Ana SayfaMealler › Ziyaeddin El-Kudsi
ZE

Ziyaeddin El-Kudsi

Bu mealle oku
Ziyaeddin El-Kudsi meali ile okumaya başla
Mücadele 1 / 22
1
Ey rasulüm! (Zıhar* yaptığı için) Kocası hakkında seninle muhavere eden (karşılıklı konuşan) ve (ihtiyaçlı hâlini) Allah’a şikâyet eden kadının sözünü Allah muhakkak bilir. Ve Allah, (kocasına dönme konusunda çare arayan kadın ile) aranızdaki karşılıklı konuşmayı işitir (çünkü O’na hiçbir şey gizli değildir). Muhakkak ki Allah (سَـمِيـع) Semîʿ’dir (gizli olsun aşikâr olsun her şeyi işitendir), (بَـصِيـر) Basîr’dir (gizli olsun aşikâr olsun her şeyi görendir, size ona göre hesap soracaktır). [ Not: Zıhar; kocanın, karısına “Sen bana, annemin sırtı gibisin.” demesidir. ]
Z. El-Kudsi 58:1
2
Ey iman edenler! İçinizden karılarına zıhar yapanlar (“Sen bana annemin sırtı gibisin.” diyenler) bilsinler ki karıları, onların anneleri değildir. Muhakkak ki anneleri, onları doğuran kadınlardır. Bilsinler ki onların söylediği bu zıhar sözü, çok kötü bir sözdür ve yalandır. Fakat Allah (عَـفُـوّ) ʿAfuvv’dur (halis bir kalple tevbe eden kullarını bağışlayandır), (غَـفُور) Ğafûr’dur (günahından pişman olup tevbe eden kullarını affedendir).
Z. El-Kudsi 58:2
3
Hanımlarına zıhar yapan (onlara “Sen bana, annemin sırtı gibisin.” diyen) ve sonra söyledikleri bu kötü sözden vazgeçip hanımlarıyla cima yapmak isteyenlerin, hanımlarına dokunmadan önce (söyledikleri zıhar sözüne kefaret olarak) bir köle azat etmeleri gerekir. İşte bu, zıhar suçunu işlediğinizde (bir daha işlememeniz için ceza olarak) yerine getirmeniz emredilen hükümdür. Muhakkak ki Allah, işlediğiniz her şeyden haberdardır (her şeyi gizlisiyle açığıyla en ince teferruatına kadar bilendir ve buna göre hesap soracaktır).
Z. El-Kudsi 58:3
4
Hanımına zıhar yapan kimse, bir köle azat etme imkânı bulamazsa hanımıyla cima yapmadan önce peş peşe iki ay oruç tutsun. Kimin de peş peşe iki ay oruç tutmaya gücü yetmezse altmış miskine yemek yedirsin. İşte bu hükümlerin verilmesinin sebebi, Allah’a ve rasulüne gerçek manada iman edip boyun eğmeniz içindir. Ve işte bu hükümler, Allah’ın (kulları için koyduğu) sınırlarıdır (sakın Allah’ın sınırlarını aşmayın). Ve bilin ki Allah’ın hükümlerini ve sınırlarını inkâr edenler için çok can yakıcı bir azap vardır.
Z. El-Kudsi 58:4
5
Muhakkak ki Allah’a ve rasulüne düşmanlık yapanlar, tıpkı kendilerinden önce Allah’a ve rasulüne karşı gelenlerin rezil rüsva oldukları gibi rezil rüsva olacaklardır. Ve biz hakkı beyan eden apaçık ayetler indirdik, bu apaçık ayetlerimizi reddeden kâfirlere alçaltıcı azap vardır.
Z. El-Kudsi 58:5
6
Allah, ayetlerini reddeden kâfirlerin hepsini dirilttiği gün, onlara (dünyada) işledikleri amelleri haber verecektir. Allah onları bir bir saymıştır, hiçbir şeyi unutmaz. Ancak onlar yaptıklarını unuturlar (fakat amel defterlerinde yaptıklarını en ince teferruatıyla yazılı bulacaklardır). Ve muhakkak ki Allah her şeye şahiddir (O’na hiçbir şey gizli değildir ve buna göre hesap soracaktır).
