Ana SayfaMealler › Ali Fikri Yavuz
AF

Ali Fikri Yavuz

Bu mealle oku
Ali Fikri Yavuz meali ile okumaya başla
Yusuf 1 / 111
1
Elif, lâm, râ. Bunlar, hakkı açıklayan Kur’ân’ın âyetleridir.
A.F.Yavuz 12:1
2
Biz, bu kitabı anlayasınız diye, Arapça bir Kur’ân olarak indirdik.
A.F.Yavuz 12:2
3
Sana bu sûreyi vahyetmemizle, en güzel kıssayı sana anlatacağız. Halbuki sen, daha önce bundan asla haberdar değildin.
A.F.Yavuz 12:3
4
Bir vakit Yûsuf babasına (Yâkub Aleyhisselâma) şöyle demişti: “-Babacığım, ben, rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki, onlar, bana secde ediyorlar.”
A.F.Yavuz 12:4
5
Yûsuf’un babası dedi ki: “- Yavrum, rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra sana bir hile kurarlar (rüyayı tâbir ederler de, onbir yıldızın kendileri olduğunu, güneşin annelerine ve ayın babalarına delâlet eylediğini anlarlar ve hased ederler, sana fenalık yaparlar). Çünkü, Şeytan insana açık bir düşmandır.
A.F.Yavuz 12:5
6
İşte bu rüyan delâlet ettiği gibi, Rabbin seni seçecek ve sana rüya tâbirini öğretecektir. Bundan önce ataların İbrahim’e ve İshak’a, Allah nimetini tamamladığı gibi; hem sana, hem Yâkub ailesine de tamamlayacak. Gerçekten Rabbin Alîm’dir, Hâkim’dir.“
A.F.Yavuz 12:6
7
Şanım hakkı için, Yûsuf ve kardeşlerinin kıssasında, ibret arayanlar için çok alâmetler vardır.
A.F.Yavuz 12:7
8
Kardeşleri aralarında şöyle demişlerdi: “- Yûsuf ve (ana baba bir) kardeşi (Bünyamin), babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz, kuvvetli bir topluluğuz. Doğrusu babamız açıkça yanılmadadır.”
A.F.Yavuz 12:8
9
(içlerinden biri dedi ki: ) Yûsuf’u öldürün, yahud onu uzak bir yere atın ki, babanızın sevgisi yalnız size bağlı kalsın ve ondan sonra tevbe edip sâlih bir kavim olasınız.
A.F.Yavuz 12:9
10
İçlerinden bir söz sahibi de şöyle dedi: “- Yûsuf’u öldürmeyin de, bir kuyu dibine bırakın ki, bir yolcu kâfilesi onu yitik mal olarak alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın.”
A.F.Yavuz 12:10
11
Sonra babalarına dediler ki: “- ey babamız, sen bize Yûsuf’u neye inanmıyorsun? Doğrusu biz onun için hayır isteyicileriz.
A.F.Yavuz 12:11
12
Yarın, onu bizimle beraber (gezintiye) gönder de gezsin oynasın, muhakkak biz onun koruyucularıyız.”
A.F.Yavuz 12:12
13
Babaları dedi ki: “- Onu götürmeniz, cidden beni endişeye düşürür. Siz kendisinden habersiz bulunurken onu kurt yemesinden korkarım.”
A.F.Yavuz 12:13
14
Onlar: “-VAllahi, biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse, biz o halde çok ziyan çekeriz.” dediler.
A.F.Yavuz 12:14
15
Nihayet kardeşleri, Yûsuf’u alıp götürünce, onu kuyunun dibine koymaya karar verdiler. Biz de Yûsuf’a şöyle vahyettik: “- Muhakkak sen onlara, hiç farkında değillerken bu işlerini haber vereceksin.”
A.F.Yavuz 12:15
16
Kardeşleri, akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
A.F.Yavuz 12:16
17
Şöyle dediler: “- Ey babamız, biz gittik koşu yapıyorduk. Yûsuf’u da eşyamızın yanında bırakamıştık. Bir de gördük ki, onu kurt yemiş. Şimdi biz ne kadar doğru söylesek de, sen bize inanmazsın.”
