Ana SayfaMealler › Ziyaeddin El-Kudsi
ZE

Ziyaeddin El-Kudsi

Bu mealle oku
Ziyaeddin El-Kudsi meali ile okumaya başla
İnsan 1 / 31
1
Henüz anılacak bir şey değilken insan üzerinden uzun bir zaman geçmemiş midir?!
Z. El-Kudsi 76:1
2
Muhakkak ki biz insanı, (erkek ve kadının suyundan oluşan) karışık bir nutfeden, imtihan etmek için yarattık ve (yüklediğimiz sorumlulukları yerine getirebilsin diye) onu işiten ve gören kıldık.
Z. El-Kudsi 76:2
3
Muhakkak ki biz ona (rasullerimiz vasıtasıyla) doğru yolu beyan ettik (böylece bâtıl yol da belli oldu). Bundan sonra o, ya (doğru yolu seçip) şükreder (gerçek mu’min olur) ya da (hidayet yolundan bâtıla sapıp rasullerimizi ve getirdiklerini yalanlayarak) kâfir olur.
Z. El-Kudsi 76:3
4
Muhakkak ki biz, rasullerimizi bile bile inkâr eden kâfirler için (ahiret gününde) zincirler, demir halkalar ve alevli ateş azabı hazırladık.
Z. El-Kudsi 76:4
5
Muhakkak ki iyiler (Allah’a gerçek manada iman edip emir ve yasaklarına itaat edenler), ahiret gününde içine kâfur* katılmış bir kadehten (cennet şarabından) içerler. [ Not: Kâfur: Güzel kokulu bir bitkidir. ]
Z. El-Kudsi 76:5
6
Cennetliklerin içtiği bu şarap; Allah’ın has kullarının kolaylıkla alabildiği, hiç kesilmeyen, canları çektiğinde ondan içtikleri ve istedikleri yere götürüp akıtabildikleri bir pınardan gelir.
Z. El-Kudsi 76:6
7
Onlar, (Allah’ın rızasını kazanmak için) adadıkları şeyleri yerine getirirler ve (hak edenler için) fenalığı yaygın olan bir günden (kıyamet gününden) korkarlar.
Z. El-Kudsi 76:7
8
Ve canlarının çekmesine ve ihtiyaçları olmasına rağmen sevdikleri yemeği miskine, yetime ve esire yedirirler.
Z. El-Kudsi 76:8
9
Ve şöyle derler: “Muhakkak ki biz, sizi sadece Allah’ın rızası için yediriyoruz. Buna karşılık sizden ne bir ücret ne de bir teşekkür bekliyoruz.”
Z. El-Kudsi 76:9
10
“Muhakkak ki biz, kâfirlere yüzlerini astıran çetin ve belalı bir günde Rabbimizin azabına uğramaktan korkarız.”
Z. El-Kudsi 76:10
11
İşte bu güzel amellerinden dolayı Allah da onları ikramıyla o çetin ve belalı günden korudu ve yüzlerine parlaklık, gönüllerine ise sevinç verdi.
Z. El-Kudsi 76:11
12
Ve (Allah’ın emirlerine itaate, kâfirlerin eziyetlerine ve her türlü musibete) sabrettikleri için Allah mükâfaat olarak onlara cenneti verdi ve ipekten elbiseler giydirdi.
Z. El-Kudsi 76:12
13
Onlar cennette, süslenmiş tahtlara yaslanarak otururlar. Orada devamlı gölgeliklerdedirler, ne yakıcı bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görürler.
Z. El-Kudsi 76:13
14
Ve cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerini bürür, meyveleri de istediklerinde (yatarken, otururken veya ayaktayken) rahatlıkla koparıp alacakları şekilde onlara boyun eğmiştir.
Z. El-Kudsi 76:14
15
Ve hizmetçiler etraflarında gümüş kaplar ve billur gibi şeffaf gümüş kâselerle dolaşırlar. Ve cennetliklere ne fazla ne eksik, tam arzu ettikleri kadar içki sunarlar.
