.Yavuz 51:29
30
Onlar dediler ki: “- İş, sana dediğimiz gibidir. Bunu Rabbin buyurdu. Şübhesiz ki O, Hakîm’dir, Alîm’dir.”
A.F.Yavuz 51:30