Z. El-Kudsi 58:6
7
Ey rasulüm! Allah’ın, göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini görmüyor musun?! (O’na hiçbir şey gizli değildir.) Üç kişi gizli konuşsa muhakkak O, (ilmiyle) onların dördüncüleri olur; beş kişi gizli konuşsa O, (ilmiyle) onların altıncıları olur. Gizli konuşanlar bundan daha az veya daha fazla olsalar da nerede olurlarsa olsunlar, muhakkak Allah (ilmiyle) onlarla beraberdir. Sonra kıyamet gününde onlara (dünyada) yaptıklarını haber verecektir. Muhakkak ki Allah, (gizlisiyle açığıyla) her şeyi (en ince teferruatına kadar) bilendir (hiçbir şey O’na gizli değildir).
Z. El-Kudsi 58:7
8
Ey rasulüm! (Senin ve mu’minlerin aleyhine) Gizli konuşmaktan nehyedildikleri hâlde yine nehyedildikleri şeye dönüp günah, düşmanlık ve Rasul’e karşı gelme konusunda aralarında gizli gizli konuşanları (Yahudileri) görmüyor musun?! Üstelik onlar yanına geldiklerinde Allah’ın seni selamlamadığı bir selamla sana selam verirler. Ve içlerinden şöyle derler: “Bu söylediklerimizden dolayı Allah’ın bize azap etmesi gerekmez miydi?! (Allah bize azap etmediğine göre demek ki Muhammed nebilik iddiasında doğru değildir).” Bilsinler ki cehennem onlara yeter! Oraya gireceklerdir, orası ne kötü bir sondur!
Z. El-Kudsi 58:8
9
Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Aranızda gizli konuşacağınız zaman sakın günah işleme, birbirinize düşmanlık yapma ve Rasul’e (Muhammed’e) karşı gelme konularında fısıldaşmayın, gizli konuştuğunuzda ancak iyilik yapma ve takva (Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durma) konusunda konuşun! Ve (kıyamet gününde hesap ve ceza için) huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkun (emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durun)!
Z. El-Kudsi 58:9
10
Muhakkak ki günah işleme, mu’minlere düşmanlık yapma ve Rasul’e karşı gelme konularındaki gizli konuşmalar, şeytanın dostlarına süslü gösterip mu’minleri üzmek için onlara verdiği vesveselerdir. Bilin ki şeytan ve dostları, Allah’ın izni olmadıkça mu’minlere hiçbir zarar veremez. Öyleyse mu’minler sadece Allah’a tevekkül etsinler (her durumda O’na güvenip O’ndan yardım istesinler, O’nun kaza ve kaderine rıza gösterip hükmüne teslim olsunlar).
Z. El-Kudsi 58:10
11
Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Size, “Meclislerde yer açın!” denildiğinde yer açın ki Allah (dünyada ve ahirette) size genişlik versin! Ve size, “(Fazilet sahibi mu’minlere yer vermek için) Kalkın!” denildiğinde kalkın (ve onlara yer verin)! Ve bilin ki Allah, sizden gerçek manada iman edenleri ve ilim verilenleri derecelerle yükseltir. Ve Allah, işlediğiniz her şeyden haberdardır (hiçbir şey O’na gizli değildir ve kıyamet gününde buna göre hesap soracaktır).
Z. El-Kudsi 58:11
12
Ey iman edenler (Allah’ın birliğine tam manasıyla iman edip şeriatini hayatın bütün alanlarında uygulamaya azmedenler)! Rasul (Muhammed) ile gizli (özel) bir şey konuşacağınız zaman, bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin! Böyle yapmanız, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir (çünkü bunda Allah’a itaat ve kalplerin temizlenmesi söz konusudur). Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız sadaka vermeden Rasul ile gizli (özel) konuşmanızda bir sakınca yoktur. Muhakkak ki Allah (غَـفُور) Ğafûr’dur (günahından pişman olup halisane bir şekilde tevbe ederek Allah’a itaate dönen ve tekrar aynı günaha dönmekten kaçınan kullarını affedendir), (رَحِيـم) Raḥîm’dir (ihlasla tevbe eden kullarına merhamet ederek onlara işledikleri günahlardan dolayı azap etmeyendir).
Z. El-Kudsi 58:12
13
Ey iman edenler! Yoksa Allah’ın rasulü ile gizli (özel) konuşmadan önce (fakirlik korkusuyla) sadaka vermekten çekindiniz mi?! Eğer bunu yapmazsanız ve Allah bu yükümlülüğü kaldırarak sizi affederse (sadaka vermemenizde bir vebal yoktur) namazı ikame etmeye (rükün ve şartlarına riayet ederek kılmaya), (Allah’ın emrettiği şekilde) zekâtı vermeye, (her konuda, her zaman) Allah’a ve rasulüne itaat etmeye devam edin! Ve biliniz ki Allah, işlediğiniz her şeyden haberdardır (gizlisiyle açığıyla her şeyi en ince teferruatına kadar bilendir ve buna göre hesap soracaktır).
