1
Düzgün ve düzenli bir şekilde birbiri peşinden gönderilenlere yemin olsun!
2
Çok şiddetli eserek (yok edilmesi gerekenleri) kökünden söküp savuranlara yemin olsun!
3
Ve (hakkı ve hayrı) yaydıkça yayanlara yemin olsun!
4
Ve hak ile bâtılı birbirinden tamamen ayıranlara yemin olsun!
5
Mükelleflerin mazeretlerini ortadan kaldırmak ve Allah’ın azabıyla uyarmak için vahyi indiren meleklere de yemin olsun!
7
Size vâdedilen (diriliş, hesap, ceza ve mükâfaat) muhakkak gerçekleşecektir.
8
Ve yıldızların ışığı söndürüldüğünde...
10
Ve dağlar da kökünden sökülüp savrularak un ufak olduğunda...
11
Ve gönderilen rasuller de (ümmetleri hakkında şahidlik etmeleri için) tayin edilen zaman toplandıklarında...
12
Bu alametlerin hepsi hangi vakte ertelenmiştir?!
13
Kullar hakkında hüküm verilecek olan güne ertelenmiştir (o gün hak üzere olanlar ile bâtıl üzere olanlar, mutlu olacaklar ile bedbaht olacaklar belli olur).
14
Ve ey rasulüm! Sen, kullar hakkında hüküm verilecek olan o günün ne olduğunu nereden bileceksin?!
15
İşte o gün, hak kendilerine apaçık geldiği hâlde onu yalanlayanların vay hâline!
16
Biz, bu müşrikler gibi (rasullerini yalanlayan) önceki ümmetleri helak etmedik mi?!
17
Yine onların ardından gelip yollarını takip edenleri de helak etmedik mi?!
18
Bilin ki (hakkı bile bile inkâr eden) önceki mücrimleri nasıl helak ettiysek onlar gibi olanları da her zaman böyle yaparız.
19
İşte o gün, hak kendilerine apaçık geldiği hâlde onu yalanlayanların vay hâline!
20
Ey insanlar! Sizi önemsenmeyen az ve dayanıksız bir suyun (meninin) özünden yaratmadık mı?!
21
Ve o suyu, tayin edilen belli bir süreye (bebek doğuncaya) kadar sağlam bir yere (kadının rahmine) yerleştirdik.
23
Doğacak olan bebeğin bütün sıfatlarını da takdir ettik. Ve muhakkak ki en güzel şekilde takdir etmeye kadir olan biziz.
24
İşte o gün, hak kendilerine apaçık geldiği hâlde onu yalanlayanların vay hâline!
25
Biz, yeryüzünü bütün insanların dirilerini ve ölülerini içine alacak bir yer kılmadık mı?!
27
Ve orada (yeryüzünde), kökü yerin dibinde sabit olan çok yüksek dağlar var ettik. Ve ey insanlar! Size tatlı su içirdik (bütün bunları var eden Allah, elbette sizi diriltmekten âciz değildir).
28
İşte o gün, hak kendilerine apaçık geldiği hâlde onu yalanlayanların vay hâline!
29
Rasullerini ve getirdiklerini yalanlayan kâfirlere o gün şöyle denir: “Haydi, (dünyada iken) yalanladığınız azaba doğru yürüyün bakalım!”
30
“Haydi! Ne serinliği olan ne de ateşten koruyan üç kollu ateş dumanının gölgesine yürüyün!”
Sonraki 20 ayet →