1
İncire ve zeytine (ve onların bittiği yere) yemin olsun!
2
(Allah’ın, Musa ile kelam ettiği) Mübarek Tûr Dağına yemin olsun!
3
Şu güvenli kılınmış beldeye (Mekke şehrine) de yemin olsun!
4
Muhakkak ki biz, insanı en düzgün ve en güzel surette yarattık.
5
Sonra (kendisine gönderilen rasule tâbi olmaz ve Allah’ın şeriatini hayatın her alanında uygulamazsa) onu, mahlukatın en rezilinden daha alçak seviyeye indiririz.
6
Ancak iman eden (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmeden) ve salih ameller (Allah için ve istediği şekilde ameller) işleyenler hariç; işte onlar için mükâfaat olarak mutluluğu ve nimetleri eksilmeyen ve bitmeyen ebedî cennet vardır.
7
Ey rasulüm! Sen, rasullüğünü ispat eden apaçık delillerle geldikten sonra, insanların (dünyada işlediği amellerden dolayı) hesaba çekileceğini kim haklı olarak yalanlayabilir?
8
Allah, hükmedenlerin en iyi ve en adaletli hükmedeni değil midir?! (Elbette öyledir!)* [ Not: Bu ayete inandığını iddia ettiği hâlde Allahu Teâlâ’nın hükümlerini bir kenara atıp beşer kanunlarıyla hükmeden veya tağuti mahkemelerin adalet mahkemeleri olduğunu söyleyenlerin yalancı olduklarını, Allahu Teâlâ bu ayetiyle apaçık bir şekilde bildirmektedir. ]