1
Bilin ki (ٱلـرَّحۡـمَـٰن) er-Raḥmân (hak edene de etmeyene de geniş rahmet sahibi olan Allah); Kur’ân’ı (hıfzını ve manasını) kolaylaştırarak öğreten, insanı (düzgün ve güzel bir surette) yaratan ve ona, düşündüklerini söz ve yazı ile nasıl beyan edeceğini öğretendir.
5
Güneş ve Ay (yıl, ay ve gün hesapları yapılabilsin diye er-Raḥmân’ın takdir ve tayin ettiği) belli bir düzen içinde kendi yörüngelerinde dönüp durmaktadır.
6
Ve yıldızlar, gövdesiz bitkiler ve ağaçlar (her ne varsa hepsi, emirlerine boyun eğerek) sadece er-Raḥmân’a secde etmektedir.
7
Ve er-Raḥmân, göğü (yer için bir tavan olacak şekilde) yükseltti ve yeryüzüne adaleti indirip kullarına adaletle hükmetmeyi emretti.
8
Ey insanlar! Er-Raḥmân’ın adaleti indirip onunla hükmedilmesini emretmesi, zulme düşmemeniz ve ölçü ve tartıda hıyanet etmemeniz içindir.
9
Ve ey insanlar! Alışveriş yaparken adaletli olun ve bir şey ölçüp tarttığınızda tam ölçüp tartın, sakın ölçü ve tartıyı eksiltmeyin!
10
Ve er-Raḥmân; yeri, canlıların rahat yaşayabileceği bir yer kıldı.
11
Orada, meyve veren ağaçlar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
12
Ve orada yapraklı taneler (çeşitli hububatlar) ve güzel kokulu bitkiler vardır.
13
Ey cinler ve insanlar! O hâlde Rabbinizin çok ve çeşitli nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz (sadece O’na ibadet etmekten yüz çevirip şirk koşuyorsunuz)?!
14
Rabbiniz (Allah), insanların babası Âdem’i pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.
15
Ve cinlerin babasını (İblis’i) ateşin özünden (dumansız saf ateşten) yarattı.
16
Ey cinler ve insanlar! O hâlde Rabbinizin çok ve çeşitli nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz (sadece O’na ibadet etmekten yüz çevirip şirk koşuyorsunuz)?!
17
O, (Güneş’in) iki doğuş yerinin Rabbi ve iki batış yerinin Rabbidir.
18
Ey cinler ve insanlar! O hâlde Rabbinizin çok ve çeşitli nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz (sadece O’na ibadet etmekten yüz çevirip şirk koşuyorsunuz)?!
19
O; tatlı denizi (nehri), tuzlu denize gönderdi. Bakan göz, onların birleştiğini görür. Fakat o iki denizin arasında öyle bir engel vardır ki ne tatlı su, tuzlu su tarafına geçer ne de tuzlu su, tatlı su tarafına geçer.
21
Ey cinler ve insanlar! O hâlde Rabbinizin çok ve çeşitli nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz (sadece O’na ibadet etmekten yüz çevirip şirk koşuyorsunuz)?!
22
İkisinden de inci ve mercan çıkar.
23
Ey cinler ve insanlar! O hâlde Rabbinizin çok ve çeşitli nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz (sadece O’na ibadet etmekten yüz çevirip şirk koşuyorsunuz)?!
24
Denizde giden dağlar gibi gemilerin tasarrufu da sadece O’na aittir.
25
Ey cinler ve insanlar! O hâlde Rabbinizin çok ve çeşitli nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz (sadece O’na ibadet etmekten yüz çevirip şirk koşuyorsunuz)?!
26
Bilin ki yeryüzünde bulunan bütün canlılar yok olacaktır.
27
Ancak azamet, yücelik ve ikram sahibi olan Rabbinin zatı* baki kalacaktır (ebediyen yok olmayacaktır). [ Not: Bu ayetin Arapçasında “vech (وَجۡـه)” kelimesi geçmektedir. Burada vechten kastedilen, Allahu Teâlâ’nın zatıdır. Ayetteki “vech (yüz)” kelimesini, Allahu Teâlâ’nın bir parçası olarak anlamak ise açık bir küfürdür. ]
28
Ey cinler ve insanlar! O hâlde Rabbinizin çok ve çeşitli nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz (sadece O’na ibadet etmekten yüz çevirip şirk koşuyorsunuz)?!
29
Göklerde olanlar (melekler) ve yerde olanlar (insan ve cinler) ihtiyaçlarını O’ndan ister. O, her an kullarının varlığı ve varlıklarının devamı için ihtiyaçları olan şeyleri sağlayandır.
30
Ey cinler ve insanlar! O hâlde Rabbinizin çok ve çeşitli nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz (sadece O’na ibadet etmekten yüz çevirip şirk koşuyorsunuz)?!
Sonraki 30 ayet →