A.F.Yavuz 12:17
18
Hem gömleğinin üzerinde yalan bir kan (lekesi) getirdiler. Babaları dedi ki: “- Hayır, nefisleriniz sizi aldatmış, böyle bir işe sürüklemiş. Artık benim işim güzel bir sabırdır. Söylediklerine karşı da, yardımına sığınılacak ancak Allah’dır.”
A.F.Yavuz 12:18
19
(Mısır’a gitmekte olan) bir yolcu kafilesi gelip sucularını kuyuya gönderdiler. Sucu kovasını sarkıttı, “ay müjde! bu bir erkek çocuk” dedi. Onu satıp ticaret yapmak için gizlediler. Allah ise, ne yapacaklarını biliyordu.
A.F.Yavuz 12:19
20
(Yûsuf’u takip eden kardeşleri işin farkına varınca, “bu bizim kaçak kölemizdir” diye) onu değersiz bir fiat ile, birkaç dirheme (kafileye) sattılar. (onu uzaklaştırmak için) hakkında rağbetsiz bulunuyorlardı. (Yûsuf’a kıymet biçmiyorlardı.)
A.F.Yavuz 12:20
21
Mısır halkından Yûsuf’u satın alan (vezir), karısına şöyle dedi: “- Bunun yerini iyi yap, kendisine güzel bak, umulur ki, bize bir faydası dokunur, yahut onu evlâd ediniriz.” İşte, Yûsuf’u böylece Mısır memleketine yerleştirdik ve ona rüyaların tâbirini öğrettik. Allah, emrinde galibdir, (iradesi geri çevrilemez) fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
A.F.Yavuz 12:21
22
Yûsuf tam kemal çağına ( veya yaşına) varınca, kendisine hikmet ve ilim verdik (ilimle amel, dinde de anlayış bahşettik). İşte biz, güzel iş yapanlara böyle mükâfat veririz.
A.F.Yavuz 12:22
23
Yûsuf’un bulunduğu evdeki kadın, Yûsuf’un kendisine yaklaşmasını istedi ve bütün kapıları kapadı: “- Haydi gel.” dedi. Yûsuf ise: “- Allah’a sığınırım. Doğrusu o (kocan) benim efendimdir, bana güzel bakmıştır. Gerçek budur ki, zalimler (zina yapanlar) kutulamazlar.” dedi.
A.F.Yavuz 12:23
24
Kadın, gerçekten ona niyyetlenmiş ve o da kadına niyyetlenmişti. Eğer Yûsuf, Rabbinin burhânını (ilâhî ihtar) görmemiş olsaydı, olacak olan olurdu. İşte biz, ondan fenalığı ve fuhşu gidermek için böyle yaparız. Çünkü o, bizim ihlâslı kullarımızdandır.
A.F.Yavuz 12:24
25
(Yûsuf kurtulmak, kadın da onu yakalamak için) ikisi de kapıya kadar koştular. Kadın, onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastgeldiler. (Hanım efendisine) dedi ki: “- senin hanımına fenalık yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya acıklı bir azabdır (onu döğmektir). “
A.F.Yavuz 12:25
26
Yûsuf şöyle dedi: “- O, benim nefsime yaklaşmak istedi.” Hanımın akrabasından bir şâhid de şöyle şâhidlik etti; “- Eğer Yûsuf’un gömleği önden yırtılmışsa, hanım doğru söylemiştir; o ise yalancılardandır.
A.F.Yavuz 12:26
27
Yok, eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, hanım yalan söylemiştir, o ise sadıklardandır.”
A.F.Yavuz 12:27
28
Hanımın kocası, Yûsuf’un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce: “- (Ey hanım) bu söylediğin sözler, sizin hilenizdendir. Gerçekten siz kadınların hilesi, çok büyüktür.
A.F.Yavuz 12:28
29
Yûsuf! Sen bu işi söylemekten vazgeç. Ey hanım! Sen de günahına Allah’dan mağfiret dile; doğrusu sen büyük günâhkarlardan oldun.” dedi.
A.F.Yavuz 12:29
30
Şehirdeki bir takım kadınlar da dediler ki: “- Vezir’in karısı, delikanlısının nefsine yaklaşmak istiyormuş. Ona olan aşkı, kalbinin içine nüfuz etmiş. O hanımı görüyoruz ki, çıldırmış besbelli...
A.F.Yavuz 12:30