1
Vuku bulacak olan kıyamet gerçekleştiği zaman, onun vuku bulmasını hiç kimse yalanlayamaz.
3
O kıyamet, (kâfirleri, müşrikleri, mücrimleri ve facirleri cehenneme girdikleri için) alçaltan ve (takva sahibi mu’minleri cennete girdikleri için) yükselten bir gündür.
4
Yer şiddetle sallanıp sarsıldığı zaman...
5
Ve dağlar paramparça olup ufalandığı zaman...
6
Böylece dağlar, dağılmış toz duman hâline geldiğinde…
7
Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman...
8
Amel defterini sağ eliyle alanlara gelince; (mertebeleri yüksek olacağından) ne mutlu o amel defterini sağ eliyle alanlara!
9
Amel defterini sol eliyle alanlara gelince; (cehenneme girecekleri için) ne kötü ve alçak bir durumda olacaktır amel defterini sol eliyle alanlar!
10
Dünyada hayır (Allah’ın razı olduğu) işler yapmakta önde olanlara gelince; onlar cennete ilk girenler olacaklardır.
11
İşte onlar, Allah’a yakın olan kullardır (Allah’ın kullarına vereceği yüksek mertebede olacaklardır)!
12
Onlar, mutluluğu ve nimetleri eksilip tükenmek bilmeyen ebedî cennetlerde olacaklardır.
13
Dünyada hayır işler (Allah’ın razı olduğu ameller) yapmakta önde olmak için çalışanlar önceki ümmetler içinde çoktur, ahir zamanda ise azdır.
15
Onlar, altın ipliklerle dokunmuş tahtlar üzerinde olacaklardır.
16
Altın ipliklerle dokunmuş o tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.
17
Bu nimetlere ek olarak ellerinde bardaklar, sürahiler ve hiç kesilmeyen şarap kaynaklarından akan şarapla dolu kadehlerle onlara hizmet etmek için, yaşı ilerlemeyen ölümsüz büyük çocuklar, etraflarında dönüp dolaşırlar.
19
İçtikleri bu şaraptan dolayı ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.
20
Ve hizmetçi olan bu büyük çocuklar, cennetliklerin arzu edip seçtikleri meyveleri ve nefislerinin hoşuna giden kuş etlerini onlara sunarlar.
22
Ve cennette onlar için hûruînler (güzel gözlü cennet kadınları) de vardır.
23
O hûruînler (güzel gözlü cennet kadınları), kabuğunda saklı tertemiz, bembeyaz ve parlak inci gibidirler.
24
İşte bu mükâfaatlar, onların dünyada yaptığı salih amellerin karşılığıdır.
25
Onlar cennette boş, kötü ve günaha sokan hiçbir söz işitmezler.
26
Cennette duydukları söz; meleklerin onlara söylediği ve onların birbirleriyle karşılaştıklarında söyledikleri selam sözüdür.
27
Amel defterini sağ eliyle alanlara gelince; (mertebeleri yüksek olacağından) ne mutlu o amel defterini sağ eliyle alanlara!
28
Onlar, cennette dikensiz sidr ve meyveleri salkımında üst üste dizili muz ağaçları içindedirler.
30
Ve kaybolmayacak uzun gölgeler altındadırlar.
Sonraki 30 ayet →