Z. El-Kudsi 76:15
16
.
Z. El-Kudsi 76:16
17
Ve o cennetliklere, karışımında zencefil bulunan bir kâseden (cennet şarabından) içirilir.
Z. El-Kudsi 76:17
18
Onlar cennette Selsebîl denilen bir pınardan içerler.
Z. El-Kudsi 76:18
19
Ve cennette, onlara hizmet etmek için yaşı ilerlemeyen ölümsüz büyük çocuklar etraflarında dönüp dolaşırlar. Ey rasulüm! Onları gördüğünde (yüzlerinin güzelliği ve parlaklığından dolayı) sanki etrafa dağılıp saçılmış birer inci sanırsın.
Z. El-Kudsi 76:19
20
Ve cennete baktığında vasfedilemeyecek güzellikte nimetler görürsün. Ve oradakilerin sahip olduğu mülke bakarsan dünyadaki hiçbir mülkün denk olamayacağı büyük bir mülke sahip olduklarını görürsün.
Z. El-Kudsi 76:20
21
Onların üzerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır, gümüş bilezikler takınmışlardır ve Rableri onlara, hiçbir rahatsızlık vermeyen tertemiz bir içki içirir.
Z. El-Kudsi 76:21
22
Onlara şöyle denir: “İşte size verilen bu nimetler, dünyada yaptığınız salih amellerin karşılığıdır. Ve amelleriniz Allah katında kabul gördü (çünkü O’na gerçek manada iman edip ihlaslı olarak O’nun istediği şekilde ameller yaptınız).”
Z. El-Kudsi 76:22
23
Ey rasulüm! Muhakkak ki Kur’ân’ı sana (bir bütün olarak değil) bölüm bölüm biz indirdik.
Z. El-Kudsi 76:23
24
Ey rasulüm! Senin yapman gereken şey ise Rabbinin her hükmüne sabretmek ve onlardan (insan ya da cinlerden) günahkârlara ve nankör kâfirlere itaat etmemektir.
Z. El-Kudsi 76:24
25
Ve Rabbinin ismini (her türlü noksan sıfattan tenzih edip yücelterek) sabah akşam zikret!
Z. El-Kudsi 76:25
26
Ve geceleyin (akşam ve yatsı namazlarında) O’nun için secde et (namaz kıl) ve gecenin uzun bir bölümünde de O’nu tesbih et (bütün noksan sıfatlardan, mahlukata benzemekten ve zatına layık olmayan şeylerden tenzih et)!
Z. El-Kudsi 76:26
27
Muhakkak ki (hak kendilerine apaçık geldiği hâlde şirkte ısrar eden) bu müşrikler, dünya hayatını ve metaını (büyük bir hırsla) seviyorlar ve (muazzam olayları ve dehşeti ile) ağır olan kıyamet gününü arkalarına atıyorlar (önemsemiyorlar).
Z. El-Kudsi 76:27
28
Onları biz yarattık ve yaratılışlarını sağlam kıldık. Ve onları yok edip yerlerine benzerlerini getirmeyi dileseydik bunu yapardık.
Z. El-Kudsi 76:28
29
İşte bu anlatılanlar bir öğüttür (ancak mu’minler ondan istifade eder). Ve kim de Rabbinin rızasına ulaştıran yolu tutmak isterse tutabilir (kimse onu engelleyemez).
Z. El-Kudsi 76:29
30
Ve ey insanlar! Bilin ki Allah dilemedikçe siz hiçbir şey dileyemezsiniz. (Çünkü Allah’a rağmen hiçbir şey olmaz.) Ve muhakkak ki Allah (عَـلِيـم) ʿAlîm’dir (ister gizli ister açık olsun, ister büyük ister küçük olsun, her şeyi en ince ayrıntısıyla bilendir), (حَـكِيـم) Ḥakîm’dir (hikmetiyle her şeyi yerli yerine koyan, sadece hakkı söyleyen, her fiili doğru ve mükemmel olan ve verdiği her hükümde hikmet sahibi olandır).
Z. El-Kudsi 76:30