Z. El-Kudsi 58:13
14
Ey rasulüm! (Küfür ve şirkleri sebebiyle) Allah’ın ğadab ettiği topluluğu (Yahudileri) dost edinenleri (münafıkları) görmüyor musun?! Onlar ne sizdendir (gerçek mu’minlerdendir) ne de onlardandır (Yahudilerdendir). Ve onlar, (kalplerinde iman olmadığı hâlde Müslüman olduklarına, mu’minlerin haberlerini ve sırlarını Yahudilere nakletmediklerine dair) bile bile yalan söyleyerek Allah’a yemin ediyorlar. Gerçek şudur ki onlar yeminlerinde yalancıdırlar.
Z. El-Kudsi 58:14
15
Allah, (ahiret gününde) böyle kimselere (münafıklara) çok şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onların yapmakta oldukları şeyler gerçekten de ne kötüdür!
Z. El-Kudsi 58:15
16
Onlar (münafıklar), (kalpleri küfürle dolu olmasına rağmen canlarını ve mallarını korumak için Müslüman olduklarına dair) yalan yere ettikleri yeminlerini kalkan edinip insanları Allah’ın yolundan alıkoydular. Muhakkak ki onlar için (ahirette) zelil edici azap vardır.
Z. El-Kudsi 58:16
17
Malları da oğulları da Allah’ın azabına karşı onlara hiçbir fayda vermez. İşte onlar ateş ehlidirler, orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Z. El-Kudsi 58:17
18
Allah onların hepsini ceza vermek için dirilttiği gün, (küfür ve nifak üzere olmadıklarına dair) tıpkı (dünyada) size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin ederler ve bu yeminin kendilerine bir fayda vereceğini veya bir zararı defedeceğini zannederler. Şu bir gerçektir ki onlar, (hem dünyada hem de ahirette) Allah’a yaptıkları yeminlerde yalancıdırlar.
Z. El-Kudsi 58:18
19
Şeytan onları etkisi altına aldı ve onlara Allah’ı zikretmeyi (yalnız O’na ibadet edip bütün şirklerden uzak durmayı ve hayatlarının her alanında O’nun şeriatini uygulamaları gerektiğini) unutturdu. İşte onlar, şeytanın hizbidir (taraftarlarıdır). Muhakkak ki şeytanın hizbi (hem dünyayı hem de ahireti) kaybedenlerdir (çünkü hidayete karşılık dalaleti, cennete karşılık cehennemi satın aldılar)!
Z. El-Kudsi 58:19
20
Muhakkak ki Allah’a ve rasulüne düşmanlık gösterenler (ve Allah’ın şeriatinin hayatın her alanına hâkim olmasını istemeyenler), işte onlar (dünyada ve ahirette) aşağılık olanların en aşağılıkları arasındadırlar!
Z. El-Kudsi 58:20
21
Allah (ilmine göre Levhi’l Mahfuz’da) şunu yazdı: “Muhakkak ki ben ve rasullerim her zaman ve her yerde (düşmanlarıma hem kuvvet hem de hüccetle) galip geleceğiz.” Muhakkak ki Allah (قَـوِيّ) Kaviyy’dir (her şeye gücü yetendir), (عَـزِيـز) ʿAzîz’dir (dilediğini yapar, hiçbir şey O’nu âciz bırakamaz).
Z. El-Kudsi 58:21
22
Allah’a ve ahiret gününe gerçek manada inanan bir toplumun, Allah’a ve rasulüne karşı gelenlere; babaları, oğulları, kardeşleri ya da akrabaları olsa bile (kalplerinde) sevgi beslediğini asla göremezsin (çünkü gerçek iman, Allah’a ve rasulüne düşman olanlara vela ve sevgi göstermeyi engeller). İşte! Allah, imanı ancak bunların kalplerine yazmış ve onları katından kuvvetli bir hüccet ve nur ile desteklemiştir. Onları, sarayları ve ağaçları altından ırmaklar akan cennetlere, içinde ebedî kalmak üzere yerleştirecektir. Allah, onlardan razı olmuştur; onlar da (bitip tükenmek bilmeyen çeşitli nimetler verdiği için) Allah’tan razı olmuşlardır. İşte Allah’ın gerçek hizbi (erleri), bu sıfatlara sahip olanlardır. (Dünyada ve ahirette) Her zaman kazanacak olan da Allah’ın hizbidir (erleridir).
Z. El-Kudsi 58:22
Mücadele suresi tamamlandı